Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Markaların The Sandbox’ı Tercih Etme Nedenleri [SXSW 2022]

Markaların The Sandbox’ı Tercih Etme Nedenleri [SXSW 2022]

The Sandbox’ın eş kurucusu ve COO’su Sebastien Borget, SXSW oturumunda küresel markalar ve içerik oluşturucular için metaverse’ün ne anlama geldiğini The Sandbox’ın bu alanda nasıl fırsatlar sunduğunu paylaştı.

Kullanıcıların çeşitli oyun deneyimleri oluşturmasına ve buradan gelir elde etmesine imkan tanıyan The Sandbox, NFT’lerin ve DAO’nun bir araya geldiği merkeziyetsiz bir platform. Oyuncuların hayal gücüne ve yaratıcılığına alan açan oyun, NFT tasarlama ve sunma konusunda oldukça kullanıcı dostu yapıya sahip. 3B modellemeler oluşturmak ve bunları NFT’ye dönüştürmek için kullanılan VoxEdit aracı The Sandbox’taki üretim sürecini oldukça kolaylaştırıyor.

The Sandbox’ın arazileri her çeşit 3B nesneler ya da oyunlar tasarlanması için alanlar sunarken mağaza, müze, eğitim gibi birçok yaşam deneyimi gerçekleştirilebiliyor. Bu nedenle özellikle son dönemlerde The Sandbox ve Decentraland gibi platformlardaki sanal arazi fiyatları yükselirken markaların ilgi odağı haline geliyor. sosyal deneyimler ve yaratımlar için sunulan bu arazilerin sınırlı sayıda olması (166,464 adet) onların değerini de artıran bir durum.

Markaların metaverse’e açılan kapısı: The Sandbox

Markaların metaverse deneyimleri için de çeşitli fırsatlar sunan platform, bugüne kadar modadan eğlenceye finanstan emlak sektörüne kadar 200’den fazla marka ile iş birliği gerçekleştirdi. Ekosistemini ve kullanıcı kitlesini her geçen gün genişleten The Sandbox’ın eş kurucusu ve COO’su Sebastien Borget, SXSW oturumunda küresel markalar ve içerik oluşturucular için metaverse’ün ne anlama geldiğini The Sandbox’ın bu alanda nasıl fırsatlar sunduğunu paylaştı.

Sebastien Borget, oturumun başında The Sandbox’ın güncel verilerini paylaşıyor. Bugün 2,2 milyondan fazla kullanıcı The Sandbox evreninde kendi kimliklerini oluşturmak için NFT cüzdanlarıyla oyuna giriş yapmış durumda. 20 binden fazla arsa sahibinin yer aldığı oyunda 40 binden fazla NFT yaratılmış ve piyasaya sunulmuş.

sebastien borget

Oyun deneyimini ve metaverse’ü birleştiren projede, The Sandbox’un özel para birinden (SAND) elde edilen gelirlerin yüzde 50’si oyun içindeki sanatçıları, yaratıcıları ve geliştiricileri desteklemek üzere direkt olarak Sandbox Foundation’a aktarılıyor. Bugün Ubisoft, adidas, Warner Music Group, Atari, The Walking Dead, Gucci ve hatta Snoop Dogg’un The Sandbox’ta arizleri bulunuyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi arazi sayısının kısıtlı olması rekabeti kızıştırırken büyük markaların bulunduğu alanda araziye sahip olmak kullanıcıya değer katıyor. Borget, 5 maddede The Sandbox’ın markalar için yarattığı değeri özetliyor.

Hayranlarla bağı kuvvetlendirmek

Markaların ya da sanatçıların müşterilerine ve hayran kitlelerine özel erişim imkanı sunması, konser ya da deneyim alanı yaratması, NFT’ler veyahut e-ticaret için farklı indirimlerin paylaşılabileceği alanlar yaratması The Sandbox’ın ortaya koyduğu en büyük avantajların başında geliyor. Bu noktada amaç daha fazla satmak ve gelir elde etmekten çok daha sadık ilişkiler kurarak iletişimi kuvvetlendirmek oluyor.

