Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Süper Kahramanlar Kostümleri Olmadan da Kahramandır

Süper Kahramanlar Kostümleri Olmadan da Kahramandır

Serena Williams'ın kıyafet tarzının özgürlüğünü destekleyen Nike, sporcusunu asla yalnız bırakmıyor ve tenis federasyonlarının bazı şeyleri yeniden düşünmesini sağlıyor.

Batman kostümü yokken Bruce Wayne değil sadece. O hiçbir zaman Bruce Wayne değil, o hep Batman. Her zaman kötülerle mücadeleye hazır ve aç. Ya da Peter Parker, örümcek kostümünü çıkardığında sadece 17 yaşında bir liseli değil. Onlar aslında her zaman kahramanlar ve günlük hayattaki kimliklerini kostüm olarak giyiyorlar. Bu yüzden onlardan kostümlerini alsanız da onlar dünyayı kurtarmaya, bizleri korumaya ve sevdikleri şeyleri yapmaya devam edecekler. Serena Williams da gerçek hayattan bir spor kahramanı ve onu hangi kostümü giyerse giysin bu yolda tutamazsınız.

Serena Williams bu sene kıyafetinden ötürü katıldığı son Fransa Açık’ta uyarı almıştı. Giydiği siyah, vücuduna yapışan bodysuit’ten ötürü Serena uzaklaştırılmıştı. Nike de bu konuyla ilgili çok hoş bir tweet attı geçtiğimiz günlerde. şimdiye kadar 3 Fransa Açık şampiyonluğu olan Serena’yı kastederek “kahramanların kostümlerini alabilirsiniz ama güçlerini alamazsınız” dediler.

Tenisin Prensesi, Savaşçı Serena

36 yaşındaki sporcu kızını doğurduktan sonra ilk kez sahalara geri dönmüştü bu turnuvada. Serena verdiği bir röportajda kendini savaşçı bir prenses gibi hissettiğini dile getiriyor bu kıyafetle. Hatta Wakanda’lı bir prenses diyerek Black Panther’e de gönderme yapıyor. Her zaman süper kahraman olmak istediğini belirten Serena, bunun onun tarzı bir kahramanlık olduğunu da söylüyor. Tabii ki bu kıyafet sadece görsel tasarım olarak bir harika değil. Ayrıca medikal açıdan da doğum sonrası komplikasyonlar yaşayan Serena’nın kan basıncına yardımcı olacak bir tasarıma sahip. Bodysuit, Serena’nın kan pıhtılarını önlemesine yardımcı olmak için özel olarak tasarlandı. Vogue’a verdiği röportajda bu yüzden giysilerinin önemini de belirtiyor.

Modanın baş şehirlerinden olan Paris’te ve ülkesi Fransa’da kıyafetinin turnuva giyim kodlarına uymaması adına sorun yaşaması çok enteresan gerçekten Serena’nın. Wimbledon’da da 1963 yılından beri tenisçilerin beyaz giymesi sıkı bir kural mesela. Fakat uzun dönemli sponsoru olan Nike, sporcusunun kıyafet konusundaki tercihlerini destekliyor ve onun özgürlüğünü kısıtlamıyor. Hatta 37 yaşındaki modacı Virgil Ablah’la Serena için marka Queen isimli bir koleksiyon dahi yarattı.

Nike Hep Serena’nin Yanında

Tabii ki Serena’nın gündemi burada bitmiyor ama. Fransa Açık’ta sıkıntı yaşayan Serena, şimdi de Amerika Açık’ta sahnede. Gerçi burada bu sefer kıyafetinden ötürü uyarı almıyor ama giydiği tütü ve bir kolu kahverengi gerisi siyah üstle yine göz dolduruyor. Kendisi gerçekten sporcu ve savaşçı bir prenses. Amerika Açık’ta da açıklama yapıyor bu arada Serena ve Fransa Açık komitesiyle konuştuklarını belirtiyor. Her şeyin yolunda olduğunu, karşılıklı uzlaşmaya varıldığını söylüyor. Zaten Fransa Tenis Federasyonu Başkanı Giudicelli de bir açıklamasında fazla ileri gitmiş olabileceklerini belirtmişti.

Amerika Açık’taki kıyafetine gelecek olursak, gerçekten harika. Serena Williams’ın kendini ve sporunu istediği şekilde özgürce yaşayabilmesi çok harika. Tabii ki bunlar spor müsabakaları kıyafetler sporun önüne geçmemeli. Ama bir sporcu aynı zamanda estetik görünmek istiyorsa bunu da kimse yadırgamamalı. Motorcu ceketiyle gelen Serena gerçekten maçı kazanmaya hırslı olduğunu ve çocuğu sonrası sahalara ciddi bir şekilde döndüğünü de gösteriyor.

Ve yine Nike de Serena’yı ne kadar desteklediğini yayınladığı harika bir reklamla anlatıyor. İnsanın izlerken gözleri doluyor reklamı. Bir baba kızın birlikte kurdukları hayallerin, bir babanın çocuğuna verdiği ipuçlarının hala geçerli olduğunu ve Serena’nın hayatı boyunca o genç kız gibi hayallerinin peşinde olduğunu gösteriyor reklam. Tek kelimeyle harika.

willing to design dresses for her for life.

A post shared by @ virgilabloh on

Görsel: Twitter

REKLAM