Marks and Spencer (M&S), ultra işlenmiş gıdalara karşı yükselen tüketici tepkilerine ve geçmişte kendi ürün etiketleriyle ilgili aldığı eleştirilere yanıt olarak önemli bir hamle yaptı. Perakendeci, içerik listelerini olabildiğince sadeleştirerek ürün ambalajlarının ön yüzüne konumlandırdı.
Marks and Spencer, geçtiğimiz yıl kendi markalı ürün etiketlerinin tüketiciyi yanılttığı yönünde suçlamalarla karşı karşıya kalmıştı. Real Bread Campaign, zincirin beyaz ekmek ürünlerinden birinin ambalajında yalnızca dört içerik belirtilmesine rağmen gerçekte on bir içerik barındırdığını; ayçiçekli ve siyezli ekmeğin ise etiket üzerinde altı içerik olarak sunulmasına karşın on üç içerik içerdiğini öne sürmüştü. Ayrıca M&S’in kendi markalı un ürünlerinden birinde, ürünün “antik bir buğday çeşidinden” üretildiğinin yazdığı, ancak aslında modern bir çavdar türünden elde edildiği iddia edilmişti. Şikayetlerin Ticaret Standartları ve Reklam Standartları Kurumu gibi otoritelere taşınması üzerine şirket hem içeriklerini hem de etiketleme uygulamalarını gözden geçirmek zorunda kalmıştı. “Only… Ingredients” serisi de böyle doğmuştu.
Ön yüzde sade içerik listeleri
M&S sözcüsü, geçen yıl ekim ayında The Telegraph’a yaptığı açıklamada, tüm ambalajların yasalara uygun olduğunu ve etiketlerin müşteriler için açık ve anlaşılır olması adına yetkili kurumlarla sürekli çalıştıklarını belirtmişti. Şimdi ise şirket, “Only… ingredients” serisini iki katına çıkararak bu yaklaşımı daha da ileri taşıyor. Serideki her ürün, sadeleştirilmiş içerik listesini, ağırlıklarına göre sıralanmış biçimde ambalajın ön yüzünde gösteriyor.
Genişletilen ürün gamına sosis, dana burger ve köfte gibi et ürünlerinin yanı sıra mayonez ve domates ketçabı gibi soslar; yulaf lapası, yoğurt ve kuru fasulye gibi ürünler de eklendi. M&S Ürün Geliştirme Direktörü Kathryn Turner, domates ketçabından zeytinyağlı mayoneze, üç içerikli köftelerden dilimlenmiş tost ekmeği ve kepek gevreğine kadar birçok üründe tarifleri olabildiğince sadeleştirmek için yoğun çaba harcadıklarını, bunu yaparken de tüketicilerin sevdiği tanıdık ve rahatlatıcı tatlardan ödün vermediklerini söylüyor.
Tarifler olabildiğince sadeleştirildi, çölyak hastaları memnun
CMO Angels’ın geçici CMO’su George Zeidan ise seriyi “oyunu değiştiren yeni bir standart” olarak nitelendiriyor. Zeidan’a göre, etiketlerin yalın estetiği ve içerik listesinin ilk bakışta anlaşılabilir olması, ürünlerin rafta öne çıkmasını sağlıyor. Çölyak hastaları da ürünlere olumlu yaklaşan gruplar arasında yer alıyor. Reddit’te yorum yapan bir kullanıcı, “Only 1 Ingredient Corn Flakes” için, mısır gevreğinin sadece mısır gevreği olması gerektiğini, bu sadeliğin kendileri gibi tüketiciler için büyük kolaylık sağladığını ifade ediyor.

Güvensizlik tam olarak son erdi mi?
Tüm bu yenliklere karşın serinin önceki (genişletilmemiş) versiyonlarında, ambalajın ön yüzünde arka yüze kıyasla daha az içerik listelendiği eleştirileri gündeme gelmişti. Örneğin “Only 5 Ingredients Dark Chocolate & Coconut Date Bar” ürününde bitter çikolata ön yüzde 5 içerikli gibi gösterilirken, arka yüzde bileşenlerine ayrılarak toplam içerik sayısının dokuza çıktığı görülmüştü. Ayrıca serideki et ürünlerinde koruyucuların çıkarılmasının raf ömrünü kısalttığı da tartışılıyor. The Grocer’ın geçtiğimiz ay bir M&S mağazasında yaptığı incelemede, bu ürünlerin son tüketim tarihinin üç günle sınırlı olduğu, alternatif ürünlerde ise bunun sekiz gün olduğu raporlandı.
FutureBrand London yaratıcı direktörü Claire Shaw ise konuya daha temkinli yaklaşıyor. Shaw metin ağırlıklı ve işlevsel tasarımın tüketici tarafından algılanmasının daha uzun sürebileceğini savunuyor. Öte yandan Shaw’a göre, markaya halihazırda aşina olan sadık müşteriler için asıl çekici unsur, içeriklerdeki dürüstlük ve şeffaflık. Yine de diğer markaların benzer derecede sade etiket tasarımlarını benimserken dikkatli olması gerektiğini belirten Shaw, bu tür bir yaklaşımın tüketicilerde yapay zekâ kaynaklı bir “tek tipleşme” algısı yaratabileceği ve ürünlerden uzaklaşmalarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Zeytin yağından mayonez gıda reyonlarının en büyük eksiği.
Mayonez genellikle ayçiçek ya da Palm yağı gibi rafine yağlardan üretiliyor. Bu nedenle tüketmiyorum.
Ülkemizde tonlarca zeytin yağı üretiliyor ancak maalesef zeytin yağından mayonez yapan bir markaya ben rastlamadım.… https://t.co/2XI88HLEkH
— Dr. Özcan Yücel MD (@drozcanyucel) February 9, 2026

Görsel: Marks and Spencer, X







