Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

“Reklamcı mı, Influencer mı”: Nihan Dinç

“Reklamcı mı, Influencer mı”: Nihan Dinç

İnternetteki popüler reklamcılarla yaptığımız sohbetlerde bu haftaki konuğumuz olan Nihan Dinç, internet ünlüsü olmak ve reklam sektöründe çalışmak üzerine sorularımızı yanıtladı.

Reklamcıların hayatı bir noktada hep gözlemle alakalı oluyor. Arkadaşını, her zaman gittiği kahvecideki yan masasına oturan çifti, yolda sürekli gözüne çarpan yaşlı amcayı hep izliyor reklamcı. Bilinçli ya da bilinçsiz bu onun hayatının bir parçası oluyor. Kimileri meslek hastalığı der kimileri merak buna. Sahadaki gözlem yeteneğiyle masa başındaki yaratıcılık birleşince de markaların istediği şey oluyor zaten: güzel iş. Bazı reklamcılar sadece reklamla yetinmiyor. Reklamcıların kariyer planlarını değiştirerek yeni sektörlerdeki yolculuklarını eski reklamcı serimizde de inceliyoruz. Şimdi de yeni bir seriyle karşınızdayız: Reklamcı mı Influencer mi? Biz ikisini de yapma demiyoruz ama reklamcılara hangisini hobi olarak yaptıklarını soruyoruz. Daha öncesinde bu sorunun cevabını Kutsal BayraktarŞakir YıldırımEzgi HindistanAta SözütokGökhan YücelOnur Kutluer ve Deniz Agah gibi isimlerle konuşmuştuk. Şimdi Nihan Dinç ile birlikteyiz.

Nihan Dinç sektörün stratejistlerinden. Nihan eğlenceli strateji ve düşüncelerini sadece sektörde değil sosyal platformlarda da göstermekten çekinmiyor. Twitch’te yayınları 100 binden fazla izleniyor. Instagram’da 11 bin takipçiye sahip. Arada sırada da Nyan ismiyle DJ kabinine geçiyor. Nihan ile internette ünlü olmak ve reklamcı olmak arasındaki farklarla benzerlikler üzerine yaptığımız sohbetimize geçelim.

Hobicilerde Şimdiki Durak: Nihan Dinç

Hangi markalarla çalıştın ve bu markalara hiç çalışmadığın ya da çalıştığın dönemde kendi hesabından bir paylaşım yaptın mı?

Nihan Dinç: Ajansta çalıştığım markalar Vodafone, Vodafone Freezone, Denizbank, Nike, TEB gibi dev markalar oldu genelde. Bunların yanı sıra Okey, Karaca, Doğadan gibi markalarla da çalışma fırsatım oldu. Daha sonra kurumsala geçtiğimde ise Akbank’ta Dijital İletişim Yöneticisi olarak görev aldım. Bu görev boyunca yayınlarımda işimi gizli tutmaya özen gösterdim.

Yayıncı/influencer olarak bir marka özelinde çalışmalarım olmadı ancak ESL’in düzenlediği Türkiye Şampiyonası ve BLAST PRO Series için gönüllü influencer olarak görev aldım/almaktayım.

Hiç senin de geliştirdiğin bir projede influencer kullanıldı mı?

Nihan Dinç: Elbette! Ajansta da marka tarafında da influencer’larla çalıştığımız onlarca proje geliştirdik. Ajans tarafındayken, Caramio, Vodafone gibi markalarla influencer ortaklıkları gerçekleştirdik. Marka tarafındayken ise, Bababank Projesinde birçok influencer ile çalışma fırsatı yakaladık.

Bir markaya stratejist olmayı mı yoksa influencer olarak paylaşım yapmayı mı tercih edersin?

Influencer’ın bizimle paylaştığı hayatı bir buzdağının görünen kısmı aslında. Görünmeyen tarafta ise ciddi bir marka yönetimi süreci var. Hem de markanız bizzat kendinizsiniz. Artılarını, eksilerini çok iyi bildiğiniz ve en mükemmel olmasını istediğiniz bir proje gözüyle baktığınızda neden bahsettiğimi anlarsınız. Bu yönden baktığınızda influencer olmak -olana kadar- hem çok keyifli hem de çok zor bir iş. Marka stratejistliği ile arasındaki o benzerlik açıkçası bana çok keyif veriyor. Bu durumda ikisi de benim için aynı derece keyifli ve aynı derecede zor işler. Seçim yapmak zor.

View this post on Instagram

Negzel de hatira 🤘🏻

A post shared by niyan (@nihandinc) on

Türkiye’de takipçi sayısı yüksek bir reklamcıdan ajans tarafında beklentiler ne oluyor ya da beklenti olmuyorsa bu iyi bir şey mi?

