Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Veri ile Tasarlanan Kentler: Instagram Caddesi Zumba Sokak

Veri ile Tasarlanan Kentler: Instagram Caddesi Zumba Sokak

Bits'n Bricks ile mimarlıkta veri madenciliğini, yemeksepeti.com ve sahibinden.com ile Kadıköy'u tekrar haritalandırmalarını konuştuk.

Eskiden bir bilgiye ulaşmak için neredeyse kırk takla atılırdı. Araştırdığınız konu ile ilgili kişiye ulaşmak, nerede olduğunu bulmak günlerce sürebilirdi. Artık kendimizle ilgili bilgileri birçok yerde, herkese açık şekilde paylaştığımızdan, biz potansiyel müşterilerin daha iyi tanınmasını ve ulaşılabilirliğimizi artırıyor. 

Dünyada da “location-intelligence” olarak geçen “konum bilgisi” konusu, yeni yeni hız kazanmaya başlıyor. Tüm sektörler sahip oldukları verileri nasıl kullanabiliriz ve bundan nasıl bir katki sağlarız diye uğraşıyor. Çünkü ellerindeki veriler, işlenmemiş birer hazine gibi şu an. Bu veriler, veri madenciliği başladığından beri çeşitli şekillerde karşımıza çıkıyor. Reklam sektöründeyseniz hedeflemeli reklam yapmak için bu verilerden yararlanıyorsunuz. Moda sektöründeyseniz, mağazacılık özelinde müşteri deneyimini artırmak için bu verilerden faydalanabiliyorsunuz. Artırılmış Gerçeklik (AR) gibi teknolojik gelişmeleri kullanılıp, bu teknolojiyi konum bilgisiyle birleştirip Pokemon GO gibi oyunlar tasarlayabiliyorsunuz. Kısaca, tüketici deneyimini artırmak için her mecrada kullanabiliyorsunuz. Eğer bu kavrama pek aşina değilseniz, Forbes’un konum bilgisi konusu üzerine yayınladığı “The Power of Place: How Location Intelligence Reveals Opportunity in Big Data” adlı araştırmayı da okuyup konunun önemini anlayabilirsiniz.

Mimarlık da bu açıdan henüz tükenmemiş bir konu başlığı. Konum bilgisi, konuştuğumuz dört mimarın da kişisel merakı. Bits’n Bricks farklı alanda çalışan dört mimarın bir araya gelerek yarattığı bir oluşum. Bilge Kobaş, Can Sucuoğlu, Elif Ensari ve Cemal Koray Bingöl, yıllar içerisinde, hazırlanma ve tasarım süreçlerinin ağırlıklı olarak veri araştırma, inceleme, temizleme, görselleştirme üzerine olduğunu keşfedip optimize etmek için Bits’n Bricks’i kuruyorlar.

Bits’n Bricks, insanların herkese açık olarak paylaşmayı kabul ettiği verileri kullanıp akıllı konum haritaları çıkartıyor. Örneğin, Instagram’daki herkese açık paylaşılan #zumba fotoğrafları ya da yemeksepeti.com ve sahibinden.com gibi sitelerde paylaşılan dükkan ve emlak verileri. Konumuz haritalandırma olduğu için buradaki verileri ayıran ve elemeye yarayan nokta, konumun işaretli olup olmaması. Mimarlar, araştırmayı yaparken coğrafi konumu olan verileri çok kolayca alabiliyorlarken, coğrafi konumu olmayan veriler ya kullanılamıyor ya da araştırılması gerekiyor.

