Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

LEGO “Duygu Kavanozları” İle Çocukların İç Dünyalarına Alan Açıyor

LEGO “Duygu Kavanozları” İle Çocukların İç Dünyalarına Alan Açıyor

LEGO "Duygu Kavanozları" (The Feelings Jar) fikri ile ebeveynleri, çocukların ifade etmekte zorlandıkları duygularına alan açmaya teşvik ediyor.

Halen etkileri süren pandemi, savaş ve tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz derken, tüm bu olup bitenlerden yalnızca biz yetişkinler değil çocuklar da fazlasıyla etkileniyor. İşte LEGO, içinde yaşadığımız kaotik dünyada çocukların hislerine alan açabilmek adına ebeveynleri, çocuklarla birlikte “Duygu Kavanozları” inşa etmeye davet ediyor.

Duygularını söze dökemeyen küçük çocuklar risk altında

Ortalama bir yetişkinin sahip olduğu kelime haznesinin yalnızca %6’sına sahip olduğu düşünülen okul öncesi çağı çocuklarda, özellikle negatif duygularını yeterince ifade edememek uzun vadede yoğun strese ve davranış bozukluklarına yol açabiliyor. İşte bu içgörüden yola çıkan projede, duygularını henüz dile getiremeyen çocukların bunu daha yaratıcı ve çocukça bir yöntemle yapması teşvik ediliyor.

Her evde bulunan sıradan bir cam kavanozun şeffaflığından yararlanan fikir 5 basit adımla çocukların duygularına alan açarak, yaşamın erken döneminde yaşanabilecek mental sorunları şefkatle önlemeyi hedefliyor:

 

View this post on Instagram

 

A post shared by LEGO (@lego)

Boş bir kavanoz bulun ve sakin bir yere geçin

Görevin ilk adımı çocuğunuzu, boş kavanozunuzu ve renkli LEGO bloklarınızı alıp, yalnızca duygulara odaklanmaya imkan sağlayan sessiz bir ortama geçmekten ibaret.

Hissettiklerinizi inşa edin

İkinci adımda renkli LEGO bloklarınızla hissettiklerinizi inşa edin. Basit ya da karmaşık fark etmeksizin, dilediğiniz sürede duygularınızı temsil eden eserinizi çocuğunuzla birlikte ortaya koyabilirsiniz. Eğer çocuğunuz bu adımda nereden başlayacağını kestiremiyor ya da biraz çekingen davranıyorsa onu, “Geçen gün …. olduğunda …. gibi hissetmiştim. Sanırım LEGO’larımla onu inşa edeceğim” gibi cesaret veren cümlelere başvurabilirsiniz.

Beraberce eserleriniz üzerine konuşun

Tasarımınızı kavanoza yerleştirdikten sonra sıra geldi eserleriniz hakkında konuşmaya. Bu aşamada çocuğunuza “Ne tasarladığını çok merak ettim. Biraz anlatmaya ne dersin?” diye sorabilirsiniz. Fakat unutmayın ki burada amaç çocuğunuzun kafasını dağıtmak değil, tam tersine onun hem olumlu hem de olumsuz duygularını rahatça ifade edebilmesini sağlamak. Yani bu noktada olumsuz hislerle yüzleşmeye hazırlıklı olmalısınız.

Sakince dinleyin, kabul edin ve cesaret verin

Duygu paylaşımı yaparken, çocuğunuzun iç dünyasını rahatça açığa vurabilmesi için onu tamamen odaklanarak dinleyin. Bunu yaparken aşırı tepkilerden kaçınmak, ona duygularını ifade etmek konusunda -özellikle doğru kelimeyi bulmada- rehberlik etmek ve cesaret veren sözcükler kullanmak süreci çok daha verimli hale getirebilir.

“Duygu Kavanozu”nuzu oluşturun ve onun hakkında düzenli olarak konuşun

Konuşmanız bittikten sonra çocuğunuzun da izniyle eserlerinizi “Duygu Kavanozu”na yerleştirin ve mümkümse bu kavanozu evinizin görünen bir köşesinde tutun. Çünkü bunu yapmak, çocuğunuzla duyguları hakkında düzenli olarak konuşmanızın ve kavanozun yapacağı görsel çağrışım sayesinde çocuğunuzun yaşadığınız bu şefkatli paylaşımı hatırlamasının önünü açabilir.

Görsel: LEGO, Instagram