Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

2019’un En Dikkat Çekici Tasarımları [Bigumigu’da 2019]

2019’un En Dikkat Çekici Tasarımları [Bigumigu’da 2019]

Bigumigu’da geçtiğimiz yılı özetliyoruz: üründen deneyime, yazılımdan görsel projelere yılın en yenilikçi, en çarpıcı tasarım çalışmaları.

Geride bırakmaya hazırlandığımız yılın en çarpıcı haberlerini inceledik ve ele aldığımız konular arasında bazılarının öne çıktığını gördük. Bigumigu’da 2019’un öne çıkan konularını da tek tek derledik.

2019 tasarım dünyası için iz bırakan bir yıl oldu. Dijital sanatlar, hareket tasarımı, animasyon, sanat projeleri gibi çok çeşitli disiplinlerle yaratıcıların zihninde canlananları gerçeğe dönüştürdüğünü gördük. Tasarım kelimesi ve tasarım vizyonu kendini daha önce yan yana anılmadığı disiplinlerle iç içe geçtiğini gördük. Bu alışkanlığın bir kanıksamaya dönüşmediği ve çıktılar kadar fikirlerin de değer yarattığı yılın dikkat çeken tasarım çalışmalarını bir seçkiyle derledik.

Güzellik Standartlarına İnat Vücuttaki Yağ Katmanlarını Vurgulayan Tasarımlar

Güzellik Standartlarına İnat Vücuttaki Yağ Katmanlarını Vurgulayan Tasarımlar

Brezilyalı moda tasarımcısı Karoline Vitto The Body as Material adlı koleksiyonunda kumaş ve metal parçalardan oluşan tasarımlarıyla kadınların saklamaya itildiği yağ katmanlarını vurgulayarak konuya dikkat çekiyor.

Karoline Vitto, The Body as Material (malzeme olarak beden) koleksiyonunu Kraliyet Sanat Koleji’nde yüksek lisans projesi olarak gerçekleştirmiş. Koleksiyonda, kadın bedenindeki kat kat olmuş yağları ve kıvrımları daha da belirgin yapan yedi farklı tasarım yer alıyor. İlham kaynağı ise oldukça kişisel. Çünkü tasarımcı bu koleksiyonu kendi bedeni olan ilişkisinden yola çıkarak hazırlamış. Vitto, Brezilya’da plastik cerrahiyi ve sağlıksız diyetleri teşvik eden köklü güzellik standartlarıyla çevrili bir yaşam sürmüş. Kendi vücuduyla iyi bir ilişki kurmaya ilk olarak İngiltere’ye taşındığında başlayabilmiş.


Ekolojik Çöküşün Ruhani Figürleri

Benin asıllı Belçikalı fotoğrafçı Fabrice Monteiro, The Prophecy serisinde ekolojik yıkımın neden olduğu küresel sorunları ele alıyor. Fotoğraflar, çevresel çöküşe dair kurgulanmış kompozisyonlardan oluşuyor. Ruhani figürler ve bu figürlerin üzerindeki haute couture de kompozisyonların temel taşları.

Modeller, Yunan mitolojisinde yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün cisimleşmiş hâli olarak kabul edilen tanrıça Gaia’nın çocuklarını temsil ediyor. Harabe gibi görünen bir dünyada; çöplükte, kurak alanlarda, petrolle kaplanmış denizde ya da yanmakta olan bir ormanda poz vermişler. Giysileri ve aksesuarları da balık ağı, plastik poşet gibi atıklardan yapılmış.


Usta Yönetmenlerin Stilini Anlatan Ses Grafikleri

İranlı grafik tasarımcısı ve illüstratör Behzad Nohoseini, usta yönetmenleri ele aldığı illüstrasyon serisiyle, birkaç ay önce Instagram’da ses getirmeye başladı. Nohoseini, yönetmenlerin anlatım biçimlerini minimalist bir üslupla tasvir etmiş. Bunu yapmak için de labirent, kalp ve kan gibi sembollerden oluşan hayali ses grafikleri tasarlamış. Bu grafikler yönetmenlerin film akışlarını temsil ediyor.


Ölüm Sonrası İnsan Vücuduna Doğal Çürüme İmkanı Sunan Tesis: Recomposte

Ölüm Sonrası İnsan Vücuduna Doğal Çürüme İmkanı Sunan Tesis: Recomposte

Amerikan şirketi Olson Kundig Architects, Seattle’da insan vücudunu komposte ederek organik gübreye ve toprağa dönüştürüleceği ölüm sonrası bir tesis için planlar yapıyor. Ölü yakmaya ve gömülmeye alternatif sunmak üzere kurulan şirket 1,719 metrekarelik merkezde hizmet verecek. Recomposte ismi verilen proje, 2018’de Washington’un insan kompostunu yasallaştıran ilk ABD eyaleti olmasının ardından ortaya çıktı. 2021 yılında tamamlanması planlanan tesisin tamamlanması ve ölüm sonrası büyük ölçüde doğal çürümeyi öneren ilk tesis olması bekleniyor.


Kengo Kuma İmzalı Odunpazarı Modern Müze Açıldı

Kengo Kuma İmzalı Odunpazarı Modern Müze Açıldı

Geleneksel Japon mimarisini çağdaş bir yaklaşımla yeniden yorumlayan Kengo Kuma, günümüzün en önemli mimarlarından. Aynı zamanda Tokyo Üniversitesi’nde profesör olan Kuma, tasarımlarında mümkün olduğunca az beton kullanmasıyla tanınıyor. Projelerinde çoğunlukla cam, ahşap ve bambu hakim. Tokyo 2020 Yaz Olimpiyatları stadyumu da dahil çok sayıda sosyal kompleks, müze, iş merkezi, konut ve eğitim kurumu, mimara ait Kengo Kuma & Associates’in (KKAA) imzasını taşıyor. Kengo Kuma & Associates tarafından Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bir modern sanat müzesi yapılacağını ise iki yıl kadar önce müjdelemiştik. Heyecanla beklenen Odunpazarı Modern Müze, kısa adıyla OMM sonunda açıldı!