sahibinden.com ile İki Balkonlu Evler

Bits’n Bricks, veri ile tasarlamaya Elazığ’daki bir konut projesiyle başlıyor.  Proje özelinde gittikleri ve pek bilgi sahibi olmadıkları bir şehir olan Elazığ, “müşteri demografisi nedir” gibi konuların baştan karar verilmesi gereken bir şehirmiş onlar için. “Sorunun üzerine başlayan bir çalışma” diyor Bilge. İlk denemelerde, her şeyi elle yapıyorlarmış. Tüm verileri tek tek ekran görüntüsü alıp, elde yazarak işliyorlarmış. Oradaki daire tipolojilerinde sahibinden.com verilerinden faydalanmışlar.. Kat planları, kütle planları bu verilere göre şekil değiştirmiş. Elazığ’daki emlak ilanlarını inceleyerek, ev sahiplerinin iki balkonlu evleri tercih ettiklerini görüyorlar. Ev sahipleri, yazları çok sıcak olduğundan, sabah ve akşam farklı açılardan esen rüzgarı değerlendirmek için evlerinde iki balkonu tercih ediyor.

Can, bu verilerin özellikle emlak ve gayrimenkul firmalarının işine yaradığını söylüyor. İnsanların kendi girdikleri, gönüllü şekilde ekledikleri verilerden daha ilginç yerlere ulaşılabildiğini de belirtiyor. Nasıl ki markalar hedef kitlesini analiz etmek için raporlar hazırlıyorsa, Bits’n Bricks de artık üzerinde çalıştıkları şehrin dijital izlerini takip etmeyi bir ihtiyaç olarak görüyor ve web sitelerin veritabanlarının, kullanmak için doğru bir araç olduğunu düşünüyorlar. Ayrıca, bu verileri kullanarak geliştirdikleri şemalarda, oradan edindikleri ortalama m² gibi somut verilerin de karşılık bulduğunu görmüşler. Çünkü şehrin haritasını ve bu verileri üstü üste koyunca örtüşen alanlar oluyormuş.

“Oturduğun yerden erişemeyeceğin yerel bilgiye dijitalleşmeyle erişebilir hale geliyorsun. Çünkü yerel dediğimiz, oradaki kaynaklar tarafından sağlanan bir veri, mesela oradaki emlakçıların ya da ev sahiplerinin verileri.” – Bilge

Instagram Etiketleriyle Açığa Çıkan Zumba Aşkı

Caddebostan özelinde yaptıkları etiket haritasında ise oradaki insanları, belli bir süre paylaştıkları etiketler üzerinden inceliyorlar. En çok kullanılan etiketleri belirleyip, oradaki sosyal hayatın içeriğine dair ne dinliyor, ne içiyor, ne yiyor, nasıl vakit geçiriyor gibi bilgileri öğreniyorlar. Yani mimari içgörü yakalıyorlar. Caddebostan’da inceledikleri bölge sürekli #zumba‘dan bahsediyor mesela. Ama o alanın içinde bulunan dükkanların da 19’u dans stüdyosu zaten. Bu kadar dans stüdyosu varken kullanılan 10 etiketten 8-9’unun da zumba olması gayet normal.

“Bir otel projesinde booking.com‘daki otelleri haritalıyorduk. Mesela booking.com‘da olmayan otel verisini eksik olarak görmüyorum. Çünkü internetteki esas pazara dahil olamayacak ve o yüzden o veri eksik değil. Instagram da biraz öyle. Kimin sesi daha çok çıkıyorsa, orda kalabalık bir veri olarak kalmayı hak ediyor. Çünkü özellikle ticari içeriklerden bahsediyorsak, görünürlüğün verinin ağırlığıyla çok yakından ve değiştirilmemesi gereken bir oranı var. Aslında oradaki veri eşitsizliği de bir veri.” – Bilge

İstatistik verisiyle ilgilenmediklerini söyleyen ekip; ne, nerede ve ne kadar sorularının cevaplarını haritalamayı daha fazla önemsediklerini söylüyorlar. Kadıköy’deki yeşil alanların dağılımını örnek veren Bilge, “O yeşil alanların nerede toplandığı ve nerede tamamen yeşil alan çölü oluşturduğunu görmek daha değerli. Çünkü o zaman nereye, nasıl ve ne şekilde müdahale edeceğinizi ya da başka konuların bundan nasıl etkilendiğini görebilmeye başlıyorsunuz” diyor.

