Alman tasarımcı Deniz Aktay imzalı Whisk sehpa tek bir parçayı kullanarak hammade kullanarak fonksiyonel ve akışkan bir yorum sunuyor. Yan veya zigon sehpa olarak genellikle anılan bu ufak masalar mobilya tasarımı lensinden baktığımızda genellikle bir kimlik karmaşası içindedir. Keza fonksiyonları ön planda olan bu parçalar geçişkenlik, oturma alanları yanından kolay erişim gibi faktörler daha büyük önem taşımaktadır.
Deniz Aktay’ın tasarladığı Whisk (Çırpıcı) ise mobilya tasarımı açısından zigonlara kendi yorumunu sehpanın temel malzemelerini yeniden analiz ederek gerçekleştiriyor. Yan sehpalara yönelik yapılan müdahaleler genellikle sehpanın ayakları, dekoru veya gayrinizami boyutları gibi çarpıcı değişiklikler olurken odanın geri kalanına da meydan okuyan bir yaklaşım olabiliyor. Whish ise hammadeye odaklanarak onun üzerinden yorumunu yapıyor.

Tek ve sürekli devam eden bir borunun bükülmesi üst ve alt yüzeylerini yaratırken hem zigon esnekliğini sunuyor hem de tasarıma dair temel elementleri ürünün özüne endeksliyor. Aktay’ın tasarıma yaklaşımı olan kesintisiz doğrular ve kendini belli eden, özenle seçilmiş tek çeşit malzeme kullanımı Whisk’te de kendini gösteriyor.
Üst ve alt zeminlerini birbirine bağlayan köprü ise çarpı şekilde orta noktada kesişiyor ve adeta yapının denge merkezini oluşturuyor. Bu iskelet üst kısmın sabit kalmasını sağlarken üç cephesi açık kaldığı için koltuk veya kolçak gibi alanlarla da kolayca dahil olabiliyor.
Öncelikli olarak mekanın içinde kaybolması ve arka planda kalması düşünülerek tasarlanan Whisk, oda içindeki diğer objelerle yarış içine girmiyor. Farklı renk kombinasyonlarındaki malzeme ve yüzey aracılığıyla da çeşitlilik sunuyor.
Tek tip materyal ve üretim yöntemi kullanılarak neler yapılabileceğini sorgulayan Whisk dijital tasarım aşamasında bulunuyor.

Görsel: Instagram