Japonya’nın Rengarenk Rögar Kapakları

Japonya’nın Rengarenk Rögar Kapakları

Japonya’da daha en baştan sokaklar belediyelerin eliyle sanatsal dokunuşlara sahip oluyor. Ülke çapında binlerce belediye, kendi bölgelerine özgü kültürü yansıtan rögar kapakları tasarlatıyor ve bu eğilim 1980’li yıllardan bu yana bir gelenek haline gelmiş. Öyle ki kapakların her biri birer sanat eseri niteliğinde. Tokyo’da düzenlenen Rögar Kapağı Festivali de bu yaratıcılık selini kutluyor.

Festival, sanatsal rögar kapaklarına adanmış üç günlük bir etkinlik olarak gerçekleştiriliyor. Bu yıl da 1-3 Şubat tarihleri arasında gerçekleşti. Festival süresince Shinjuku Takashimaya adlı mağaza zinciri, ülke genelinden çeşitli rögar kapaklarını sergilemek dahil bir dizi etkinliğe ev sahipliği yaptı. Yine hemen yanındaki Tokyu Hands Shinjuku’da rögar kapağı ile ilgili hediyelik eşyaları satışa sundu.


JR’dan Louvre Piramidi’ni Çevreleyen Dev Optik Yanılsama

JR’dan Louvre Piramidi’ni Çevreleyen Dev Optik Yanılsama

JR; devasa fotoğraf baskı yerleştirmeleri, muralları ve binaların üzerine yansıttığı projeksiyon işleriyle günümüzün en tanınmış sanatçılarından biri. Fransız sanatçı, çevreye ve siyasi gündeme oldukça duyarlı ve eserlerinde de sık sık gündeme dair sözünü söylüyor. Örneğin, Küresel İklim Eylem Zirvesi sırasında San Francisco City Hall’a yansıttığı yüzlerle, zirveye katılan liderlere “gözüm üzerinizde” mesajı vermişti. Bunun öncesinde ise ABD ile Meksika sınırında Trump’a inat kurduğu yeryüzü sofrası, İstanbul’daki yaşlı kent sakinlerinin anılarını duvarlara çizdiği Wrinkles of the City gibi unutulmaz projeleriyle akıllara kazınmıştı sanatçı. Bu defa ise Louvre Piramidi’nin 30. yılı şerefine hazırladığı The Secret of the Great Pyramid adlı yerleştirmeyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çekti.


Tasarımcılar Gerçekte Var Olmayan Dijital Giysiler Satıyor

Tasarımcılar Gerçekte Var Olmayan Dijital Giysiler Satıyor

İnsanın sanal varoluşu ve sanal dünyadaki imajı gitgide fiziksel varlığının önüne geçiyor. Selfie kültürünün ve fotoğraf düzenleme araçlarının akıl sağlığı üzerinde etkili olacak denli bağımlılık yaratması bunun işaretlerinden olsa gerek. Öte yandan sanal Influencer’ların eğilimleri etkilediğini; Calvin Klein ve Prada gibi dev markalar için önemli bir pazarlama kanalı haline geldiklerini görüyoruz. League of Legends’in geliştiricisi Riot Games ise sanal hip hop grubu True Damage’ın kostümleri için Louis Vuitton ile çalışarak zihinlerimizde farklı öngörüleri tetikledi geçtiğimiz ay. Ancak sanal karakterler için sanal giysi tasarlanmasından daha çarpıcı bir şey varsa herhalde o da gerçek insanların gerçekte var olmayan dijital giysiler satın alması. Bu yeni eğilimin adı da dijital moda.


Engelli Bireyler için Cinsel Haz Yardım Seti: Ripple

Engelli Bireyler için Cinsel Haz Yardım Seti: Ripple

Tasarımcı Hsin-Jou Huang, Szu-Ying Lai ve Chia-Ning Hsu engelli bireylerin cinsel gereksinimlerini karşılamalarına yardımcı olacak bir takım geliştirdi. Üç parçadan oluşan araç kıyafet, maske ve bir de uzaktan kumanda içeriyor. Ripple olarak adlandırılan cinsel haz yardım seti, günlük işlerini fonksiyonel kısıtlamalar sebebiyle gerçekleştiremeyen ve bu ihtiyaçların giderilmesi için bir yardımcıya ihtiyaç duyan bireyler için hazırlandı.


Gün Işığıyla Sokaklara Yazılan Gölge Metinler

Gün Işığıyla Sokaklara Yazılan Gölge Metinler

DAKU takma ismini kullanan Hintli sokak sanatçısı işlerinde sık sık metinleri kullanıyor. Goa eyaleti sınırları içinde olan Panjim şehrinde gerçekleştirdiği yeni yerleştirmesi Theory of Time (Zaman Teorisi) da metinlere dayanıyor. Rua 31 de Janeiro (रुआ 31 डे जनेइरो, 31 Ocak Caddesi) boyunca uzanan yerleştirmede, metin şablonları tel örgü benzeri yapılarla caddenin tavanına asılmış. Böylece yayalar yürürken metinlerin yere vuran gölgelerinin üzerinden geçiyor.

Görsel: Fabrice Monteiro