Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Geleceğimizi Şekillendirecek 100 Trend

Geleceğimizi Şekillendirecek 100 Trend

Wunderman Thompson Intelligence tarafından sunulan, önümüzdeki yılın trendlerini ve eğilimi incleyen "The Future 100: 2022" raporunun geniş özetini Türkçe sunuyoruz.

Dünyanın en tanınmış pazarlama iletişimi markalarından biri olan Wunderman Thompson’ın bünyesindeki Innovation Group yılın trendlerine göz atan The Future 100 raporunu yayınladı. The Future 100: 2022 tüketici davranışlarındaki değişimin yanı sıra önümüzdeki yıl ana akım olması beklenen yaratıcı yenilikleri ve gelişmeleri paylaşıyor.

Bu yıl sekizincisi yayınlanan rapor yine 10 farklı konuda 10 ana trendi ele alarak 100 eğilimi inceliyor. Wunderman Thompson Intelligence küresel direktörü Emma Chiu her yıl olduğu gibi raporun giriş yazısında bizleri nelerin beklediğini değerlendiriyor. Direktöre göre bu yılki ana konu başlıklarının temasına neşe, eğlence, heyecan ve iyileşme hakim.

Gezegenimizin ve insan davranışlarının nereye doğru eğildiğini ve bundan sonra ne olacağını merak edenlerin heyecanla beklediği The Future 100: 2022 raporunda konu başlıklarında öne çıkanları sizler için Türkçe olarak özetliyoruz. 223 sayfalık raporun tamamına Wunderman Thompson internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz. Kültür, Teknoloji ve İnovasyon, Seyahat ve Konaklama, Markalar ve Pazarlama, Yiyecek ve İçecek, Güzellik, Perakende, Lüks, Sağlık ve İş kategorilerinde öne çıkan trendler şöyle:

Kültür

Markalar 2022 için yenilikçi, ilerici ve olumlu bir bakış açısı sunuyor. Gözünü metaverse diken büyük teknoloji şirketleri eğlenceyi ve yaratıcılığı teşvik ediyor. Bu alanda var olma ve ilkleri yaşatma yarışı kızışıyor. Dijital sanatçı ve Mars House’un (Dünyanın ilk dijital NFT evi) yaratıcısı Krista Kim, günümüzdeki metaverse yarışını 1960 yıllarındaki uzay yarışına benzetiyor. Kurumsal meta veri tabanını oluşturma mücadelesi, metaverse için uzun vadeli vizyonlar, metaverse için yasal kılavuzlar ve çok daha fazlası. Her sektör ve bu alandaki her marka farklı bir yaklaşımla geleceği sahiplenme ve öncü olma mücadelesi içinde.

The Future 100 geçtiğimiz yıl skinfluencer’ı (cilt bakım influencer’ı) öne çıkarmıştı. Şimdi de yeni bir influencer sınıfı sanal geniunfluencer’lar karşımızda. Kusursuz görünme imajından uzak, sosyal meselelerle daha fazla ilgili, daha insancıl, insanlarla ilişki kurmaya daha açık ve en önemlisi takipçilerine ürün satmaktan ziyade tavsiye/bilgi veriyor.

Tiktok’un Çin versiyonu Douyin’de Jesse Zhang tarafından yaratılan dijital karakter Angie bunun bir örneği. Angie, kusurlarını gizlemiyor, cildi mükemmel değil, sürekli şık kıyafetlerle poz vermek yerine düz beyaz tişört giymeyi tercih ediyor. Hiç kuşkusuz bu trendin en büyük destekçisi kendilerini anlayan, çok fazla hevesli olup baskı kurmayan, çeşitli kimlikleri kapsayan, temel değerlere sahip markalarla ilişki kurmak isteyen Z kuşağı.

Fiziksel hayatlarındaki standartlarından daha iyi bir versiyonunu dijitale taşıyan insanlar metaverse’ü sosyalleşmek ve yeni bağlantılar kurmak için yeni bir kapı yapıyor. Meta Horizon Worlds, Microsoft Mesh insanların holografik deneyimler aracılığıyla gerçek zamanlı olarak bir arada olmasının önünü açıyor.

