Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Volvo’dan Kapitalizm Eleştirisi Yapan Bir Reklam Filmi

Volvo’dan Kapitalizm Eleştirisi Yapan Bir Reklam Filmi

Volvo, satın almak yerine aylık üyelik sistemini vurguladığı yeni reklam filminde tüketim toplumunu ve kapitalist düzeni eleştiriyor.

Reklamın amacı ürün satmak dersek, bir reklam nasıl tüketime karşı olabilir? Ya da böyle bir duruş samimi olabilir mi? Kendi içinde çelişkili bir durum gibi görünse de ürünün kendisi de bu mesaja paralel bir fayda sunuyorsa, neden olmasın denebilir. Bakınız son Volvo reklamına… Abonelik esaslı otomobil hizmeti ile satın almaya karşı bir duruş sergileyerek, reklamın doğduğu yer olan tüketim toplumuna esaslı bir eleştiri yapmayı da beceriyor.

İsveçli reklam ajansı Forsman & Bodenfors tarafından geliştirilen 2,5 dakikalık film; modern toplumun tüketim odaklı hayat stilini bir çırpıda özetleyiveriyor. Drone’larla evlere bırakılan kutular, kapıda biriken paketler, televizyonlardaki mesaj bombardmanları, onu al-bunu al söylemleri… Tüm reklam muhteşem bir görsellik içerisinde bunları ekrana getiriyor. Bir yanda da hoş bir kadını Volvo’suyla giderken ve etrafındaki bu dünyayı izlerken görüyoruz.

Reklam, ciddi ciddi bir kapitalizm eleştirisi. Bu cümleyi yazarken bile içindeki ironinin farkındayım ama öyle. İnsanları kuşatan ürünler, bir günlük indirimler, bir kıyafet için birbirine giren insanlar… Hepsi acı da olsa gerçekte yaşanan tüketim çılgınlığının yansımaları.

Kahramanımız tüm bu sahneler arasından düşünceli bir ifadeyle geçip gidiyor. Sonunda rüzgarın saçlarını uçurduğu bir manzara karşısında Volvo’sundan iniyor. Kadın uzaklara bakarken mesajımız geliyor: “By not owning things you are not owned by them.” Türkçe ifade edersek “Bir şeylere sahip olmayarak onlara ait olmamış olursunuz.” Ne güzel mesaj… Ama bir dakika, bu bir reklam, değil mi? Peki ne satıyor bu reklam bize?

volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu

volvo_kapitalizm_ Forsman Bodenfors_volvo xc40 with care_isveç_bigumigu https://bigumigu.com/etiket/kapitalizm/

Bir Reklamın Kapitalizm Eleştirisi Ne Kadar Samimi Olabilir?

Volvo’nun XC40 SUV modelini tanıtan bu reklam, bize bu aracı satmaya çalışmıyor. Onun yerine “Care by Volvo” programını tanıtıyor. Bu program otomobili satın almak ve ona sahip olmak yerine otomobile abone ya da üye olmanıza izin veriyor. Yani aylık bir ücret ödeyerek otomobili kullanabiliyorsunuz. Bir çeşit kiralama denebilir. Büyük yatırımlar yapmak ya da büyük borçlar altına girmek istemeyip kendi otomobilini kullanmak isteyenler için iyi bir çözüm olabilir.

Dilediğin anda üyeliğini durdurup borçsuzluğun ve bir şeye sahip olmamanın özgürlüğünü yaşayabilmek hoş bir şey belki ama aylık 600 dolarlardan başlayan “üyelik”ler çok da herkesin harcı değil. Ve araç yerine, üyelik “satan” Volvo, yine de satış hedeflemiyor mu? Dolayısıyla bu reklam, yine de eleştirdiği tüketim çılgınlığının ta kendisi değil mi? Tamam sahip olmayalım da kiralayalım mı yani? Bu mudur?

Bunlar tabii büyük sorular. Bir reklamdan kapitalizmi bütünüyle reddetmesini beklemek de akıl karı değil. Volvo’nun “Hiç otomobil kullanma.” demesini beklemek de saflık olurdu elbette. Sonuç olarak alışılmadık bir söylem ve paylaşım ekonomisini temel alan alışılmadık bir sistem var ortada. Ve öyle ya da böyle, reklam gerçekten çok güzel. Giderek yaygınlaşan Uber ve otomobil paylaşım sistemleri, yakında gelecek sürücüsüz otomobiller, yakıt meselesini ve maliyetleri değiştirecek elektrikli otomobillerin yaygınlaşması filan… Otomotiv sektörü değişmek zorunda, bu belli bir şey. Bu da sektörün gideceği yöne ilişkin başlangıç adımları olarak görülebilir.

Şık Görüntüler ve Nefis Bir Müzik

Johnny Green tarafından yönetilen film çok şık demiş miydim? Bir de filme eşlik eden “My Favorite Things” şarkısı… Neşeli Günler filminin bu neşeli şarkısının İsveçli sanatçı Jennie Abrahamson tarafından söylenen karanlık ve melankolik versiyonu, filme o kadar yakışmış ki bu kadar olur. Şarkı sözlerinin de filmin anlattığıyla olan ironik uyumu nefis. Uzun sözün kısası, Volvo’nun verdiği derin mesajı sevelim sevmeyelim, samimi bulalım bulmayalım; film bir reklam filmi olarak gerçekten iyi bir film.

İsveç’te yayına giren film yakında Avrupa, Çin, Amerika ve Asya’nın çeşitli ülkelerinde de gerekli yerelleştirmeler yapılarak gösterime girecek.

Künye:

Reklamveren: Volvo Car Group
Reklamveren Yetkilisi: Louise Ahlström
Reklam Ajansı: Forsman & Bodenfors
Sanat Yönetmen: Andreas Malm, Karl Risenfors
Reklam Yazarı: Gustav Johansson
Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Lena Olander, Alison Arnold
Müşteri Temsilcisi: Jenni Füleki
Ajans Yapımcısı: Mats Wolgers
Müzik Süpervizörü: Jenny Ring, Johan Nordqvist
Sanat: Martin Joelsson, Ingrid Arnsand Jonsson
Halkla İlişkiler: Bjarne Darwall
Yönetmen: Johnny Green
Görüntü Yönetmeni: Max Goldman
Yapım Tasarım: Jay Pooley
Kurgu: Thomas Grove Carter
Yapım Şirketi: Anonymous Content
Yönetici Yapımcı: Eric Stern
Yapımcı: Aris McGarry
Grade: Oskar Larsson, Chimney
Ses Tasarım: Sam Ashwell, 750mph
Post Prodüksiyon: Chimney
Müzik: My Favorite Things
Sanatçı: Jennie Abrahamson
Beste: Richard Rodgers/Oscar Hammerstein

Görsel: YouTube

REKLAM