İstanbul’un Çok Yönlü Merkezi Kadıköy

Kadıköylü ekip, haritadan edinilen bilgiyi gerçek tecrübeyle de kontrol etmek gerektiğini düşünüyor. Şişli, Sarıyer gibi bölgeleri de incelemişler ama zor olacağını düşünmüşler başlangıç için. Kadıköy; içinde sahil kısmı, farklı uzunlukları, yeşil alanı, ticari bir çarşısı, yerleşik bölgeleri olan ve ekibin de bildiği bir yer olduğu için kolayca inceleme yapabilmişler. Ayrıca son iki yılda İstanbul merkezinin de Taksim’den Kadıköy’e kayması incelenecek verilerin sayısını artırıyor.

“Burada veri sağlayıcı olarak çok fazla kaynak var. Yemeksepeti çok sık kullanılıyor, çok fazla lokanta var, insanlar sırf fotoğraf çekmek için buraya geliyor.” – Can

Kadıköy’deki haritalandırmalar için ekip cumartesi akşamı, pazar sabahı kahvaltı saati, hafta içi öğle saati ya da iş çıkışı saati gibi anlara bakmış. Bu verileri farklı haritalarda tek tek incelemişler. Bu sayede hareketleri zaman bazlı takip edip, gece nerede dışarı çıkılıyor gibi konumları işaretleyebilmişler.

Kadıköy projeleri için yemeksepeti.com, iett.istanbul, Instagram, Strava gibi uygulama ve sitelerden faydalanan ekip, bu sayede farklı farklı haritalar çıkarabiliyor. Görselleşme sayesinde de kaynaklar ne kadar demokratik dağılıyor, kim nereye ulaşabiliyor gibi bilgileri göstermek çok daha kolay oluyor. Aldıkları veriler herkese açık olduğu için burada bir not da düşmek istiyor ekip. Bu verileri incelediklerinde, mesela Instagram etiket haritasında farkettikleri gibi, herkese açık paylaşılan içerikler daha çok markalara ait oluyor. O yüzden aldıkları bilgilerin tüm kesimi değil, herkese açık olan kesimi gösterdiğini belirtiyorlar.

Ekip, yemeksepeti.com‘dan aldıkları verilerle Kadıköylülerin nelerde yemek yediği, ne yemeği tercih ettiği, hangi saatlerde yemek yediği ve Kadıköy’de semt semt fiyat farklılıklarını çıkarabilmiş. Ya da iett.istanbul üzerinden edindikleri verilerle ulaşım hatlarını belirleyip hangi saatlerde nerelerde kalabalıklaşıyor, alternatif yollar neler olabilir gibi bilgilere erişebiliyorlar. Instagram haritalarındaysa Kadıköylüler neleri beğeniyor, nereleri sevip gidiyorlar, ne konuşuyorlar gibi verileri ölçümleyebiliyorlar.

Bu haritaları dikkatli incelerseniz, ekonomik dengesizliği de görebiliyorsunuz. Mesela Yeldeğirmeni’nde satılık emlak fiyatları düşükken, şu an Kadıköy’e talep artışı var diye kiralık fiyatları yükseliyor. Ya da aynı belediyenin semti olmalarına rağmen, yaşayan kişi profillerinden ötürü kola ve ayranın fiyatını semt semt değişiyor.

Bits’n Bricks ekibi, mültecilik ve göç üzerine de çalışmayı planlıyor. Ayrıca ülke özelinde yapacakları haritaları dönemsel olarak her 6 ayda bir ya da her 3 ayda bir yayınlamayı istiyorlar. Türkiye özelinde dönemlik haritalandırmalar yapmaları her sektör için önemli bir kaynak.

Kim bilir, belki de ilerde, konutlarda da sosyal medyadaki gibi “komşu önerileri” olacak ortak zevklere, kazanılan paraya göre. Belki de caz dinleyen, doğa seven gibi etiketlere sahip olanlar bir mahallede buluşucaklar.

Ekibe sitelerinden ulaşabilir ya da işlerini takip edebilirsiniz.

Röportaj: Bigumigu
Görsel: Pexels