Kentsel alanlar içerisindeki mini ormanlar şehir sakinlerinin doğayla ve vahşi yaşamla bağlantı kurmasını sağlarken kentsel biyolojik çeşitliliğe katkı sunuyor. Kentsel alanlarda serinletici gölge alanlar sunan bu mikro ormanların iki örneği Los Angeles Parks Foundation’ın Park Forest Initiative’in bir parçası belirli noktalarda hayata geçirdiği mini ormanlar ve Londra’da biyolojik çeşitliliği eski haline getirmek ve semt sakinlerini doğa ile buluşturmak için yaratılan Chelsea bölgesindeki 240 metrekarelik orman.

Yemekten modaya, filmden eğlenceye kadar giderek daha etkili bir küresel güç olan Kore kültürü dalgası raporda kendine yer buluyor. K-pop yıldızları, 2020’nin Oscar ödüllü filmi Parasite, Netflix’in fenomen dizisi, Squid Game, Hatta Oxford English Dictionary’nin 20’den fazla Korece kelimeyi sözlüğe eklemesi bu konu özelinde dikkat çeken gelişmeler arasında.

Başta da söylediğimiz gibi 2022 sınırsız iyimserliğile birlikte geliyor. Büyümeyi özgürlüğü ve yaratıcılığı temsil ediyor. Renlerden tasarıma reklamdan pazarlamaya kadar bu enerji her yere yayılıyor. Pantone’un 2022’de yılın rengi için yaratıcılığı teşvik eden, neşeli, canlı, dinamik tonlarla bezeli tamamen yeni bir renk (Very Peri) yaratmış olması bunun göstergesi.

Pandemideki mesafe ve izolasyonun ardından flört arzusu yeniden filizlenirken genç jenerasyonlar adanmış ilişkiler peşinde. Samimi ilişkiler, birikimli ve olgun kişilerle uzun vadeli ilişki yaşama isteği flört kültürünün yeni başlangıç noktası oluyor.

Teknoloji ve İnovasyon:

Teknolojide, daha samimi, gerçeğe yakın yüz yüze etkileşimler sunan yeni bir sanal boyutun kapısı aralanıyor. Sosyal medya platformlarında son yıllara kadar görsel ön plandayken etkileşim geliştikçe sürükleyici deneyimler artık çok duygulu ögelere, özellikle uzamsal ses teknolojisiyle birlikte sese kayıyor.

Epic Games’in Unreal Engine‘ini ve Nvidia’nın AI avatar oluşturmaya yönelik Omniverse Avatar platformunu metaverse heyecanı ile birleşince gerçekçi avatarları da listeye sokuyor. 2022’in avatarları sadece gerçekçi görünmekle kalmayacak aynı zamanda çeşitliliği de yansıtacak.

İnsanlar çevrimiçi ortamlarda daha fazla zaman harcayıp çalışma hayatını, sosyalleşme ihtiyacını, çeşitli iş birliklerini yapmak için teknolojiyi kullandıkça gerçeğe yakın yüz yüze etkileşimler sunan sanal boyuta ışınlanmanın önü açılıyor. Fizikseli ve dijitali birleştiren Varjo Reality Cloud, Space Popular, Microsoft Mesh sanal benliklerimizin temsil edileceği alanlar oluyor ve mesafeleri ortadan kaldırıyor.

Markalar çevrimiçi deneyimlerini çevreye daha az zarar verecek şekilde yeniden tasarlıyor. Cleanfox’un raporuna göre internet bir ülke olsaydı dünyanın en çok kirleten 6. Ülkesi olurdu. Markaların karbon ayak izini azaltmak için internet sitelerini elden geçirmesi, enerji verimliliğini göz önünde bulunduracak tasarımlar sunması sürdürülebilirlik konusunda tüketicilerin değerlerine uyum sağlamak için yapılan girişimler arasında.