Ajans tarafından beklentiler elbette oluyor. Beklentinin karakterine göre iyiyi ve kötüyü belirlemeliyiz. Mesela “oley bedava influencer, ilgili ilgisiz tüm oyun içeriklerini Niyan’a paylaştıralım” beklentisi elbette olumsuz. Ancak “X markamız için bir oyun projesi hazırlarsak senin de görüşlerini kullanırız, deneyiminden faydalanırız Niyan” beklentisi ise bir influencer’ı kullanabileceğiniz en efektif yol olabilir. En azından ben kendimi ikincisinde daha mutlu hissediyorum.

Hangisi daha kolay internette takipçi yükseltmek mi yoksa reklam izletmek mi?

İnanın ki bunda da “şu daha kolay” gibi bir seçim yapamıyorum. İkisi de öncelikle iyi bir görünürlük ile geliyor (buraya parantez içinde bütçe eklemek istiyorum). Bu görünürlük ile erişilen kitleyi elde tutmak asıl zor iş. Stabil ve kalıcı olabilmek için ikisinde de yaratıcı olmak, düzenli paylaşımlar yapmak, rakiplerden ayrışmak ve kaliteli içerik arayışını hiçbir zaman kaybetmemek kritik.

Şaka yapmayan fenomen olmak zor. Ama markalar için de şaka yapmak kolay değil. Fenomen olarak bu konudaki görüşlerin ne?

Ben işim gereği o kameranın karşısına geçtiğimde beni izleyenleri eğlendirmek zorundayım. Gerek oyun kalitemle, gerek sohbetimle, gerek izleyicimle olan etkileşimimle o kişinin iyi zaman geçirmesinden sorumlu olduğumu biliyorum. Bizim mecra birazcık şovmenlik birazcık Güzin Abla’lık karışımı oluyor. Bu noktada benimle ortaklığa gidecek bir markanın zaten hedef kitlesine yaklaşımı benim dilimden olmak zorunda. Mesela, bir oyun sitesi ile çalışmak oldukça rahat olurken beni bir bankanın Twitch üzerindeki elçisi olarak hayal etsenize. Lolipop yerken kredili mevduat hesabından bahsediyorum…

İş doğru influencer’ın doğru markaya çalışmasını sağlayacak olan ajansta bitiyor.

Takipçi yükseldikçe kendine koyduğun sansürler oluyor mu? Otosansür mekanizman varsa nedir?

Maalesef, ister istemez. Mesela yayıncılığa ilk başladığım zamanlar 10 kişiye yayın yaptığım dönemlerde en sevdiğim şey yayında rakı içip izleyicilerle dertleşmekti. Tam bir siber rakı sofrası kurardık. Herkes masasının fotoğrafını atardı, sohbet muhabbet gırlaydı. Şimdi ise kamera karşısında değil rakı, sigara içmem bile sorun teşkil ediyor. İzleyici kitlem kalabalıklaştıkça aralarına yaşça küçük insanlar da katılmaya başladı ve onlara kötü örnek olmaktan çekiniyorum.

Bir stratejist olarak mı yoksa gamer influencer olarak mı Twitch mecrasını tercih ettin?

Aslında bir stratejist gözüyle Twitch’te “iyi oyun oynayan ve vücudunu sergilemeyen kadın” alanında boşluklar olduğunu fark etmem ile başlayan bir yolculuk bu. Influencer olarak başka bir mecrada güçlenip daha sonra Twitch’e geçmedim. Niyan orada doğdu.

X nesline reklam stratejisi belirlemek mi yoksa twitch yayıncısı olarak konuşmak mı daha zor? 

Açıkçası Twitch yayıncısı olarak X nesli ile iletişime geçmemin reklam stratejileri oluşturmamda etkisi çok büyük. Aynı zamanda reklamcı olmamın da o nesille iletişime geçmemi kolaylaştırdığını söyleyebilirim.

İki alandan da ciddi anlamda besleniyorum. Gerçek hayattan ve sektörden arkadaşlarım yayınlarımı izlerken gerçek Nihan ile Niyan arasındaki farkı çok net görebilirler. İzleyicilerim de gerçek hayatta benimle tanıştıklarında kamera önündekinden daha olgun bir Niyan gördüklerini belirtiyorlar.

Nihan Dinç’ten Küçük Bir Seçki

View this post on Instagram

Potg

A post shared by niyan (@nihandinc) on

Nihan’ı Twitch ve Instagram’dan takip edebilirsiniz.

Görsel: Nihan Dinç

REKLAM