New York merkezli sanatçı, araştırmacı ve yaratıcı teknoloji uzmanı Sophia Collender’ın geliştirdiği The Experimental Paint Archive (Deneysel Boya Arşivi), sanat üretiminde kullanılan malzemeleri yeniden düşünmeye odaklanıyor. Proje, boya yapımında kullanılabilecek biyomalzemeler ve doğal toprak pigmentleri üzerine yapılan deneyleri açık kaynaklı bir arşivde bir araya getiriyor. Collender’ın çalışmaları genel olarak gündelik hayatın altında işleyen sistemleri incelemeye; insanlar, teknoloji ve çevre arasındaki ilişkileri sorgulamaya ve ilerleme kavramına farklı bakışlar geliştirmeye dayanıyor.
Arşivin temel yaklaşımı, boya üretiminde kullanılan malzemelerin yalnızca satın alınan hazır ürünler olarak görülmemesi. Collender, farklı biyomalzemeler ve topraklardan pigmentler elde ederek bunların boya üretiminde nasıl kullanılabileceğini araştırıyor. Deneylerin sonuçlarını belgeleyerek başkalarının da bu tarifleri ve yöntemleri inceleyebilmesini, yeniden uygulayabilmesini ve geliştirebilmesini amaçlıyor.

Sanat dünyasında malzeme araştırmaları giderek daha fazla sürdürülebilirlik odaklı hale geliyor
Bu yaklaşım, sanat malzemelerinin üretim süreçlerini daha görünür hale getirirken, aynı zamanda sanatçıların kullandıkları boyaların içeriği ve kaynağı üzerinde daha fazla söz sahibi olmasına olanak tanıyor. Arşiv, böylece tek bir sanatçının kapalı stüdyo pratiği olmaktan çıkarak kolektif bir araştırma alanına dönüşüyor.
Collender’ın biyomalzemelere yönelik çalışmaları, sanat pratiğinin teknoloji ve çevreyle kesiştiği daha geniş araştırmalarının bir parçasını oluşturuyor. Sanatçı, New York University Tisch School of the Arts bünyesindeki Interactive Telecommunications Program’da yüksek lisans eğitimine devam ediyor ve çalışmalarında film, heykel ve yazı gibi farklı araçları bir arada kullanıyor.
Experimental Paint Archive’ın dikkat çekici tarafı ise yalnızca yeni boya türleri geliştirmesi değil, bilgiyi paylaşma biçimi. Açık kaynak yaklaşımı sayesinde deneysel boya üretimine ilişkin bilgi ve tariflerin daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması hedefleniyor. Böylece sanat malzemelerinin nasıl üretilebileceğine dair bilgi, yalnızca ticari ürünlerin üreticileri veya uzmanların elinde bulunan bir kaynak olmaktan çıkarılıp ortak kullanıma açılıyor.

Collender’ın bu çalışması, sanat dünyasında malzeme araştırmalarının giderek daha fazla çevresel ve sürdürülebilirlik odaklı ele alındığı bir döneme de denk geliyor. Özellikle malzemelerin yaşam döngüsünü, yeniden kullanımını ve atık oluşumunu dikkate alan yaklaşımlar, sanat üretiminin çevresel etkisini azaltmaya yönelik araştırmaların önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Collender aynı zamanda 2026’da NYU’nun Interactive Telecommunications Program öğrencileri arasında yer alarak biyotasarım alanında da çalışmalar yürüttü. Haziran 2026’da Parsons School of Design ve Museum of Modern Art’ta gerçekleştirilen Biodesign Challenge kapsamında sergilenen Inoculation Station adlı projede yer alan ekip, çalışmalarının anlatısı nedeniyle bronz madalya ile ödüllendirildi.

Arşive buradan erişebilirsiniz.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Görsel: The Experimental Paint Archive
Kaiku Meyve ve Sebze Atıklarını Doğal Pigmentlere Dönüştürüyor