Gezegenin net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda Climeworks gibi karbon yakalama şirketlerinin adını gelecek yıllarda daha çok duyacağız. Teknoloji karbon emisyonlarıyla mücadelede önemli bir rol oynarken yalnız kalmaması biyolojik çözümlerle desteklenmesi gerekiyor. İsrailli girişim Büyük ölçekte karbon yakalama işlemlerinin pahalı olsa da High Hopes Labs, İzlandalı merkezli Carbfix, İsviçreli karbon yakalama şirketi Climeworks gibi örneklerin artması teknolojik yeniliklerle birlikte maliyetlerin azalmasına yol açacak.

Yenilikçi teknolojiler kamusal alanlarda da sera gazlarıyla mücadele içinde. Havayı temizleyen EcoLogicStudio, AirBubble ve sera gazlarını yakalayıp parçalayan 3B baskılı ormanlar küresel ısınmanın etkilerini azaltmayı hedefliyor.

Seyahat ve Konaklama:

Hevesli gezginlerin seyahat tercihleri ve deneyimleri farklı çözümlerle destekleniyor. Küçük kaçamaklarla zihinsel ve duygusal sağlıklarına önem gösteren gezginler, sürükleyici teknolojik deneyimler sayesinde daha az maliyetli ve yorucu seyahatleri tercih edenler, fiziksel kaçış ve rahatlamaktan daha çok sağlık turizmini ön plana koyan kişiler bu değişimin öncüleri.

Her konu başlığında olduğu gibi bu alanda da sürdürülebilir ve çevreci seçenekler ön planda. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi seyahatleri planlarken doğayla uyumlu olmak, stres ve endişeden uzak olmak bir ihtiyaç. Mikro mobilite seçenekleri yolculuklardan vazgeçmek istemeyen gezginlerin bu uyumu kolaylaştırıyor. Wunderman Thompson’a göre tüketicilerin yüzde 79’u markaların sürdürülebilir yaşama ilişkin tavsiyelerini ve ipuçlarını ilgiyle takip ediyor.

Akademik geziler, bu başlıkta ilginç sayılabilecek ve merak uyandırıcı bir tercih. NASA gibi merkezlerde uzmanlar eşliğinde bilgilendirici geziler ve deneyimler tarih, müzik, astronomi ve daha birçok alanda yeni macera türünün kapsını aralıyor.

Çevreci bir seçenek olmasa da uçuşlar hala gezi rotalarına ulaşmak için vazgeçilmez bir seçenek. Hava yolculuğundaki konfor ve deneyim ise bir üst seviyeye çıkıyor. Uçuşlar sırasında rahatlatıcı meditasyon deneyimleri, egzersizler, gurme menüler özellikle uzun uçuşlarda lüks arayanların heyecanını artıyor.

Lüks arayan ve çevre bilincine sahip gezginler ise denizlere açılıyor. İklim aktivisti Greta Thunberg’in Atlas Okyanusu’nu yelkenliyle aşmasından sonra rüzgar enerjisi deniz ulaşımı için çevreci bir seçenek olarak öne çıkıyor. Beş çelik rüzgar yelkenine ve 7 binden fazla araç taşıma kapasitesine sahip Oceanbird gemisi bir örnek. Fransa merkezli TransOceanic Wind Transport ise yalnızca rüzgar enerjisiyle çalışan kargo gemileri inşa etmeyi hedefliyor.

The Future 100: 2022’nin bu yıl için önerdiği; sürdürülebilir turzim, uzun süreli konaklama ve ekolojik harikalarla bezeli üç tavsiyesi ise Valetta (Malta), Ljubljana (Slovenya), Xishuangbanna (Çin).

the future 100

Markalar ve Pazarlama:

Reklam endüstrisi, konumu ve yaptıkları nedeniyle uzunca bir süredir sürdürülebilir ve çevreci olmaktan uzak. Endüstri son yıllarda net sıfır karbon hedefi doğrultusunda büyük atılımlar yapsa da aktivistler ajansların markalar kadar etkili olmadığını görüşünde. Petrol şirketleri için hazırlanan greenwashing (yeşil aklama) kampanyalar, yüksek karbon ayak izine sahip ürünleri tanıtmak için hazırlanan projeler, kamusal alanları kaplayan dev dijital panolarla ile birlikte kirletici PR büyüsünün sona ermesi gerekiyor. New Weather Institute, reklam endüstrisini “beyin kirliliği” olarak nitelendirdiği ve hükümetleri yüksek karbonlu reklamları kontrol etmeye çağırdığı Badvertising isimli bir kampanyası bunun bir örneği.

