Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

En Parlak Aydınlatma Fikirleri [Bigumigu’da 2016]

Bigumigu’da geçtiğimiz yılı özetliyoruz: Yenilikçi tasarımlarıyla dikkat çeken lambalar, akıllıca düşünülmüş aydınlatma çözümleri, pratik kullanım sunan fenerler.

Geçen bir yılda yazdığımız 2 bine yakın haberi inceledik ve ele aldığımız konular arasında bazılarının öne çıktığını gördük. 2016’nın Bigumigu’da öne çıkan konularını da tek tek derledik.

Aydınlatma tasarımın en zevkli ve en yenilikçi alanlarından biri. 2016 yılı aydınlatma açısından yine pek çok parlak fikirle dolu dolu geçti. Önceden başlamış projelere yapılan yeni eklentiler, yepyeni ışık tasarımları, şık ya da oyunlu lambalar, pratik fenerler… 2016’da işlediğimiz aydınlatma fikirlerinin en çarpıcı olanlarını sizler için derledik.


Güneş Panelli Origami Fener

Parsons Tasarım Okulu’nda öğretim görevlisi Alice Min Soo Chun, 2010 yılında Haiti’de meydana gelen depremin ardından geliştirdiği Solarpuff isimli fenerle afet anında insanlara bir nebze de olsa fayda sağlayabilmeyi hedefliyor. SolarPuff; katlanabilen, güneş enerjisiyle şarj olan ve ilhamını origami sanatından alan bir fener. Fenerin üzerinde yer alan küçük ölçekli güneş panelleri, fenerin elektriğe ihtiyaç duymadan yenilenebilir enerjiyle aydınlatmasını sağlıyor. 65 gram ağırlığındaki SolarPuff katlandığında dümdüz bir şekil alıyor.


Dengedeyken Eşit Işık Yayan Terazi Lamba

Viyanalı tasarım stüdyosu Mischer’Traxler tarafından tasarlanan Equilumen lamba, yatay düzlemdeki bir çubuğun iki tarafına yerleştirilen ve terazi gibi hareket ettirilebilen küre biçimindeki 2 ayrı lambadan oluşuyor. Cam kürelerin etrafına yerleştirilmiş yuvarlak metal çemberlerden tutularak aşağı ya da yukarı hareket ettirildiğinde ışık dağılımı ve yoğunluğu değişiyor. Yani istediğiniz yoğunlukta ışığı, lambanın pozisyonunu basit bir çekme ve itme hareketiyle değiştirerek sağlayabiliyorsunuz. Lambanın bir tarafı aşağıdayken diğer taraftaki sönüyor ve loş bir ortam yaratıyor. Equilumen’in iki kefesini de eşitlediğinizde ise dengeli bir aydınlatmaya kavuşuyorsunuz.


Sandviç Büyüklüğünde Akıllı Fener

BioLite tarafından geliştirilen BaseLantern, aydınlatmayı kablosuz bağlantıyla birleştirerek portatif aydınlatma seçenekleri yaratan, dünyanın ilk akıllı seramik feneri. Bir sandviç boyutlarındaki feneri açık havada yapılan tüm aktivitelerde rahatlıkla kullanabiliyorsunuz. Yaydığı güçlü ışıkla geniş alanları aydınlatabilen BaseLantern, teknolojik aletleri şarj edebiliyor ve şebeke elektriğine ihtiyaç duymadan en kaliteli şekilde aydınlanmanızı sağlıyor. Mobil uygulama üzerinden gerçekleştirilen Bluetooth kontrolü kullanıcıya fenere dokunmadan; yakınlık, ışık rengi ve yoğunluk ayarının yanı sıra gerçek zamanlı enerji analizi yapabilme gibi özgürlükler tanıyor.


