Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Cannes Lions’da Gold Lion Alan Prescribed to Death’in Başarı Öyküsü

Cannes Lions’da Gold Lion Alan Prescribed to Death’in Başarı Öyküsü

Hyphen-Labs'tan Ece Tankal ile Amerika'daki reçeteli ağrı kesicilere artan bağımlılığa dikkat çeken kampanyanın detaylarını konuştuk.

National Safety Council (NSC) 2017’nin Kasım ayında önemli bir konuya dikkat çekecek çarpıcı bir iş yayınladı. Stop Everyday Killers başlıklı proje ABD’de reçeteli ağrı kesicilere (opioid) artan bağımlılık ve aşırı doz ölümlerine dikkat çekmeyi amaçlıyordu. Bu konuya dikkat çekmek amacıyla da bir yerleştirme çalışması tasarladılar kampanya dahilinde. Opioid yüzünden hayatını yitiren 22 bin kişinin yüzlerini ilaçlara kazıdılar. Kampanya, Cannes Lions 2018’de Outdoor ve Health & Wellness kategorilerinde Gold Lion başta olmak üzere birçok yarışmada ödül aldı.

Energy BBDO’nun yaratıcı ajansı olduğu projenin yerleştirme sürecinde MssngPeces ve Hyphen-Labs de dahil oluyorlar. Biz de bu başarılı projenin nasıl gerçekleştiğini Hyphen-Labs’in eş kurucusu ve yaratıcı yönetmeni Ece Tankal‘dan dinledik. Lafı fazla uzatmadan sorulara ve cevaplarına geçiyorum.

“Opioid, her yıl milyonlarca hastaya doktor tarafından reçete ile verilen çok dikkatli kullanılması gereken bir ilaç grubu”

Projeye nasıl dahil oldunuz? Yaratıcı süreç nasıl şekillendi?

Ece Tankal: Sivil toplum kuruluşu National Safety Council(NSC), Amerika’da reçeteli ağrı kesicilere (opioid grubu) artan bağımlılık ve aşırı doz ölümlerine dikkat çekmeyi amaçlayan Stop Everyday Killers: Prescribed to Death adında kapsamlı bir kampanya başlatıyor. Süreçte Energy BDDO ile irtibata geçiyorlar. BBDO projenin yerleştirme ayağı için, stüdyomuzu Amerika’da temsil eden MssngPeces ile çalışmaya başlıyor. MssngPeces, ağında farklı alanlarda çalışan sanatçılar, yönetmenler ve deneyim tasarımcıları bulunduran çok yönlü bir prodüksiyon şirketi. Üstlendiği projelerde de bu farklı dalları bir araya getiren multidisipliner bir yaklaşımı oluyor. Hyphen-Labs olarak serginin mekansal deneyimi üzerine çalıştık. Amacımız NSC’nin paylaştığı verileri mekanda görselleştirmekti.

İç görüyü yerleştirme çalışmasına nasıl dönüştürdünüz?

Ece Tankal: Opioid bazlı ilaçlar vücutta morfin etkisi yaratan kimyasallar. Her yıl milyonlarca hastaya doktor tarafından reçete ile verilen opioid’ler çok dikkatli kullanılması gereken bir ilaç grubu. Amerika’da her 4 kişiden biri opioid salgınından doğrudan ya da dolaylı şekilde etkilenmekte. Verileri incelerken yalnızca 2016 senesinde 22.000 kişinin opioid kullanımına bağlı sebeplerden ötürü hayatını kaybettiğini gördük. Bu metriği yerleştirmenin ana kısmında üzerlerine hayatını kaybedenlerin yüzlerini işlediğimiz 22.000 adet ağrı kesici ilacın bulunduğu bir anıt duvarı ile aktarmak istedik. Bu duvarın iki yanına yerleştirdiğimiz aynalar vasıtasıyla da sorunun boyutlarının aslında görünürden çok daha büyük olduğunu; opioid kullanımı ile başlayıp, eroin bağımlılığına giden bu yıkıcı süreçte zarar gören insanların, dağılan ailelerin, yok olan hayatların 22.000’den çok daha fazla olduğuna vurgu yapmak istedik. Mekanda ayrıca 3 kurbanın kişisel eşyalarından oluşturulmuş 3 farklı bölme ve 3 farklı hikaye bulunuyor. Bu hikayeler ilaçların ne kadar erişilebilir ve tehlikeli olduğunu gösterirken aynı zamanda yaygınlığını ve her insanin başına gelebileceğini vurguluyor.

