Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Boğaziçi Direnişi ve Z Kuşağının Sosyal Medya Araçları Kullanımı

Boğaziçi Direnişi ve Z Kuşağının Sosyal Medya Araçları Kullanımı

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, rektörlerinin okul içerisinden demokratik olarak seçilmesi için başlattıkları protestolarda yenilikçi iletişim yöntemleriyle dikkat çekiyorlar.

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2 Ocak 2021 günü Sayın Cumhurbaşkanı tarafından rektörlük görevine Melih Bulu atandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlayan ve Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktorasını gerçekleştiren Melih Bulu’nun göreve geliş yöntemine karşı tepki gösteren öğrenciler ve akademisyenler 4 Ocak’tan bu yana protestolarını sürdürüyor. Boğaziçi Direnişi olarak protestolarını ve taleplerini tek noktadan ileten öğrenci ve akademisyenler pek çok farklı yöntem ile atamaya tepkilerini gösteriyor. Akademisyenler rektörlük binasına arkasını dönerek 3 haftayı aşkın süredir sessiz eylemlerini sürdürüyor. Öğrenciler helva kavurarak, yoga yaparak, Metallica çalıp dans ederek protestolarını sürdürdü.

Boğaziçi Direnişi bir başka protesto formu olarak yurt içinden ve dışından gelen eserlerle bir sergi hazırladı ve ardından öğrenciler 31 Ocak’ta eserler hakkında açıklama da yayındı. 1 Şubat’ta kampüs çevresinde polis müdahalesi ve gözaltına alınan öğrencilerle birlikte sosyal medya üzerinde konuya ve protestolara dair ilgi arttı. Polis müdahalesiyle birlikte 159 kişi gözaltına alınırken İstanbul Valiliği de bu bilgiyi doğruladı.

Boğaziçi Direnişi sesini her sosyal medya ağları üzerinden duyuruyor

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri 1 Şubat’ta bu polis müdahalesinin unsurlarını görmesiyle birlikte artık sağır sultanın bile kulağına gitmiş, gitmese bile kar suyunu kaçırmış olan ses tabanlı sosyal ağ Clubhouse’ta açılan bir oda ile Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri kampüs içinden arkadaşlarıyla iletişime geçerek yaşanan olayları paylaşmaya başladı. Bu sırada kanaat önderleri ve ünlü isimlerin katılımı ile yayının erişimi artarken Ocak başından beri Türkiye’de aktif olarak kullanılan uygulamanın markalar, ajanslar ve influencer’lar için nasıl katma değer yaratabileceği tartışmalarını bir kenara bırakarak Z kuşağı için ne kadar etkili bir haberleşme ve bilgi aktarma aracı olabileceğini gösterdi.

Clubhouse’da odadaki kullanıcı sayısı 5.000 olan tavan sınırına ulaşınca oda içindeki öğrenciler bir başka oda açarak öğrencilerin, kampüste yaşananların ve mezunlar derneği üyeleri ile eski mezunların konuşmalarını oraya da naklen iletti. Ayrıca şu anda Android versiyonu olmayan Clubhouse’a alternatif olması için aynı odadaki konuşmalar bir Discord sunucusu açılarak buradan da yayınlandı.

Z Kuşağı için canlı yayın bir norm

Boğaziçi Direnişi iletişim kanalları ve öğrenciler buna paralel olarak ise Twitch, Instagram, Periscope üzerinden sürekli olarak canlı yayınlar açtı. Ve Clubhouse üzerinden güncel bilgiler paylaşılmaya devam etti. Bu sırada oda içinde eylem yöntemleri ve üst jenerasyonlardan öğütler dinlenmeden sadece sürecin ve bilginin akmasını sağladı. SXSW 2015’te Twitter içinde canlı yayın yapması sağlayan Meerkat’in çıkışı ile birlikte canlı yayın yapmanın bir norma dönüşmesinden 6 yıl sonra, canlı yayın kültürünün içinde büyüyen Z kuşağı ne istediğini açık ve net şekilde ifade etti. Z kuşağı üzerine geçmiş nesiller uzun uzun konuşup, araştırma ve analizler yapıp raporlar yayınlarken bir neslin kendini dışa vurumu bu anlamda hem pazarlama profesyonelleri hem de küresel etki perspektifinden kendini gösteriyor.

boğaziçi direnişi

Z kuşağı denildiğinde olmazsa olmazlardan birisi de TikTok elbette. Adette bir jenerasyon için Myspace veya mIRC ne ise TikTok’un da Z kuşağı için böyle bir anlamı olduğunu söylemek pek de abartı olmaz. Keza TikTok bu nesil için bir mecradan çok bir kimlik anlamına da geliyor. Bu anlamda TikTok’u Reddit, 4Chan gibi topluluk hissinin pekiştiği mecraların yanına, Redditor ve TikToker gibi tanımlamalar eşliğinde, koyabiliriz. Twitter, Facebook veya Instagram konusunda ise bu kadar güçlü bir aidiyetin olduğunu söylemek pek mümkün değil. “Instagrammer” tanımı da sözlükte ve Instagram arayüzünde bir karşılığı olsa da gündelik hayatta, akademide veya basında tanınmış bir topluluk üyesi olduğunu söylemek zor. Öte yandan TikTok üzerinden gençler iletişime geçerek eski ABD Başkanı Donald J. Trump’ın bir mitinginden onlarca, yüzlerce bilet alıp katılmamışlardı. Ve bu eylemleriyle ana akım medyada yer almışlardı. Benzer bir yaklaşımla Boğaziçi Direnişi içindeki öğrenciler seslerini TikTok üzerinde de duyuruyor.

@ebruebitenmaki

#boğaziçiüniversitesi #Rektör atamasına direnmeye devam ediyor yeni videoları👍 #Keşfet Keşfetteyiz #Beniöneçıkar

♬ orijinal ses – ✌️EBRU✌️

@bakiyilervar

#boğaziçiüniversitesi #boğaziçi #iyigençlik #rektörkayyumistemiyoruz #iyilik_kazanacak #iyiparti #türkiye🇹🇷

♬ orijinal ses – BakİYİlervar

Son olarak Boğaziçi Direnişi için öğrenciler yaptıkları protestoların nedenlerini üç ana başlık üzerinden anlatıyor ve her mecrada, farklı öğrencilerin ağzından aynı, ortak talepler gündeme geliyor.

  • Atanmış kayyum rektör istemedikleri ve dolayısıyla Melih Bulu’nun istifa etmesi
  • Üniversitelerin kararları ve rektörler üniversitelerin iradesiyle belirlenmesi
  • Gözaltındaki öğrenciler serbest bırakılması