Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Londra Onur Haftasında ‘Prim Yapan’ Markalara Geçit Yok

Londra Onur Haftasında ‘Prim Yapan’ Markalara Geçit Yok

Dünyanın en önemli LGBTİQ+ etkinliklerinden olan Londra Onur Haftası, marka ve kurumların yaptıkları samimiyetsiz aktivizme dur diyor.

Yılda ortalama 1,5 milyon insana etki eden ve 30.000 kişilik bir yürüyüşe sahne olan Londra Onur Haftası, yeni rainbow / pink-washing (bireylerin / kurumların LGBTIQ+ topluluğu üzerinden prim yapması) karşıtı politikasıyla, markaların ancak yılın kalan 364 gününde aktif olmayı taahhüt etmesi halinde yürüyüşe dahil olabileceğini açıkladı.

Markaları Tüm Yıl Aktivizme Dahil Eden Program: Pride in the City

Londra Onur Haftası yürüyüşüne katılmak isteyen markaları zaten sıkı bir eleme sürecinden geçiren Londra Onur Haftası İnisiyatifi, bu kriterleri bir adım daha öteye taşıyarak markaların LGBTIQ+ hakları konusundaki samimiyetini 364 günlük bir sınava tabi tutmaya başlıyor. Pride In the City programı kapsamında marka ve kurumların transfobi karşıtı bir işe alım politikası benimsemeleri, cam tavan stigmalarını aktif olarak reddetmeleri; program dahilindeki sanal ve fiziksel etkinlik / eğitimlere sponsor olmaları ve kurumsal kimlikleri çatısı altında yıl boyunca çoğulculuk odaklı tutarlı* bir iletişim yapmaları bekleniyor. Tüm bu kriterlerin yanı sıra marka ve kurumların onur haftası boyunca elde edecekleri görünürlük ve pozitif marka imajına karşılık programın belirlediği bir yıllık ücret ödemeleri de gerekiyor. 

Heart, Taimi ve Gaydio gibi doğrudan LGBTIQ+ toplulukları hedefleyen markaların yanında; Netflix, TESCO, United Airlines, Durex, Coca Cola ve WeWork gibi ana akım global markalar da 2023 yılında programa katılanlar arasındaydı. Ödenecek bu meblağ aynı zamanda marka ve kurumların dahil oldukları şemsiye altında ne kadar “ciddi” olduklarının da bir göstergesi olarak değerlendirilecek.

*Dünya Bankası’nın 2023 yılı sonun da yayınladığı Thematic Note on SOGI Inclusion and Gender Equality isimli cinsiyet yönelim odaklı gelişim raporuna göre, ancak şirket ve kurumların 2034 yılına kadar olan dilimde atacakları somut ve yasalarla düzenlenmiş adımlarla aradaki uçurumu bir nebze de olsa kapatmak mümkün olabilir.

 

Görsel: Pexels