Sektör genelinde daha fazla marka sürdürülebilirlik hedeflerini güçlendirerek yenileyici uygulamalar deniyor. Gezegene daha az zarar vermenin bir adım ötesine geçip kaynaklarımızı onarmak, yenilemek ve olumsuz etkileri tersine çevirmek yani nihai sürdürülebilirlik hedefleri tüketicilerin öncelikleri arasında. Wunderman Thompson Intelligence’ın “Regeneration Rising” raporuna göre katılımcıların yüzde 84’ü işletmelerin rejenerasyonu sürdürmesi gerektiğini düşünüyor. Perakende market zinciri Morrisons ve McDonald’s iş birliğinde ortaya çıkan çiftçiliği dönüştürmeyi amaçlayan sürdürülebilir gıda ve çiftçilik okulu bu konu için verilen bir örnek.

Çevrimiçi alışkanlıkların değişmesiyle insanlar artık pasif bir tüketici olmaktan çıkıp kendilerini ifade etmelerini sağlayan sanal kimliklerin küratörlüğünü üstleniyor. Yeni nesil sosyal ağda yaratıcılık ön planda. Wunderman Thompson Intelligence’ın araştırmasına göre Y ve Z kuşağının yüzde 72’si yaratıcılığın teknolojiye bağlı olduğuna inanıyor. Yüzde 92’si ise teknolojinin yepyeni bir yaratım alanı açtığını söylüyor.

Sosyal medya platformların eğlenceden daha fazlasını sunmayı hedeflemesi, çeşitli abonelik seçeneklerini başlatması içerik oluşturucular ile tüketiciler arasında oluşan ekonomiyi büyütüyor.

Metaverse ile birlikte reklam ve pazarlamanın da geleceğini oyunlarda olacağını söylersek yanılmış olmayız. Markaların neden Roblox’u tercih ettiğini verilerle aktardığımız inceleme yazımızda olduğu gibi The Future 100: 2022 de Roblox’un bu konudaki öncülüğünü ön plana çıkarıyor. Özellikle genç jenerasyon için basılı yayın ve televizyon gibi reklam mecralarının yerini Roblox gibi oyunlar alacak. Geleneksel pazarlama yöntemlerinin yerini etkileşimli deneyimler sahipleniyor.

the future 100

Markalar, reklamlarını iç ısıtan, moralleri yükselten, izleyiciye neşe ve çoşku veren içeriklerle sunuyor. Sosyal medya yine bu noktada pazarlamacıların çıkış noktası oluyor. Raporda yer alan bilgiye göre TikTok kullanıcılarının yüzde 73’ü uygulamaya giriş yaptıktan sonra kendilerini daha mutlu hissediyor. Bu olumlu duyguları markalarla ilişkilendirmek ise ajanslara düşüyor. Tüketicilere özgün içerikler sunacak şekilde pazarlama stratejileri oluşturabilenler bu alanda öne geçiyor. Tüketicileriyle etkileşim kurmak için artırılmış gerçekliği benimsenmesi de dijital reklamcılığın seviyesini yükselten bir başka teknolojik gelişme.

Bir bilim-kurgu fantezisi gibi gözükse de markalar rüyalarımıza sızıp hayallerimize rehberlik etmek için kolları sıvamış durumda. Rüyaların ticari olarak sömürülmesi kulağa endişe verici geliyor ve etik sorunları da beraberinde getiriyor. Ancak American Marketing Association tarafından yapılan bir araştırmaya göre ABD’deki pazarlamacıların yüzde 77’si üç yıl içinde dreamtech’i reklam amacıyla kullanmayı hedefliyor. Peki ama nasıl?

Hedeflenmiş rüya kuluçkası (Targeted Dream Incubation -TDI) kavramı bir kişinin belirli bir konu hakkında rüya görmesine yardımcı olmak için kullanılan teknikleri içeriyor. Ürün satmak amacıyla insanların zihinlerine girmek ve bir çeşit rüya manipülasyonu yaratmak olarak tanımlayabiliriz bu durumu.

