Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Volkswagen Golf VII

Volkswagen Golf VII

Volkswagen Golf’ün nasıl bir araba olduğunu sorsak, otomobillere karşı tamamen kayıtsız olan kişiler dışında mutlaka tahmin edebileceğimiz cevaplar alırız. Bu cevaplar ise kişilerin otomobile bakış açısına göre farklılık gösterecektir elbette. Kimisi güzel görünen bir araç olduğunu söylerken kimisi güvenilirliğinden bahsedecektir. Bir taraf konforlu bir sürüşe sahip olduğunu, diğer bir taraf ise DSG ve TSI gibi harika teknolojilere sahip olduğunu söyleyecektir. Sonuç olarak bakıldığında ise Golf, her kesimden kullanıcının gözünde –farklı özellikleriyle de olsa- iyi bir otomobil olarak yer etmiştir.

Golf’ün bu haklı ünvanının arkasında ise 40 yıla yaklaşan bir model geçmişi var. İlk Golf’ün üretildiği 1974 yılından bu yana yollarda olan ve her jenerasyonunda sınıfının en iyilerinden biri olan Golf’ün 7.jenerasyonu geçtiğimiz haftalarda İstanbul Autoshow 2012’de sergilendi. Biz de 16 Kasım Cuma günü Antalya’da düzenlenen basın lansmanı ile kendisini daha yakından tanıma fırsatı bulduk.

Önce aracın kullanmaya başlamadan önce hissettirdikleriyle başlayalım. Uzaktan gördüğünüzde dahi rahatlıkla onun bir Golf olduğunu söyleyeceğiniz kadar ailesine bağlı kalınan dış tasarım, detaylarda artırılan keskin hatlar sayesinde daha dinemik bir hal almış. Hem ön hem de arka aydıntma gruplarının daha köşeli hale gelmesi ve genel tasarımla bütünlük sağlayacak şekilde tasarlanması çekiciliğini artıran unsurlar olmuş. Ön ızgaradaki krom şeridin önce farlara doğru uzanması, daha sonra çizgisel olarak tampon/çamurluk ayrımına dönüşmesi şık detaylardan biri.

İç mekan ise genel hatlarıyla yine tanıdık görünse de simetrik konsol tasarımı yerine az da olsa sürücüye dönük bir tasarım ile araçta daha iyi bir kabin hissi sağlanmış. Orta konsolda kullanılan siyah kaplama ile birlikte gri ve metalik renkler güzel bir kontrast yakalıyor ve yüksek kaliteli parçalar ve kaplamalar sayesinde size sürekli iyi bir otomobil kullandığınızı hatırlatıyor. Sürücü koltuğuna geçtiğinizde ise hem kabin tasarımı hem de sizi saran koltuk yapısı sayesinde bir an önce yola çıkma isteği duyuyorsunuz. Bu da aracı sadece bir vasıta değil, bir yol arkadaşı olarak görebilmenizi sağlayan etkenlerin başında geliyor.

Lansmandaki araçların tamamı bir süredir tanıdığımız 1,6 litrelik dizel motora sahipti. 105hp güce ve 250nm torka sahip olan bu motor test aracımızdaki DSG şanzıman ile birlikte yeterince akıcı bir sürüşe sahipti. Dinamik bir sürüş sonrası ise yaklaşık olarak 7lt/100km’lik yakıt tüketimi ortalaması günlük kullanımda kolaylıkla aşağı çekilebilecek bir değer. Elbette bu dinamizmin ve yakıt tüketimi değerlerinin arkasında Volkswagen Grubu’nun MQB platformunun sağladığı ağırlık tasarrurfu ve Bluemotion teknolojisinin payı var.

Şehirlerarası yollarda, 100-110km/s civarındaki hızlarda sürüş –bir Golf’ten bekleyeceğiniz gibi-  son derece konforlu ve sakin. Sert manevra yapmak zorunda kaldığınızda bu konforlu yapı nedeniyle özellikle arka taraf biraz tedirginlik uyandırabilse de araç asla güvenliği tehlikeye atacak davranışlar sergilemiyor. Gerektiği durumlarda mükemmel zamanlama ve dozlama ile devreye giren ESP sistemi olası tehlikeleri en aza indiriyor. Fren mesafesi ve fren pedalı hissi ise aracı ilk kez kullanıyor olsanız dahi son derece doğal gelen bir yapıda ve sert frenlerde kendinizi güvende hissediyorsunuz. Elbette konforu destekleyen unsurların bir kısmı da yalıtım konusunda. Hem rüzgar hem de yol gürültüsünün başarılı şekilde yalıtıldığı araç özellikle hareket halindeyken size dizel olduğuna dair herhangi bir ses işareti göndermiyor.