Okuma Lambasına Dönüşen Kitap Ayracı

Tasarım şirketi Kyouei Design tarafından tasarlanan “Bookmark Light” kitap ayracı ve okuma lambasını birleştiriyor. Bookmark Light, sıradan kitap ayraçları gibi yassı ve dikdörtgen bir şekile sahip… Şeffaf ve yumuşak yapıdaki malzeme ortadan ikiye katlandığında, birleştirilen iki ucun arasına madeni para büyüklüğünde bir pil yerleştiriliyor. Kitap ayracındaki 2 küçük likit kristal ışık, pille birlikte aktif hale gelerek okuma lambasını meydana getiriyor ve siz iki ucu eski konumuna getirene dek, okuyacağınız satırları aydınlatmaya devam ediyor.


Işık Üreten Şapka

Kolombiya’da yaptığı sürdürülebilirlik projeleriyle tanınan kamu hizmeti kuruluşu EPM; kırsal bölgelerde yaşayan ve elektriğe erişimi olmayan topluluklar için “Sun Hats”i (Güneş Şapkaları) yarattı. Sun Hats; uzun saatler boyunca zor şartlar altında çalışan çiftçileri, direkt olarak maruz kaldıkları güneş ışınlarının zararlı etkilerinden koruyor. Ayrıca, iki yanında bulunan güneş panelleri sayesinde güneş ışınlarını depoluyor ve şapkanın ön kısmında yer alan LED ampul aracılığıyla ışık veriyor. Elektrik olmadan yaşayan bölgelerdeki çiftçilere dağıtılan bu şapkalar, güneşte şarj oluyor ve 8 saatlik şarj süresi ardından 4 saatlik kullanım ömrü sunuyor.


Yelpaze Gibi Katlanan Fener

The Royal College of Art’ta tasarım ürünleri bölümü öğrencisi olan Felicie Eymard, Little Firefly isimli tasarımıyla yalın ve kullanışlı bir ürün ortaya koyuyor. Katlanan fener tasarımıyla günlük hayatta çantada hiç yer kaplamayan bu ürün, yelpaze gibi açıldığında bir fenere dönüşüyor. İskandinav ülkelerinin yaşam dinamikleri göz önüne alınarak tasarlanan lamba, gece yürüyüşlerinde ortamı bozmayan bir aydınlatma sağlıyor. Ortaya çıkan sonuç da ihtiyacınız olduğu kadar ışık sağlayan ve sizi yormayan, kompakt bir ürün.


Şekilden Şekile Giren Lamba

Türk tasarımcı ve ışık sanatçısı Büşra Tunç’un Atölye Labs’e ait mobilya markası CNVS için Atölye Labs ekibiyle birlikte tasarladığı modüler lamba Liminal (eski adıyla Lamalight), döndürülebilen paslanmaz çelik bağlantı noktaları sayesinde masa lambası, duvar lambası ve tavana monte edildiğinde ise tavan aydınlatması olarak kullanılabiliyor. Katlanabilir kinetik gövdesi sayesinde kolayca taşınabiliyor ve fazla yer kaplamıyor. Liminal’de 2 ayrı zemine yerleştirilen LED ışıkları kontrol etmek için bir açma kapama ve aynı zamanda ayar düğmesi yer alıyor. Bu düğmeyle ışığın yoğunluğu ve renk sıcaklığı ayarlanabiliyor. Çıkarılabilir pil ise daha geniş ölçekli bir kullanım imkanı sağlıyor.


Mantar Kökünden Doğal Lambalar

Tasarımcı Danielle Trofe, üretim konusuna yaklaşımı biraz değiştirmek yerine endüstriyel üretimi tamamen ortadan kaldırmak istiyor. Üretmek yerine zirai yöntemlerle büyüttüğü mantar görünümündeki lambalardan oluşan “MushLume” koleksiyonu özel olarak yapılan kalıplara zirai yan ürünler ile mantarın bitkisel kısımlarının eklenmesi ve bir süre bekletilmesiyle elde ediliyor. Özel kalıplarda bir bitki gibi büyüyen hafif ve toprakta tamamen çözünebilen lambalar ve saksılar aynı zamanda şık görüntüsüyle de dekoratif kaygılara yanıt veriyor.