Coors markasının geçtiğimiz yılkı Super Bowl için hazırladığı kampanyası bu duruma bir örnek. Markanın rüya araştırmasına katılan denekler uykuya dalmadan önce içinde markanın ürünlerinin de yer aldığı çeşitli videolar izlemiş ve markanın rüyalarına rehberlik etmesini sağlamıştı.

Yiyecek ve İçecek:

Bağışıklık sistemini güçlendirmek yeme-içme kategorisinin ana maddesi oluyor. Innova’nın tüketici anketine göre her 10 tüketiciden 6’su bağışıklık sistemini destekleyecek yiyecekler ve içecekler arıyor. Yenilikçi, doğal ve sürdürülebilir kokteyl çeşitleri, sebzeye ve bitki bazlı beslenmeye yönelim Michelin yıldızlı restoranların tamamen bitki bazlı menüleriyle kendini gösteriyor. Vegan mutfak iyi yaşamın (wellness) vaadi olarak karşımıza çıkıyor.

Blue Zone (Mavi Bölge) olarak adlandırılan ve insanların sağlıklı bir şekilde yaşadığı şehirler olarak öne çıkan yerlerin insanların sağlıklı yaşam beslenme şekillerine etki edeceği söylenebilir. Blue Zone sakinleri dünyanın diğer bölgelerine kıyasla daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyor. Yunanistan’da Ikaria Adası, İtalya’da Sardinya Adası, Japonya’nın Okinawa Adası ve ABD’nin Loma Linda kasabası örnekler arasında.

Et ve deniz ürünleri dışında laboratuvarda yetiştirilen bir sonraki ürün kahve olabilir. Kendi mutfağınızda hayvan hücresinden kültür eti yetiştirmeye imkan tanıyan Carnerie örneğini yakın zamanda yazmıştık. Finlandiya VTT Teknik Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz Eylül ayında kahve bitkisi kullanmadan tadı kahve gibi olan ve kokusu kahveye benzeyen besin açısından da zengin hücre kültüründen kahve üretimini gerçekleştirdi. Bilim insanları halihazırda laboratuvar ortamında hayvan ve bitki yetiştirebiliyor. Buradaki sorun sürecin zahmetli ve pahalı olması.

The Future 100: 2022’nin gezegene ve vücuda iyi gelecek önerdiği üç ürün ise bir tahıl çeşidi olan Kernza, Peru’da yetişen bir üzüm çeşidi Peruvian gooseberry, Tea seed oil (çay tohumu yağı).

Güzellik:

Güzelliğin yeni standartlarında cilt bakım markaları asidik bileşenlerin faydalarına odaklanıyor. Formüllerine değerli metaller ekleyerek eski Hint-Asya güzellik ritüellerinden ilham alıyor. Yeni konumlanmada şirketleri normlar ve klişelerle mücadele ederek daha kapsayıcı olma hedefini benimsiyor ve tüketicilerine karşı daha şeffaf olmayı tercih ediyor. Ürünlerinin çevresel etkisini veya sürdürülebilirliğini yeniden değerlendiriyor. Markanın çevresel konularda yarattığı değerler ambalajlara taşınıyor.

the future 100

Herkese uyan tek bir güzellik kavramının olduğu idealleştirme kavramı popülerliğini yitiriyor. Sınırları aşan absürt makyajlar göz kamaştıran dişler ya da renkli tırnak boyama sanatı güzellik tanımını özgürleştiriyor. Pinterest de arama trendleri ışığında sunduğu 2022 tahminlerinde; dişlere yerleştirilen taşlara, sınırları aşan makyajlara, saç çeşitlerine ve tırnak boyamalarına ayrı bir parantez açmıştı.

Robot manikürcüler ise tırnaklar için görev başına geçen yeni teknolojik ürünler. Kusursuz tırnaklar için robotların hassasiyeti devreye giriyor. Kickstarter’da fonlanan ve evde kullanılabilen tırnak boyama makinesi Nimble, New York’taki Rockefeller Center’da da mağazası bulunan ve 10 dakikada tırnakları boyayan kabinlere ev sahipliği yapan Clockwork sektörün nereye gidebileceğini gösteriyor.