Kolaylıkla uygun bir sürüş pozisyonu yakalayabildiğiniz kabinde sürekli temas halinde olacağınız parçaların tümü kaliteli malzemeden üretilmiş. Konsolun ön camla birleştiği yere kadar devam eden yumuşak plastik malzeme ve kol dayama bölgelerinde yumuşak dolgular kabinin genel kalite hissini artırmakla kalmıyor, kabinde uzun süre vakit geçirmeniz gerektiğinde de rahatınızı sağlayan unsurlar arasında yerlerini alıyor. Yolculuğunuzu tamamladığınızda ise elektromekanik park frenini aktif hale getirmek için tek bir tuşa dokunmanız yeterli oluyor.

Yol bilgisayarı ekranı hız ve devir göstergelerinin ortasında yer alıyor. Okunması ve kullanışı oldukça rahat olan bu ekran anlık ve ortalama yakıt tüketimi, hız, yolculuk verileri gibi verilere ulaşabiliyorsunuz. Ses sitemi kontollerinin ortasında bulunan dokunmatik ekran üzerinden de radyo seçimi, ses ayarları, menü ayarları gibi fonksiyonlara ulaşılabiliyor. Orta donanımda tam olarak bu ekranın altında yer alan AUX girişi ise kabinde bir kablo görüntüsüne sebep olacağı bence yanlış bir yerleşime sahip. Ancak AUX girişi yerine SD kart okuyucuyu kullanmayı tercih ederseniz bu detaydan da kurtulmuş oluyorsunuz. Kabinle ilgili bir diğer zayıf nokta ise kabin sıcaklığını ve iklimlendirme sisteminin fan hızını ayalarmak için kullandığınız tuşlardaki sallantı hissi.

Birkaç paragraf önce arka süspansiyonun sakin sürüşlerde yapılan manevralarda tedirginlik uyandırabildiğinden bahsetmiştim. Eğer sürüş karakterinizi değiştirir, ana yoldan çıkıp daha dar ve bol virajlı bir yola girer ve araçtan beklentilerinizi de bu yola göre güncellerseniz sakin yol arkadaşınız yerini bir anda sizinle birlikte koşmak ve bir sonraki virajı görmek isteyen hevesli birine dönüşüyor. Daha önce kullandığım Golf modellerine göre bu tarz yollarda çok daha başarılı bir sürüşe sahip olan araç sadece güvenli olmakla kalmıyor aynı zamanda heyecan verici ve son derece keyifli bir hal alıyor. Bu noktada ise mutlaka cevaplamak istediğimiz bir diğer soru ise TSI motorun sağlayacağı ekstra güç ile böyle bir sürüş yapmanın nasıl olacağı.

Yedinci nesil ile birlikte gelen yeniliklere kısaca göz atarsak güvenlik konusunun yine çok sıkı ele alındığını görüyoruz. Golf VI’da sadece DSG şanzımanlı modellerde standart olarak sunulan ESP’nin yanısıra, elektromekanik park freni ve AutoHold, yorgunluk tespit sistemi (Fatique Detection), ikincil çarpışma freni (Multi Collusion Brake), elektronik dinamik diferansiyel kilidi XDS ve dinamik direksiyon önerisi (DSR) gibi özellikler, Yeni Golf’te standart olarak sunuluyor. Motor seçeneklerindeki önemli bir yenilik ise 1.4 TSI motorlar birlikte gelen silindir kapatma sistemi. Gerek duyulmayan zamanlarda sistem ortadaki 2 silindire yakıt enjeksiyonunu kesiyor ve böylece yakıt tasarrufu sağlanıyor.

Yeni Golf 42.900TL ile 68.900TL arasında değişen fiyatlara sahip. Listenin en altında 1.2 TSI motora ve Midline Plus donanım paketine sahip versiyon var. En üstteyse 1.6 TDI motora, DSG şanzımana ve Highline donanım paketi yer alıyor. Ancak hız sabitleme, far ve yağmur sensörleri, park sensörleri, kendiliğinden kararan iç dikiz aynası gibi donanımların yalnızca Highline donanım paketinde olması, Comfortline paketi ile arasındaki 4.000TL civarındaki fiyat farkına değecek bir donanım listesi oluşturuyor. Dahası bu donanımda 16inç jantlar yerine 17inçlik oldukça şık jantlara da sahip oluyorsunuz. TSI motorların keyifli ve ekonomik sürüş sağlıyor olduğu da düşünülünce “Hangi Golf?” sorusunun cevabı Highline donanımlı ve 1.4 TSI motorlu versiyonlar olacak gibi görünüyor. 

@Bigu_Otomobil