Birlikten Kuvvet Alan Modüler Lambalar

12 yüzeyli zardan ilham alan ve bu yüzeylerin farklı kullanımlar yaratabileceğini öngören D-TWELVE, evin birçok köşesinde farklı işlevlerle çalışabiliyor. Modüler ve manyetik aydınlatma sistemi olarak kendini tanımlayan D-TWELVE lambaların herbiri bağımsız olarak çalışıyor. Bir araya geldiklerinde ise manyetik bölümleriyle birbirine bağlanan lambalar, aynı anda yanmaya ve birlikte çalışmaya başlıyor. LED ampullerle geliştirilen D-TWELVE, birkaç lambayı birlikte kullanarak yaratıcı çalışmalara olarak tanımasının yanı sıra aksesuarları yardımıyla masa, tavan veya duvar lambası olarak da kullanılabiliyor.


Bakterilerden Gelen Işık

Glowee, şehir sokaklarına yakamoz keyfini taşıyıp doğadan gelen ışıkla aydınlatma sağlayan bir girişim. Paris’te bulunan Glowee, özellikle denizde yaşayan bakterilerin kimyasal olarak ürettiği ışık (biyolüminesans) aracılığıyla temiz bir aydınlatma sistemi kurmayı ve CO2 kirliliğini azaltmayı hedefliyor. Şirketin ürettiği özel jel; deniz hayvanlarına mavi-yeşil parlama yeteneğini veren Aliivibro fischeri isimli bakteriyi canlı tutacak besinler barındırıyor. Yaşayan bu bakterileri bir kültür ortamında çoğaltıyorlar ve kendi üretimleri olan şeffaf, şekil alabilen bir yapı iskeleti içine yerleştiriyorlar. Düşük ekolojik ayak izi ortaya çıkaran bu aydınlatma sisteminin mağaza vitrinleri, sokak tabelaları, yeraltı ulaşımı, kamusal alanlar, binalar, perakende ve taşımacılık gibi pek çok farklı alanda potansiyeli bulunuyor.


Yalnızca Bir Mumla Aydınlatan LED Lamba

Lumir C adındaki düşük enerjiyle çalışabilen LED lamba yalnızca bir tek mumdan güç alarak harici bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan ışık üretebiliyor. Sade ve şık tasarımı, Lumir C’yi gittiğiniz her yere kolayca taşıyıp kullanabilmenizi sağlıyor. Tek yapmanız gereken şey kokusunu en çok sevdiğiniz mumu yaktıktan sonra bu lambayı üstüne yerleştirmek.


Kendi Kendine Enerji Üreten Bisiklet Lambası

Reelight tarafından geliştirilen NEO, seyir halindeyken ihtiyacı olan enerjiyi üreterek kendi kendine yeten bir aydınlatma sistemi sunuyor. Lastiğe paralel şekilde monte edilerek sürtünmesiz kullanım sağlayan NEO, beklenmedik durumlarda yol tutuşunu bozmuyor. NEO’nun bir diğer dikkat çekici özelliği ise harici enerjiye ihtiyaç duymaması ve çevreci malzemelerle geliştirilmesi. Manyetik alandan ve enerji bölmesinin kinetik enerjisinden faydalanarak LED aydınlatmaların tüm enerjisini pedal çevirerek üretebiliyorsunuz. Durmanız gerektiği anda ise yedek enerji bölümü çalışıyor ve bir süre daha ışık saçıyor.


Rüzgarla Sallanan Origami Kuşlar

Londra’da yaşayan Türk kökenli tasarımcı Umut Yamaç’ın 2014 yılında tasarladığı Perch Light lambalar, dala tünemiş origami kuşlara benziyor. Fonksiyonelliği ve biçimi ustalıkla birleştiren kuş lambalar, sentetik kağıttan yapılmış. Bu kırılgan görünümlü, kuş biçimindeki zarif ışıklar, oluşan bir rüzgar veya küçük bir dokunuşla ileri geri sallanıyor ve dengesini tekrar kazanıyor. Yamaç; sınırlı sayıdaki 20 origami kuşu, Perch Light Family adı altında, Salone del Mobile 2016’da Moooi tarafından sergilenmesi için avize biçiminde yeniden tasarladı.