Metaverse’ün sesleri bu alanda da duyuluyor. Oyunlar gerçek dünyadaki kozmetik ürünlerini tanıtmak için yaratıcı bir fırsat sunuyor. Sanal ürünler kullanarak avatarlarını kişiselleştiren kullanıcılar modadan saç kesimine ve sanal makyaj ürünlerine kadar karakterlerini renklendiriyor. The Future 100: 2019’da bu eğilimin erken bir göstergesi olarak Perl isimli CGI modelin kozmetik koleksiyonu vurgulanmıştı.

Ambalajda ve paketlemede herkes için erişilebilir olmak değer kazanıyor. Geçtiğimiz yıl Unilever markası olan Degree’nin engelli bireyler için özel tasarımla sunduğu Degree Inclusive isimli deodorant her alandan tüketiciyi hedefleyen markalar için güzel bir örnek olarak sunuluyor.

Perakende:

Pandemiyle birlikte tedarik zincirinin bozulması, dükkânların zorunlu olarak kapalı kalması nedeniyle çalkantılı bir sezon geçiren perakendeciler, zorunlu da olsa farklı ve yenilikçi fikirlerin kapısını araladı.

İnsanlar dijital ürünlere ilgi göstermeye ve bu dijital ürünlerle etkileşime girmeye başladıkça gardıroplar da sanal dünyaya taşınıyor. Nike’nin sanal spor ayakkabı üreten RTFKT’yi satın alması, Balenciaga, Fortnite’ta bir oyun içi giyim koleksiyonu yayınlaması, Gucci’nin Gucci Virtual 25 isimli spor ayakkabısı genişleyen ekosistemde markaların neler yapabileceğini gösteriyor.

Markalar daha küçük tüketici gruplarıyla samimi ve kişiselleştirilmiş ilişkiler kurmak için WeChat, WhatsApp ve Line gibi mesajlaşma programlarına katılırken cinsiyet kategorilerinden bağımsız ürünler, özellikle oyun markalarının sürdürülebilirlik odaklı girişimleri (Mattel’in geri dönüştürülmüş okyanus plastiğinden ürettiği Barbie serisi, LEGO’nun geri dönüştürülmüş plastikten ürettiği blokları) dikkat çekiyor.

Perakendeciler, alışveriş yaparken doğal hissetmeyi ve aşinalık duymayı kazandırmak için mevcut mağazaların dijital kopyalarını yaratırken büyük teknoloji şirketleri de fiziksel mağazalarında mağaza içi etkinlikleri ve deneyimleri çeşitlendirerek gerçek hayatla sanal arasındaki köprüyü güçlendiriyor.

Merkeziyetsiz yaratıcılığın merkezi NFT’ler yeni gelir akışları sağlıyor. Büyük markalar ve endüstriler NFT’lere yatırım yapmaya devam ederken metaverse gelir ve fırsatlar potansiyelinde gelişmeye devam ediyor.

Lüks:

Lüksün merkezinde beden sağlığını her yönden ele elan girişimler ve ürünler bulunuyor. Alışkanlıkları değiştirecek ve farkındalığı artıracak programlar, nefes terapileri, şifa masajları, kişisel eğitim seanslar tatillerde olduğu kadar gündelik yaşamın da parçası oluyor. Uzun süreli tatil planları lüks kaçamaklara dönüşüyor. İlham verici mekânlarda aileleri ve sevdikleriyle birlikte uzun soluklu tatil yapan kişiler yeni bir hayat tarzının yolunu açıyor. Bu durum lüks markaların konumlanmasını da etkiliyor.

Lüks markalar odaklarını kent merkezlerinden küçük yerleşim yerlerine, banliyölere hatta tatil beldelerine taşırken bu durumun en büyük nedeni olarak pandemi gösteriliyor. Lüks markalar artık yenilenmiş bir amaç ve sorumluluk duygusuyla hareket ediyor.

