Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Her Şeyin Başı Tumblr

Her Şeyin Başı Tumblr

Tumblr'ın Yahoo'ya satılmasının ardından düşünülenlerden farklı olarak geriye dönük bir bakış.

Tumblr bir nerden nereye hikayesi değil. En başından güçlü olan bir fikrin seyrinde giden öznesi. Şubat 2007’de kurulan Tumblr 2010 ylında 2 milyondan az aylık sayfa gösterimine sahipken bu sayı şu an 14 milyon; yani Twitter ve Wikipedia’dan bu anlamda daha güçlü. 2011 Haziran verilerine göre kullanıcı sayısını 1 yıl içinde %900 artırabilecek bir güce sahipti Tumblr ve yine 2011’de 229.6 milyon sayfa gösterimi ile İngiltere’nin en popüler 2. sosyal ağı oldu. Şu an 36 milyon kullanıcısıyla her yıl ortalama 42 milyon girdi görüyor, bu toplamda 13.5 milyar girdi demek. Geçtiğimiz günlerde 1.1 milyar dolara Yahoo’ya satıldı. Kimileri bunu şeytanın bacağını kırmak olarak görse de olaya farklı yaklaşmak da mümkün. Tumblr zaten nelere sahipti, bizim nelere sahip olmamızı sağladı ve neye sahip olmak ister?
Sosyal ağların değeri yarattığı kültürle de ölçülebilir.
Tumblr’da blog oluşturmak, diğer blog platformlarının yaşattığı deneyimden daha farklı. Kullanıcı için en büyük avantajı kullanım kolaylığı, hatta bu kolaylığı eline ilk kez Apple ürünü almış kişinin işgüdüsel olarak çok kısa zamanda her şeyi çözmesine benzetebiliriz. Tumblr kuruluşundan beri kendi içinde her konuda topluluklar oluşturmasıyla dikkat çeker, eski internet forumlarında olduğu gibi. İlham alma/verme üstünlüğünün yanında motivasyon merkezi olması da çok değerli; Tumblr’da içine girdiği topluluklar sayesinde onlarca kilo vermiş ve fit/sağlıklı yaşama kendini adamış binlerce kullanıcı var. Tumblr’daki güçlü topluluklara spordan sonra verilebilecek örnek yemek blogları ve elbette moda blogları. Tumblr’da resmi blogu ve yönettiği içerik olan markaları sektörlerine göre brands.tumblr.com adresinde bulabilirsiniz. Öne çıkan sektörlerden moda blogu örnekleri:
#SeriTakipleşmeVar!
‘Takipleşiyoruz!!!1’ kültürünü belki de ilk yaratan, en azından en güçlü şekilde kullanan ağ da Tumblr. Belki de bu cümleyi düzeltmek gerekiyor şu şekilde; bu kültürü kullanan değil, kullanan kitleye ortam sağlayan platform.
Bu yıl SXSW oturumunda Tumblr’ın moda işleri direktörü Valentine Uhovski’yi dinleme şansım oldu, Onun da öne çıkardığı Tumblr’ın en önemli ve kendisini değerli kılan özelliği içeriğin viral olup popülerleşmesine karar verenin Tumblr ya da markalar değil, toplulukların olması ve onların bu durumu kontrol etmesi. Kimileri bunu Tumblr’ın reklam olayını çözemediği şeklinde yorumlasa da bu zaten kurucusu David Karp’ın kendi seçimi.
Yeniden paylaş, viral ol
Tumblr, Twitter’dan tam 2 yıl önce bir kullanıcının paylaştığı içeriği aynen yeniden paylaşma özelliğini ‘reblog’ butonu ile hayata geçirmişti. Yani şu an Facebook’taki ‘kendi sayfanda paylaş’, Twitter’daki ‘yeniden tweetle’ davranışlarından çok önce Tumblr’da bu oturmuştu.
Tumblr bu özelliğinin de katkısıyla anında yaratılan sosyal medya organizasyonlarının, tüm mimlerin, küçücük bir konseptle milyonlarca kişinin ziyaret ettiği tematik blogların viral olup akmasını sağlayan ve insanların bu amaçlarla blog oluşturduğu tek platform.
Obama 2011 yılında 2012 seçimleri kampanyasını Tumblr üzerinden yaptı.
Tumblr belirli topluluklar yarattığı için ve o toplulukları markaların elleriyle koymuş gibi bulmasını kolaylaştırdığı için niş kitlelere hitap eden kampanyalar için en iyi seçenek. Bunun iki sebebi var, hikaye anlatımını çok iyi destekleyebilmesi ve görsel netin en önemli ögesi olması. Bu hafta başında haberini yaptığımız Volvo’nun Leave the World Behind You kampanyası da buna çok güzel bir örnek.
Görsel Net
Tumblr’da 7 içerik tipi (metin, fotoğraf, alıntı, link, mesajlaşma, ses dosyası, video) yüklemek mümkünken içeriklerin %42’sı fotoğraf.
GIF’in geçen yıl Oxford Amerikan Sözlüğü’ne göre yılın kelimesi seçildiğini hep söylüyoruz. Vine hayatımıza gireli birkaç ay oldu ama hem kullancılar hem markalar bu ağ ile yaratabileceği en yaratıcı içeriğin peşinde son hız koşuyor. Instagram’ın geldiği yer ortada. Bir dönem internetler Pinterest’le yatıp kalkıyordu. İşte tüm sonuçlara göre de tüm ağlarda en çok etkileşime girilen içerik tipi fotoğrafın doğduğu, yaşadığı ve paylaşıldığı ağlardan en büyüğü de Tumblr. Tumblr GIF paylaşılabilen, destekleyen en değerli ağ şu an markalar için, kullanıcılar için de. Bu videoda kurucusu ve CEO’su David Karp Tumblr’ın GIF’leri nasıl yeniden canlandırdığını anlatıyor:
Bizim de haber yaptığımız tüm GIF ve Vine sanatçıları platform olarak Tumblr’ı kullanıyor. (1, 2)
https://vine.co/v/bnqqB5W9v7a/

Tumblr’ın belki de en değerli özelliği yalnızca markalar için değil son kullanıcı için de anlamlı bir platform olma özelliğini kaybetmemesi. Örneğin Facebook bunu çoğu kullanıcıda yaşıyor. Twitter ise Tumblr gibi biraz daha sizin kontrolünüz altında. Kimileri Tumblr’ın reklam olayını çözemediğini düşünmesi gibi Yahoo’ya satılmasının ardından duruşunun da değişeceğini düşünüyor olabilir ama görünen o ki David Karp bu ürünü geliştirirken ne yaptığını çok iyi biliyor ve derdi reklam satmak değil, yaratıcı insanların yanında durmak ve davranışları şekillendiren bir sosyal ağ olarak kalmak.