Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Gerçek Dünyanın Pikselleri

Gerçek Dünyanın Pikselleri

Hanover ve Berlin merkezli sanat ikilisi Quintessenz, analog ve dijital dünyayı birleştiren yerleştirmeleriyle görenlerin kafalarını ekranlardan gerçek dünyaya döndürüyor.

Dünyamızın piksellerini görebilsek ne değişik olurdu değil mi? Yaşadığımız habitatı düşünün, bir Photoshop ekranıymış gibi büyütebildiğinizi. Düşünsek de yapamayız fakat sanat sayesinde bu düşüncelerimizi gerçeğe uyarlayabiliriz. Hanover ve Berlin merkezli sanat ikilisi Quintessenz de bazı düşünceleri gerçeğe uyarlayan bir ekip.

Quintessenz, yakın zamanlarda Adriyatik Denizi’ndeki Paxos adasında yer alan ve yeni finanse edilen Paxos Contemporary Art Project için büyük çaplı bir sanat yerleştirmesi gerçekleştirdi. Bu sanat yerleştirmesini ikili her ne kadar takdir edilmek ve kendi beğenileri için tasarlamış olsalar da yerleştirmenin 400 yıllık bir harabenin içerisinde olmadı sanat ikilisinin işinin değerini artırıyor. Özellikle işin tarihi ortamda olmasının getirdiği karşıtlık da sanat eserinin viral bir şekilde yayılmasını sağlıyor.

Renkler ve Piksellerin Gücü Adına!

Kromatiğin köklerine inen yerleştirmede Quintessenz ikilisi Thomas Granseuer ve Tomislav Topic, graffitiden de faydalanıyorlar. Ayrıca bu yerleştirme için sprey boya, tekstil, montaj ve dijital imajları çalışmalarında birleştiriyorlar. Büyük alana özgü eser ve cephe duvar resimlerinde çoğunlukla ana ilham kaynağı olarak şekli alıyorlar, aynı zamanda konumdaki estetik unsurları da onlara ilham veriyor.

İkili, çoğunluk ürettikleri yerleştirmelerde, soyut kreasyonlarını sunmak ve izleyicinin algısına meydan okumak için mekanları çerçeveye dönüştürüyor.

Bu fikir, 2017 yılında Les Baux-de-Provence, Fransa’da kurulan Paradis Perdus’un ve Ocak 2018’de Moda Haftası Berlin için oluşturdukları Flickering Lights’larda mevcut. Eski iki yerleştirmelerinin devamı gibi olan Paxos yerleştirmesinde de sanatçılar ışık koşullarıyla ve bakış açılarıyla etkileşime giriyorlar. Bunun için de çeşitli katmanlardaki boyalı veya sprey boyalı kumaşları kullanıyorlar. Ağırlığı bir ton olan Flickering Lights yerleştirmesinde mesela 32 bin metrekareden fazla kumaş Panorama Berlin salonuna asılmış ve 200’den fazla galon boya kullanılmış.

Yunanistan’daki son yerleştirmeleri de Paradis Perdus yerleştirmesine benziyor. Yarattıkları eserin etkisini vurgulamak için sanat ikilisi yine mimari yapıyı kullandı. Dijital soyut imgelerden gerçek dünyaya geçiş sağlıyor oluşu sanal ve yaşadığımız gerçeklikler arasında bir bağ kuruyor adeta. Ve bu geçişteki derinliği ve perspektifi yaratmak için renk tonlarını ve farklı boyutlardaki kumaşları kumaşlar katmanlar olarak kullanmaları harika. Eserin arasında gezinirken, harekete bağlı olarak daha büyük ve daha küçük görünmesi analog ve dijital dünyadaları bağlayan bu eseri bireysel bir deneyime dönüştürüyor. Quintessenz ikilisi yarattıkları eserlerle katılımcıların kafalarını telefonlarından kaldırmalarını ve ışıkla malzemenin keyfini çıkarmalarını arzuluyor.

Şayet yolunuz Yunanistan’a düşerse Paxos Contemporary Art Project 9 Eylül’e kadar ziyarete açık. Quintessenz’in daha fazla eserini ise Instagram ve sitesinden inceleyebilirsiniz.

Görsel: QuintessenzInstagram