Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Şefkat Koridoru

Şefkat Koridoru

Madrid merkezli anonim sanat kolektifi Luzinterruptus, "Caressing Zone" isimli yerleştirmeyle kamusal alanı temas ve şefkat alanına dönüştürmek istiyor.

Luzinterruptus, konsept aşamasındaki yeni yerleştirme projesi Caressing Zone (Okşama Bölgesi) ile kamusal alanı geçici olarak temas ve ortak bir şefkat alanı olarak hayal ediyor. Günümüzde duygusal mesafenin çoğu zaman yakınlık ve şefkatin önüne geçtiğine dikkat çeken kolektif, bakım ve dokunuş gibi jestleri kamusal alana taşımanın neredeyse “yıkıcı” bir eylem haline geldiğini savunuyor.

Proje, izleyicilerin üzerinde sallanan yüzlerce yarı saydam koldan oluşuyor. Büyük bir kafes veya iskele sistemine asılan bu tekstil kollar, rüzgarın etkisiyle hareket ederek içlerinden geçen ziyaretçilere hafifçe temas ediyor. Yerleştirme yalnızca bu tesadüfi ve tek taraflı temaslarla sınırlı kalmıyor; ziyaretçiler de kolları kucaklamaya da davet ediliyor. Sanatçılara göre rüzgar hiçbir zaman kolları aynı şekilde hareket ettirmediği için eser, çevresine ve içinden geçen bedenlere sürekli tepki veren canlı bir yapıya dönüşüyor.

İçinden geçenlere sürekli tepki veren canlı bir yapı

Kolektif, projede kadın çoraplarını andıran beyaz yarı saydam kumaşlar kullanıyor. Kırılganlığı, hafifliği ve hava ile ışığa verdiği sürekli tepki nedeniyle seçilen bu malzeme, aynı zamanda tarihsel olarak kadınlık, ev içi yaşam ve görünmez emekle ilişkilendirilen tekstilleri görünür kılmayı amaçlıyor. Luzinterruptus, özel alana ait kabul edilen bu malzemeleri kentsel ölçekte anıtsal ve kolektif bir yapının parçasına dönüştürüyor.

Luzinterruptus, mükemmel bir anatomik kol elde etmeye odaklanmamış; bunun yerine, her kolun üst kısmına soğuk bir ışık yerleştirmiş ve bu ışıkla hareket ve kullanım sonucu oluşan kıvrımları, dikişleri ve küçük deformasyonları vurgulamış. Bu yaklaşım, sertlik, hız ve kontrol üzerine kurulu mimari anlayışlara karşı fiziksel temasla ilişkili yumuşak ve istikrarsız unsurlar öneren bir karşı duruş niteliği taşıyor. Yerleştirmenin izleyicilerin davranışlarını da değiştirmesi bekleniyor. Sanatçılara göre insanlar bu tür bir ortamda yavaşlıyor, başlarını yukarı kaldırıyor ve mekanı farklı bir şekilde deneyimliyor.

Proje, farklı ölçeklere ve düzenlemelere uyarlanabilecek şekilde tasarlanmış; kapalı alanlardan halka açık meydanlara, dairesel yapılardan geniş yaya alanlarına kadar çeşitli kamusal mekanlarda uygulanabiliyor. Kol yoğunluğu ve yüksekliği ise kurulacağı alana göre değiştirilebiliyor.

Eser, gece saatlerinde kentin üzerinde süzülen dev bir organizma hissi yaratıyor. Uzaktan bakıldığında rüzgarla hareket eden ışıklı bir kütle gibi görünen Caressing Zone, içine girildiğinde çok daha fiziksel ve dokunsal bir deneyime dönüşüyor.

Henüz hayata geçirilmemiş bir konsept olan proje için Luzinterruptus, yakın gelecekte uygun bir kamusal alanda uygulama gerçekleştirmeyi umuyor. Kolektif, çalışmalarını herkes için ücretsiz ve erişilebilir kılmak amacıyla yalnızca kamusal mekanlarda sergilemeyi tercih ediyor; aynı zamanda kolay bulunabilen ve enerji verimliliği yüksek aydınlatma malzemeleri kullanmaya özen gösteriyor.

Luzinterruptus’un çalışmalarına internet sitesi üzerinden göz atabilir, yeni işlerini Instagram’ı üzerinden takip edebilirsiniz.

Görsel: Luzinterruptus