Yapay zeka (AI) ve blok zinciri teknolojisi, sahte ürünleri tespit etmek ve lüks markaların orijinalliğini korumak için daha hızlı çözümler üretiyor. Sanal eşyalar, gerçek dünyadaki lüks arabalar, evler ya da elbiselerle aynı sembolik değere ve statüye sahip oldukça NTF karakterleri de sosyal statüyü belirlemek için kullanılıyor.

the future 100

Sağlık:

Sağlık herkes için önemli bir odak noktası haline geldikçe bu bilince sahip tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yollar kendiliğinden ortaya çıkıyor. ABD’de bir araştırmaya göre 18-34 yaş arası kişilerin yüzde 65’i COVID-19’un sarsıcı etkileriyle birlikte kendilerinin ya da çevresindeki birinin zihinsel sağlık sorunları yaşadığını söylüyor. Ruh sağlığı tedavisine erişimde bir devrim yaşanıyor.

Markalar ve Pazarlama kategorisinde TikTok’un insanları mutlu hissettirdiğini söylemiştik. Özellikle Z kuşağu ruhsal sağlığını korumak için TikTok’a giriyor. Akıl sağlığı uzmanları bu platformun fenomenleriyle birlikte esprili videolar hazırlayarak duyguları sağlıklı şekilde göstermenin yollarını anlatıyor. Tabii ki sosyal medyanın ve oyunların küçük çocuklar üzerindeki önemli etkisi de aşikar Hükümetler ve ebeveynler çocuklar için çevrimiçi koruma talep ediyor. Yeterli koruma sağlamak için gösterilen çabalar platformların kendisini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Kişisel bakım, zindelik ve sağlıklı olmada seslerden destek almanın etkisi artıkça ASMR gibi beyni dinlendiren seslere ilgi artıyor. Kaygı için müzikli terapi uygulaması sunan ve CES 2022’de gösterilen Sona müziğin ilaç olabileceğini gösteriyor.

Çalışma Hayatı:

Hiç kuşkusuz iş dünyası için en önemli başlık hibrit çalışma düzenini destekleyen çözümler. Toplantılar için özelleştirilmiş avatarlar, holografik deneyimler, Roomkey’in 3B sanal çalışma odaları, Meta Horizon Workrooms, Microsoft Mesh iş birliğinin ve sürükleyici çalışma deneyimlerinin anahtar başlıkları olarak karşımıza çıkıyor. SXSW, Web Summit, CES gibi konferansların ve festivallerin sanal ortama taşınması ya da hibrit etkinlik olarak karşımıza çıkması yaşama ve çalışma şeklimizi de değiştiriyor. Önümüzdeki yıllarda her türden şirket, sanal ve fiziksel çalışma, üretim, ticaret ve iletişimden oluşan hibrit bir modele giderek daha fazla alışacak.

the future 100

Çalışanlar kariyerden ve bir işyerinden ne istediklerini tekrar düşünürken standartlaşmış bilinen iş yeri kavramının sonu geliyor. Şirketler, ofis tasarımının geleceği olarak doğaya yöneliyor.

Gençleri uzun vadeli pozisyonlar için işe almak, onların kariyer gelişiminde etkili olurken markaların da uzun vadeli başarına etki ediyor. Geçtiğimiz Eylül ayında lüks Fransız markası LVMH 2022 sonuna kadar 30 yaşın altında 25 bin çalışan alacağını duyurmuştu.

the future 100

Markanın etkisini sergileyen, değerini, stratejisini ve toplumsal etkisini sergileyen CIO’lar iş dünyasının yeni liderleri. Chief Impact Officer’lar (etki sorumlusu yönetici) markaların halka açık liderleri olarak hizmet ediyor. Kurumun stratejisini tanımlıyor ve marka ile tüketici arasında köprü oluyor. Kendisi de eski bir Taco Bell çalışanı olan Lil Nas X, geçtiğimiz Ağustos ayında fast food zincirinin ilk CIO’su olarak atanmıştı. “Montero” isimli albümünün piyasaya sürülmesiyle aynı zamana denk gelen bu girişim Taco Bell’in genç yaratıcılara yönelik burs programını destekliyordu.

Görsel: The Future 100