Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Plastik Sandalyenin Enstrüman Olarak Yeniden Doğuşu

Plastik Sandalyenin Enstrüman Olarak Yeniden Doğuşu

Maryland Üniversitesi’nden sanat eğitmeni Dan Ortiz Leizman, sıradan plastik sandalyeleri arp telleri ve akort burguları kullanarak müzik aletlerine dönüştürüyor.

Plastik sandalyeler, genellikle hayatımızın neredeyse görünmez bir parçası olarak her yeri sarmış durumda. Gerektiğinde depolardan ya da bodrumlardan çıkarılan, iş bittikten sonra üst üste dizilip kaldırılan bu sandalyeler, Maryland Üniversitesi (UMD) sanat eğitmeni Dan Ortiz Leizman‘ın çalışmalarında bambaşka bir işleve kavuşuyor. Leizman, biçimden çok işleviyle öne çıkan bu sandalyeleri sanat eserlerine ve müzik aletlerine dönüştürüyor; geri dönüştürülemeyen bu plastik nesnelerden teller takarak ve ortaya çıkan enstrümanları çalarak canlı müzik yaratıyor.

Sandalye, ikinci hayatına arp olarak devam ediyor

Bu plastik sandalyeler, tek parça plastikten üretilen bir tür monoblok sandalye. Bu nedenle Leizman, bu enstrümanlara “monobloc harps” yani “monoblok arp” adını veriyor. Leizman ve Wednesday Kim monoblok arpları, Smithsonian’ın Hirshhorn Müzesi’nde düzenlenen etkileşimli ses ve çok duyulu sanat festivali Sound Scene kapsamında insanların huzuruna çıkarmış. UMD’nin Immersive Media Design programında görev yapan sürükleyici medya teknisyeni Ian McDermott da projeye teknik ve sanatsal destek veriyor. Leizman’ın çalışması, Arts for All ArtsAMP hibesi tarafından destekleniyor.

Monoblok sandalye nasıl doğdu, neden bu kadar yaygın?

Genellikle beyaz renkte olan monoblok sandalye, hafif, istiflenebilir bir polipropilen sandalye ve sıklıkla dünyanın en yaygın plastik sandalyesi olarak tanımlanıyor. Adı , bu durumda tek parça halinde enjeksiyon kalıplama yöntemiyle üretilen bir nesneyi ifade eden mono – (“bir”) ve bloc (“blok”) kelimelerinden geliyor. Kanadalı Douglas C. Simpson tarafından 1946’da tasarlanan tek parça plastik sandalyenin varyantları, 1970’lerde Allibert Group ve Grosfillex Group tarafından üretime alındı. Bazı kaynaklar ise 1972 tarihli “Fauteuil 300” modeliyle Nurieux-Volognat’lı Fransız mühendis Henry Massonnet’i Monoblok sandalyenin mucidi olarak gösteriyor. Bu tasarımların üretiminden önce, 1965’te Joe Colombo’nun Model 4867 Universal sandalyesi ve 1967’de Vico Magistretti’nin Selene sandalyesi üretilmişti, ancak monoblok sandalye tasarımı için herhangi bir patent başvurusu yapılmadı. O zamandan beri dünya çapında milyarlarca üretildi.

Müzik aletleri pahalı olmak zorunda değil

Leizman, plastik bir bahçe sandalyesini telli bir çalgıya dönüştürdüğünü gören insanların, müzik aletlerinin pahalı olmak ve klasik eğitim gerektirmek zorunda olmadığını fark etmesini umduğunu söylüyor. Ona göre müzik yapmak gibi harika bir deneyime herkes erişebilmeli.

Monoblok arp fikri, geçen yaz Maine eyaletinin Penobscot kentindeki Cannery’de gerçekleştirilen bir sanatçı rezidansı sırasında ortaya çıkmış. Ses sanatına adanmış bu tesisteki rezidansa dokunsal hoparlörler yapmak amacıyla giden Leizman, kısa süre içinde stüdyodaki monoblok sandalyelere takıntılı hale gelmiş ve bu sandalyeler hakkında daha fazla şey öğrenmek istemiş.

Savaş sonrası mobilyalara duyduğu ilgiyi giderek büyüten Leizman, sandalyelerin animasyonlarını yapmaya ve Google Maps üzerinden Küba, Yunanistan ve kendisiyle kişisel bağları bulunan başka yerlerde bu sandalyeleri bulmaya başlamış.  Gitar, piyano ve bir miktar viyolonsel çalan sanatçı, daha sonra teller ile akort burgularının nasıl birlikte çalıştığını anlamak için bir ukuleleyi sökmüş. Ardından sandalyelere delikler açarak arp tellerinin yerleşimi üzerinde denemeler yapmış. Yeni sandalyelerde tellerin konumlarını değiştirerek enstrümanların istediği sesi vermesini sağlamış.

Leizman ,yaptığı enstrümanlar için temel melodiler yazıyor ancak çalarken büyük ölçüde doğaçlama yapıyor. Ortaya çıkan müzik yumuşak ve hafif hüzünlü bir karakter taşıyor. Leizman bunu, çökmekte olan bir dünyada güzellik bulma misyonunun hassas bir yansıması olarak tanımlıyor.

Sanatçı, çöpe atılmış bir sandalye bulup onu enstrümana dönüştürerek güzel bir şey ortaya çıkarmanın kendisine büyük bir özgürlük verdiğini söylüyor. Ona göre bu nesnenin müzik aleti olarak yerleşmiş bir kuralı ya da öğretisi olmadığı için kimse çaldığı şeyin “yanlış” olduğunu söyleyemez.

Görsel: Dan Ortiz Leizman


Plastik Sandalyeden Tekerlekli Sandalyeye