Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Sana Kötü Bir Haberim Var

Sana Kötü Bir Haberim Var

Bask Radyo ve Televizyonu EiTB için hazırlanan filmler, kötü haber verme anlarıyla dalga geçerek gerçek habercilik vurgusu yapıyor.

Geçtiğimiz yıl yayına giren ve Epica, One Show, Eurobest gibi yarışmalarda pek çok ödül toplayan (ve toplamaya da devam eden) kampanyalardan biri de Bask radyo ve televizyonu (EITB) için The Cyranos//McCann (Barselona) tarafından hazırlanan kampanyaydı. Gerçek haberciliğin önemini -gerçekleri duymak bazen hoşumuza gitmese bile- anlatan kampanya mizahi yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

EiTB’de yayınlanan bir haber/gündem programı olan “Sin İr Mas Lejos” (Google translate beni yanıtmıyorsa: “Çok geç olmadan” anlamına geliyor) için hazırlanan ve iki filmden oluşan kampanya; klasik kötü haber verme anlarına yeni bir bakış getiriyor, bu anların küçük bir parodisini yapıyor. “The whole truth, even if sometimes you don’t like to hear it” (Tüm gerçek, bazen duymak hoşunuza gitmese bile) sloganıyla yola çıkan filmler, duymak bile istemeyeceğimiz gerçekleri hayattan çok tanıdık anları kullanarak ekrana taşıyor, bunu yaparken de insanı gülümsetmeyi başarıyor.

Her iki film de aynı mantıkta yürüyor. Bildik bir durum gösteriyor ve biz o duruma bakarak, bir şey tahmin ediyoruz (Tabii filmler de bizi yanıltmak için elinden geleni yapıyor, o ayrı). Oysa filmler tahminimizden çok başka bir yöne gidiyor. Örneğin, “Hamile” adını taşıyan filmde, liseli aşıkları stresli bir anda görüyoruz. İlk tahminimiz, kızın hamile olduğu ve bu haberi kızın anne-babasına verecekleri yönünde. Diğer film ise “Köpekçik” adını taşıyor. Bir köpeğin eşyalarını toplayan bir baba görüyoruz. Anne üzgün, acaba köpek öldü mü, bunu evin küçük oğluna nasıl söyleyecekler, derken olayın hiç de öyle olmadığını görüyoruz. Buyrun, önce izleyelim:

Gördüğünüz gibi, ilk filmdeki kötü haber hamilelik değil; Trump’ın adaylığı. İkinci filmin kötü haberi ise ölen köpekçik değil; Panama Belgeleri ile ortaya dökülen sırlar. İki filmde de gerek haberi verenlerin gerek haberi alanların tepkileri nefis. Filmler detaylarıyla, ince görülmüş laflarıyla gülümsetiyor. Örneğin “Emin misin?” diyor anne, kız Trump’ın aday olduğunu söylediğinde, babaysa kızgın, “Senin bundan haberin var mıydı!” diyerek anneye dönüyor. Tıpkı ergen kızlarının hamile olduğu haberini alan bir anne-baba tepkisi. Ya da köpekli filmde, annenin olayı anlatışına bakarsanız gerçekten de cennette tüm sevdiklerimizin bir arada olacağını anlatırmış gibi; Putin, David Cameron, Poroshenko’yu sayıp herkesin o “vergi cennetinde” olduğunu söylüyor. Süper saçma (bu nedenle de bence şahane) bir yaklaşımla ama bir o kadar da tatlı yazılmış filmler bunlar, aldığı ödüllerin çoğunu reklam yazarlığı veya senaryo gibi dallarda almış olmasına şaşmamalı.

Künye:
Reklamveren: Euskal Irrati Telebista – Sin Ir Más Lejos
Reklam Ajansı: THE CYRANOS // McCANN (Barcelona)
Yaratıcı Başkan: Leandro Raposo
Yönetici Yaratıcı Yönetmen: Pablo Colonnese
Yaratıcı Yönetmen: David Fernández, Joaquin Espagnol
Sanat Yönetmeni : Eduard Cubel, Fernando Riveros, Fernando Diago, Xavi Teruel
Yapım Yöneticisi: Alba Riart
Yapımcı: Bea Cañete
Stratejik Planlama Bölüm Başkanı: Oriol Bombí
Genel Müdür: Mònica Martorell
Müşteri İlişkileri Bölüm Başkanı: Anna Gil
Müşteri Hizmetleri Bölüm Başkanı: Fernanda Pierri
Yapım: Primo Madrid
Yönetmen: Sepia, Martin Kalima
Yönetici Yapımcı: Ramon Corominas, Eva de Lera
Ses Yapım: Idea sonora
Ofis Yöneticisi: Natàlia Chillón

Görsel: YouTube