Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Bir Alman Göçmenin Amerika’da Yarattığı Marka

Budweiser'ın Super Bowl'da yayına giren reklam filmi, şirketin doğuşunu bir göç hikayesiyle birlikte ele alıyor.

Budweiser’ın 1857’de başlayan hikayesi bugünün siyasi manzarası içerisinde önemli bir mesaj verebilir mi? Eğer şirketin doğumunun, Amerika’ya Almanya’dan göç eden Adolphus Busch ile başladığının göz önüne alırsak bugünün mülteci ve göçmen politikaları içerisinde bu hikayenin neden önemi olduğu da anlaşılır. Super Bowl reklam kuşağı içerisinde yayına giren Budweiser filmi; tam da bu nedenle oldukça manidar bir film.

“Born the Hard Way” (Zor yoldan doğmuş) ismini taşıyan ve Anomaly New York tarafından hazırlanan 60 saniyelik film; her ne kadar şirketin hikayesini %100 gerçek bir şekilde anlatmıyor ve biraz kurguya kaçıyor olsa da, oldukça gerçekçi görünüyor. Zira film, tarihi gerçeklere ve detaylara uygun olması için özenle planlanmış. Kıyafetlerden aksesuarlara, setlerden filmin genel görüntüsüne kadar her şey dönemi başarıyla yansıtıyor.

Adolphus Busch‘un 1857’de Almanya’dan ABD’nin Missouri eyaletindeki St. Louis şehrine doğru başlayan göç hikayesini işleyen filmde, Busch pek çok badire atlatıyor. Tehlikeli yollardan yolculuk ediyor, yaralanıyor, Almanları (göçmenleri) istemeyen insanların arasından geçiyor, “Evine dön!” seslerine maruz kalıyor, üşüyor, ıslanıyor ama sonunda St. Louis’e varıyor. Tüm yol boyunca tek isteğinin bira üretmek olduğunu da vurguluyor. Nihayet girdiği barda dost canlısı bir beyefendi kendisine bir bira ısmarlıyor. Busch teşekkür ediyor ama bir dahaki sefere diyor, içeceğimiz bira bu olsun. Ve defterine çizdiği Budweiser şişe taslağını gösteriyor. Bu arada o beyefendi kim? Eberhard Anheuser, yani Busch’ın ileride kayınpederi olacak ve Budweiser’ı üretecek Anheuser-Busch şirketinin kurucusu olacak kişi!

Her ne kadar Budweiser; filmin ABD siyasetinde bugün olanlara bir eleştiri olmadığını belirtse de filmi öyle okumamak bence zor. Bana göre ve sanıyorum pek çok insana göre bu film, Amerikalılara özetle şunu diyor: “Bugün bayıla bayıla içtiğiniz o bira var ya, işte onu bir göçmen sayesinde içiyorsunuz.” Bu sertlikte konuşmuyor belki ama filmin çok kültürlülüğü kucakladığı muhakkak. Trump’ın yeni göçmen politikaları ve zamanlama açısından bakıldığında da bence oldukça güçlü siyasi alt okumaları olan bir film. Özellikle de Busch’a “Git buradan, seni burada istemiyoruz!” diye bağıran Amerikalılar gözden kaçmayacak kadar net bir gönderme. Yine de ille de gündemdeki göçmen tartışmalarına gönderme yapmıyoruz deniyorsa çok kültürlülük, çalışkanlık, hayalleri kovalama, irade, girişimcilik üzerinden başka güzel mesajlar veriyordur tabii.

Künye:
Reklamveren: Anheuser-Busch, Budweiser
Reklam Ajansı: Anomaly New York
Anomaly Global Yaratıcı Grup Bölüm Başkanı: Mike Byrne
Yönetmen: Chris Sargent

Görsel: YouTube

REKLAM