Borger, sanal dünyalarda her geçen gün daha fazla vakit geçirdiğimizi belirtirken bu alanlarda yaratılacak deneyimlerin, fiziksel dünyada hazırlanan sahnelere ya da açılan mağazalara oranla çok daha hızlı ve etkili olabileceğini vurguluyor. Deneyim için fayda sağlamasının yanı sıra fiziksel alandaki kısıtlı erişilebilirlik ve sınırılı ziyaretçi sayısı sanal araziler için geçerli olmuyor.

Döngüsel ekonomi

The Sandbox’ın yaratıcıları ve geliştiricileri desteklemesi yaratılan ekonominin döngüsel bir şekilde bu sanal evrenin içinde kalmasına imkan tanıyor. Oyun oynarken bir yandan da gelir elde etmek (play-to-earn) kullanıcıların metaverse deneyimlerini daha sık yaşamasına ve burada vakit geçirdikçe daha çok gelir elde etmesine yol açıyor.

NFT kültürünü sahiplenmek

Platformun herhangi bir yazılım ya da ek program öğrenmeye gerek kalmadan NFT yaratmaya imkan tanıması ve bu NFT’lerin yine aynı pazar içerisinde satışa sunulması kapsayıcı bir deneyim yaratıyor. Sebastien Borget, farklı endüstriden markaların birlikte ortaya çıkardığı iş birliklerini örnek gösteriyor.

Nike’nin RTFKT’yi satın almasının ardından adidas’tan gelen metaverse adımı rekabetçi piyasada neler başarılabileceğinin bir örneği. Bored Ape Yacht Club ile The Sandbox’ta bir iş birliği gerçekleştiren adidas, platform için sanal giyilebilir ürünler sunmasının yanı sıra NFT alıcılarına özel fiziksel ürünler de sunuyordu.

sebastien borget

Yakın zamandan bir diğer örnek Gucci’nin interaktif moda deneyimleri sunmak için platformda arazi satın alması oldu. Marka, metaverse deneyimleri için bir alan yaratırken aynı zamanda dijital dünyadaki sanal etkinlikleri için özel bir yere de sahip olacak.

Kullanıcı tarafından oluşturulan içerikler

Markaların pazarlama stratejileri doğrultusunda kullanıcılar tarafından marka için oluşturulan içerikler daha kolay ve güçlü bir bağ kurmaya imkan tanıyor. User-Generated Content Report’a göre tüketicilerin yüzde 90’ından fazlası kullanıcı tarafından oluşturulan içerikleri daha faydalı ve güvenilir bulunuyor. The Sandbox, metaverse’te markalara bu alanı açması için fırsat yaratıyor. Markalar metaverse ve NFT deneyimlerini kuvvetlendirirken markanın hayran kitlesinin yaratım yapması ve gelir elde etmesi mümkün oluyor. Oyun tasarımcıları için belirli aralıklarla ve farklı içeriklerde düzenlenen “game jam”, platformdaki yaratıcı kanalları artırırken ödüller sayesinde katılım sayısı binleri aşıyor.

Sınırsız yaratıcılık

Sebastien Borget’nin son olarak değindiği ancak altını çizmekten geri kalmadığı konu, The Sandbox’ın yukarıda saydığımız başlıklar için sınırsız bir yaratım alanı sunması. Fiziksel deneyimlerin bir uzantısı olan Metaverse’te her şeyin mümkün olabileceğini vurgulayan COO, alışverişten sanat galerilerine konserlerden spor faaliyetlerine kadar farklı örneklerin yaratılabileceğini söylüyor.

sebastien borget

Shift/Space sanal mimarlık ofisiyle hayata geçirilen “Project Aurora”, Ubisoft’un “Rabbids Invade The Sandbox” deneyimi, DJ Blond:ish konseri ya da Japon otome oyun türünden ilham alarak yaratılan “Missing Parts” flörtleşme oyunu ve NFT serisi bu alandaki yaratıcılığın ne kadar sınırsız olabileceğini gösteriyor.

Görsel: SXSW