Amerikalı tasarımcı Kelly Wearstler, bugüne kadar ağırlıklı olarak iç mekan ve ürün tasarımıyla tanınırken müzik enstrümanları dünyasına da adım attı. Birleşik Krallık merkezli prestijli piyano üreticisi Edelweiss ile ortaklaşa geliştirdiği “Timbra”, Wearstler’in tasarım portföyündeki ilk piyano olarak dikkat çekiyor.
Kum tepelerinin akışkanlığından ilham alan çerçevesiz bir piyano olan Timbra, geleneksel kuyruklu piyano formundan uzaklaşarak organik ve akışkan hatlara sahip bir heykeli andırıyor.
Los Angeles merkezli tasarımcının enstrümanı tasarlarkenki amacı, enstrümanın etrafında değil, enstrümanla birlikte tasarlamayı öğrenmek olmuş. Wearstler, piyanonun kendine özgü kuralları olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yapmış: “Piyanonun kendi mantığı ve pazarlığa açık olmayan unsurları var. Ses korunmak zorunda.”

Timbra’nın üretiminde, akustik özellikleri nedeniyle piyano yapımında sıklıkla kullanılan ahşap tercih edilmiş. Wearstler, kariyerinde öne çıkmasını sağlayan çok katmanlı konut ve otel projelerinde de sıkça yer verdiği bir malzeme olan huş ağacını seçmiş.
Piyanonun dış yüzeyi dalgalı hatlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle huş kaplamadan tek parça halinde CNC teknolojisiyle hassas biçimde oyularak oluşturulan kıvrımlı kapak, tasarımın en çarpıcı unsurlarından biri. Enstrümanın CNC ile işlenmiş huş kaplama gövdesi ve ayakları da aynı şekilde yuvarlatılmış ve çerçevesiz formda tasarlanırken, piyanoya eşlik eden ahşap tabure de kavisli bir forma sahip.

Tasarımcıya göre projenin çıkış noktası doğadaki formlar. Ahşabı katmanlar halinde kullanarak vahşi manzaraları çağrıştıran bir enstrüman yaratmayı hedeflediğini belirten Wearstler bunu şöyle açıklıyor: “Su, kum tepeleri, doğadaki hareketlerin organik biçimi… Akışkanlık üzerine çok düşündüm; sesin mekan içinde nasıl hareket ettiğini de.”
Huş ağacının oyma işlemlerine verdiği tepkinin ve damarlarının, beklenmedik ve son derece güzel biçimlerde ortaya çıkması tasarımcıyı cezbediyor.

Timbra, verdigris, fawn, syrah, dune, ink ve ash adı verilen altı yarı saydam yüzey seçeneğiyle sunuluyor. Piyanonun ses tablasında Sitka ladini kullanılırken, enstrümanın iç yapısı ise patentli kaynaklı çelik bir çerçeve tarafından destekleniyor.
Wearstler için bu proje ilk müzik enstrümanı tasarımı olsa da fikir, Edelweiss ile daha önce gerçekleştirdiği iş birliklerinden doğmuş. Tasarımcı, markanın piyanolarını birçok iç mekan projesinde kullanmış. Her seferinde kendisini daha da ileri gitmek isterken bulmuş. Sadece bir mekana piyano yerleştirmek değil, onun aslında ne olabileceğini sorgulamak istemiş. Wearstler’a göre piyano sadece bir enstrüman değildir; bir odada varlık gösterir ve etrafındaki her şeyi değiştirir.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Görsel: Kelly Wearstler






