Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Krüw’ün Sağlam Sanatçıları: Zezeah

Türkiye'nin yeni ve sıkı sanatçı kolektifi Krüw'ün üyelerini tanıyoruz.

90’z sergisiyle doğan; Villianz, Canavarz sergileriyle ekibini genişleten ve VS by Krüw sergisiyle adeta aşık atışmasını sahneleyen Türkiye’nin en yeni sanatçı kolektiflerinden Krüw‘ün üyelerini tanıdığımız röportaj serimiz Zezeah ile son buluyor.

Krüw’ün üyeleriyle yaptığımız röportajların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

1988’de İstanbul’da doğan Zezeah üniversiteden mezun olduktan sonra 2011 yılında kendi atölyesini açtı. İlk iki sene atölyeyi ayakta tutabilmek için çeşitli sanat galerilerinde çalıştı. Bu süreçte atölyeyi verimli kulanamamaya başlayınca tüm enerjisini atölyesine vermeye karar verdi. O günden beri sadece atölyesiyle ilgilenen Zezeah’ın iş yeri atölyesi.

Zezeah, atölyeyi açmadan yıllar önce bu hedefini belirliyor. 2004’te eline geçen bir modern rock posterleri kitabıyla karşılaşmasıyla birlikte hayalini ve hedefininin temelleri atılmış. Bu kırılmanın ardından geleneksel serigrafi, gravür gibi edisyon baskı tekniklerine ilgi duymaya başlamış ve atölyesini de bu teknikler üzerine kurmuş.

5 yıldır atölyenin kurucu babası Moklich ile birlikte birçok müzik grubu için konser afişi tasarlıyorlar.

“Bapho mc rising” / Villainz

Üretime başlarken sana neler ilham veriyor? Kompozisyonlarındaki nasıl ortaya çıkıyor?

Zezeah: Bir şeyler çizmek için oturduğumda en büyük desteği müzikten alıyorum. Onun dışında çirkin, agresif, kalitesiz olan birçok şey beni etkiliyor. Temelde hasta olan çok fazla detay var hayatta. Çizdiklerimin göze hoş gelmesi gibi bir derdim yok.

Kendi atölyende üretme idealizminin sana ne gibi kazanımları oldu?

Zezeah: Hayal ettiğin şeyi yetiştirmek ve bir yandan da kendi ayakların üstünde durmaya çalışmak. Yani aslında metrobüse binmek gibi bir şey. Zaman zaman gelen tek başına olma hissi yorucu ama kuralları kendin koyuyor olmak da güzel bir lüks. Kendine has bir kaosu var. Kazanımlarını yolun sonunda göreceğim sanırım.

Krüw ile Big Baboli’nin bir araya gelişi sende nasıl hisler uyandırdı? Böylesine yaratıcı bir grupla birlikte üretmek sana neler kattı?

Zezeah: Big Baboli’nin sosyal ve kolektif bir yer olması başından beri istediğimiz bir şeydi. Krüw hiç beklemediğimiz bir anda kucağımıza düştü. Hepsinden bir şeyler öğrendiğimiz bir sürü insanla tanıştık. Herkes gelirken kendi dokusu ve renkleriyle birlikte geliyor. Yaptıkları işleri renk renk kağıda aktarırken birçok farklı problemi de çözmemiz gerekiyor. Bu çeşitlilik ve problemler teknik olarak birçok şey öğretti bize.

Ekip içinde aşırı bir sevgi durumu söz konusu sanırım. Şimdi Cins gelip istediği sarıyı bulmak için 78 kavanoz birbirinden bi tık farklı sarı yapıcak. Ona bir sürü kavanoz aldım. Yok Kaan Bağcı’nın detayları, yok Elif Varol’un yarım tonları….. bilemiyorum. Bunlardan 19 tane var. Ben hiçbirini sevmiyorum.

Ulubatlı Hasan

Senin için kırılma noktası olan bir işin var mı? Hikayesini paylaşır mısın?

Zezeah: Hissettiğim, hayalini kurduğum ortama en yakın iş Ulubatlı Hasan. Genede işlerimde figürler ortamsız ve tek başına oluyor. Bu işte kullandığım fon ve kattığı derinlik ile figürü daha iyi anlattığımı düşünüyorum. Bunu yeni keşfettiğim için de kendimi burdan tebrik ediyorum. Sonunda karakterim mekanını feth etti.

Big Baboli’nin gündemi nasıl? O cephede gelecek planlarınız var mı?

Zezeah: Big Babolinin hayali müzikle iç içe olmak. Çünkü müziğin elinde boş bir sayfa var ve sanatçı arkadaşlarına açık. Konser afişi hem müzisyen hem de çizer için oldukça özgür olabilecekleri, kaygısız bir alan. Tek gün için yapılmış bir iş için çok emek ve zaman harcıyoruz.

Bu hayalin maddi olarak çok bir beklentisi yok tabii ki. Ama derdimiz insanların sevdikleri grupların, müzisyenlerin cd, plak, poster gibi üretimlerini toplayarak değer katmaları. Çizimlerimizle müziğin bu boşluğunda yer almak bize keyif veriyor. Umarız biz de müzisyen ve koleksiyoner arkadaşlarımıza aynı keyfi verebiliyoruzdur.

“Kurdeşen” / Canavarz

Villainz sergisinde yer alan bapho mc veya Canavarz’daki Kurdeşen işlerin örnek olsa da birçok işinde yılan görüyoruz. Yılanların veya daha kapsamlı olarak sürüngenlere karşı bir bağın var mı? Senin için neyi temsil ediyorlar?

Zezeah: Dinler, mitolojiler, semboller gibi konulara ilgi duyuyorum. Kötülüğü bu kaynakların sembollerini kullanarak anlatmak kestirme ve etkili bir yol. Yılan en bilinen anlamıyla yıkıcı, baştan çıkaran, yoldan saptıran olarak sembolize edilmiş. Ben de aynı şeyleri ifade etmek için yılanı elimden düşürmüyorum. Sembol olarak güçlü bir figür.

Takip ettiğin sanatçılar kimler? İşlerini beğendiğin takip etmemizi önerebileceğin sanatçılar var mı?

Zezeah: Larry Carroll, Wes Benscoter, Fırat İtmeç, Uzay Çöpü. İki ordan iki burdan.

Zezeah’ı Big Baboli, Instagram ve Behance üzerinden takip edebilirsiniz.

“Daledondale” / 90’z

The Ringo Jets LP kapak tasarımı

Second konser afişi

The Heart Sniffer

asbestos death

Görsel: Zezeah

REKLAM