LED Işıklı Mantarlar

Japon sanatçı Yukio Takano, deniz tarafından karaya sürüklenen ağaç parçaları üzerine yerleştirdiği LED ışıklı mantarlarıyla yarattığı büyüleyici tasarımlara her geçen gün yenilerini ekliyor. Takano, enerji verimli LED ışıkları mantarların içine, elektrik aksamı ise ağaç parçalarının içine ustalıkla gizleyebiliyor. Serinin bazı ürünlerinde retro bir açma-kapama düğmesi görülürken bazı ürünlerde bu fonsiyonun da gizlendiği fark ediliyor. İlk mantar aydınlatma ürününü 12 yıl önce tasarlayan Takano’nun çoğu ürünü anında alıcı bulabilecek denli ilgi görüyor. Kırılgan ve ince yapılarından dolayı ürünleri sadece yerel çapta satabiliyor. Ürünlerin ambalajında geri dönüşümlü malzeme kullanıyor.


Işıkla Kendini Tamamlayan Origami Stilinde LED Lambalar

Tasarımcı Chen Bikovski’nin Popup Lighting adlı koleksiyonundaki tasarımlar, ışık yansımalarıyla birlikte tamamlanan hayvan silüetlerinden oluşuyor. Koleksiyondaki tasarımlarda LED ışık ve alüminyum materyaller kullanılmış. Işığın yoğunluğu ayarlanabiliyor ve yoğunluk değiştikçe duvardaki yansıma da değişikliğe uğruyor.


Bitki Yetiştiren Işıklı Cam Fanus

Penceresiz, kapalı alanlarda bitkilerin yetişmesini sağlayacak doğal ışığı sağlamanın imkansızlığını düşünerek harekete geçen Studio We Love Eames, özellikle otel ve restoran gibi penceresiz alanlar ve evlerin ışık almayan bodrum katlarında kullanılmak üzere Mygdal Plant Light’ı tasarladı. Işık üreten Mygdal cam fanusların içine yerleştirilen bitkiler için toprağı havalandırma ve sulama gibi özel bir ilgi gerekmiyor. Bitki ışığı, LED lamba ve güneş ışınları arasındaki fiziksel benzerliği kullanıyor ve böylece bitkiler fotosentez yapabiliyor. Işıklı cam fanus, tamamen kendi kendine devam eden ve bitkilerin yıllar boyu rahatça büyümesini sağlayacak bir ekosisteme sahip.


Gövdesindeki Şeritlerden Işık Saçan Ahşap Lambalar

Split Grain tasarım stüdyosunun sahibi Paul Foeckler, yakacak olarak kullanmak için kesilen tek parça ağaç gövdelerinden oluşan ve bu büyük parçalardan şeritler çıkarılarak son halini alan dekoratif lambalar tasarlıyor. Kesip çıkarılan parçaların yarattığı kesiklerden yayılan ışık, lambanın bulunduğu odaya farklı bir atmosfer kazandırıyor.


Duvar Mozaiğine Benzeyen Modüler Aydınlatma Sistemi

Mıknatıslı ve modüler LED aydınlatma sistemi Helios Touch, aynı zamanda eğlenceli bir dekorasyon projesi. Proje, 105 adet altıgen şeklindeki duvar ışıklandırmasından oluşuyor. Dokunmayla açılan ve kapanan lambalar, mıknatıslarla birbirine tutunabiliyor ve duvarınızı ona verdiğiniz şekle göre mozaik gibi süslüyor. Görünümü ve ışık seviyesi kişisel zevke göre kişiselleştirilen sistemin tüm parçaları, tek bir güç akımına bağlı olarak aynı duvarda çalışabiliyor. Parçalar tek bir parmağın dokunmasıyla veya akıllı telefon ekranlarından alışık olduğumuz kaydırma hareketiyle açılıp kapanabiliyor.

Görsel: Umut Yamaç

REKLAM