Tüm yerleştirmeyi hazırlamanız ne kadar sürdü?

Ece Tankal: Projenin fikir aşamasından kurulmasına kadar geçen süre yaklaşık üç ay. İlk kurulumu ise bir hafta gibi bir sürede tamamlandı. Projenin bir özelliği de modüler olup ABD’nin farklı yerlerinde birer haftalık sürelerde farklı şemalarda kurulup sergileniyor olması. Geçtiğimiz Kasım ayında Şikago’da başlayan yolculuğu Pittsburgh, Atlanta ve son olarak da Washington’da Beyaz Saray’ın bahçesinde sergilenerek devam ediyor. Hatta Donald ve Melania Trump ziyaret edip twitlediler bile! 🙂

22000 Yüz, 4 Hafta Üretim Süreci

Yüzleri modellemeniz ne kadar sürdü? Bu veriyi bir ilaç boyunda işlemek nasıl zorluklar ya da avantajlar getiriyor?

Ece Tankal: Yüzleri dijital ortamda hapların üzerine yerleştirip gerçek ölçülerinde üretmemiz 4 hafta sürdü. Kullanılan yüzler, 3 boyutlu yüz veritabanlarında kurbanları en çok andıran yüzlerin arasından seçildi. Böylelikle bilgisayar ortamında hızlıca ölçeklendirip istediğimiz geometrinin üstüne işleyebildik. Prototip sürecinde 3B yazıcıların istediğimiz kalite ve çözünürlükte sonuç elde edemeyeceğimizi gördükten sonra, yüz işlenmiş hapların kalıplarını çıkararak alçıdan ürettik. Şikago’daki ilk uyarlamasında mekana masaüstü CNC makinesi yerleştirip, her 24 dakikada bir alçıdan hazırlanan kalıp haplara yeni bir yüz işleyip sorunun hem endüstriyel toplu üretimini dikkat çekip hem de bu salgının ne kadar hızla yayıldığını göstermek istedik.

Projenin geniş kitlelere yayılmasını ve bu kadar ödül almasını bekliyor muydunuz?

Ece Tankal: Projenin amacı zaten büyük kitlelere ulaşıp, bu salgının boyutları, sonuçları ve sebepleri hakkında farkındalık yaratmak. Bu ilaçların ne kadar ulaşılabilir ve tehlikeli olduğunu gösterebilmek. Fiziksel yerleştirmesinin yanında, internet üzerinden yürütülen kampanyasıyla da yerleştirmenin gidemediği yerlere ulaşmak hedefleniyor. İşin takdir edilmiş olması bir yandan bizi sevindirirken, daha geniş bir kitleye ulaşmamızı sağlıyor.

Proje sonucunda nasıl bir geri bildirim aldınız?

Ece Tankal: Projenin web sitesinde, dijital bir anıt daha bulunuyor. Etkleşimli işleyen bu anıtta, ziyaretçiler hayatını kaybeden insanların hikayelerine tanık olabiliyorlar. Burada 22.000 sayısı istatistik olmaktan çıkıp daha kişiselleşiyor. Bu etkileşimi arttırabilmek için başka insanların da kayıt olup sevdiklerinin hikayelerini paylaşabilecekleri farklı bir platform daha oluşturuldu. Çok fazla katılım oldu ve veri tabanı da büyümeye de devam ediyor. Tehlikenin aslında çok da uzak olmadığının farkına varılması adına bu geri bildirim önemli.

Dinlediğiniz / irtibata geçtiğiniz kişilerden sizi en etkileyeni hangisiydi?

Ece Tankal: Okulunun en başarılı öğrencilerinden biriyken, basketbol oynarken sakatlanan Kevin’ın, üniversite bursu kazanmak için devam ettirdiği basketbol kariyerinde, reçeteli ağrı kesiciler ile başlayan bağımlılığı ve sonrasında gelen eroin alışkanlığı en çok etkileyen hikayelerdendi.

Görsel: National Safety Council