Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Mamoon: Etraf Kararsa Da Korkma, Sen Aydınlıksın

Mamoon: Etraf Kararsa Da Korkma, Sen Aydınlıksın

Suriye iç savaşından kaçan mültecilerin yaşadıkları durumlardan esinlenilen Mamoon, giderek karanlığa gömülen bir bölgedeki bebeğini korumak isteyen annenin karanlığa rağmen parlamasına odaklanıyor.

Işıklar olmadığında karanlığın bir parçası olunur doğal olarak. İnsan karanlıkta yeterince göremediği için ışığa kaçar hep. Işık insanın yolunu aydınlatır ve onu cesaretlendirir. Karanlıksa bilinmezlik olduğu için korkutucu sayılır genel kanıda. Ödüllü animasyon stüdyosu Blue Zoo da bizleri giderek karanlığa gömülen bir animasyona davet ediyor. Animasyon kısasının ismi Mamoon, Arapça korkusuz demekmiş.

Dediğimiz gibi karanlık korkutucu gelebilir fakat bu animasyonumuzun başrolüne hiç de korkutucu gelmiyor hikaye boyunca karanlık. Bebeği kucağında bir anne baş karakterimiz. Bir anda ay karanlığa gömülmeye başlıyor ve bebeği kucağında anne onu karanlıktan korumak için elinden geleni ardına koymuyor. Koşuyor, saklanıyor ama nafile karanlık bir kere gelmeye başladı mı durdurulamaz. Karanlıkta kaybolmasından korktuğumuz anneyse, etrafa inat gittikçe parlıyor ve çocuğunun yolunu aydınlatıyor. Ve çocuğunu kurtarmak adına her şeyi deniyor. Kırmızı gizemli bir parlaklığa dahi sığınıyor anne çocuğu için.

Her Şeye Rağmen Cesur Olanlar Parlar

Suriye’nin iç savaşından kaçan mültecilerin yaşadıkları durumlardan esinlenilmiş Mamoon. Proje, stüdyodaki animasyon yönetmeni Ben Steer’in ışık ve projeksiyonlarla oynayıp duygusal bir  şekilde insan hikayesini anlatma arzusundan doğmuş. Bu istekle yönetmen Blue Zoo’daki brief’liyor ve bu kıvılcım bir deneysel kısa filme dönüşüyor.

Steer, 2B animasyonlu karakterleri polistiren bloklardan hazırlanmış 3B kümelere yansıtıyor bu animasyonda. Normal bir animasyon kısasının post-prodüksiyonundan farklı ilerliyor Mamoon. Bu animasyon kısasında özel efektler ve onlara gösterilen hassaslıklar yok. Onların yerine ışıklar ve kusurları var. Karakterlerin gölge kuklalarının hareketleri var. Adeta bu gölgeler hayalete dönüşüyor Mamoon’da. Steer, bu teknik için tiyatrodan etkilenmiş. Böylece izleyicilerin hayal güçlerini sınırlı bir bakış açısı ve soyut bir setle bastırmasına izin veriyor.

Steer bu fikri düşündüğünde ışığın hayatı temsil etmesinin güzel bir imge olduğuna sıkı sıkı tutunmuş. Sadece görsel güzelliği değil, ardındaki derin yüklenebilecek anlamlar da yönetmeni kalbinden vurmuş. Hikaye ışık oyunlarından oluştuğundan bu ekibe bir meydan okuma olmuş yer yer. Fakat ekip yine de büyüleyici görüntüler elde etmeyi başarmış.Animasyonun arkasındaki fikir, süreçte yaratılan güzel optik özelliklerden, genellikle çok fazla zaman harcayacağımız ve yeniden yaratmaya çalıştığımız kırılmalar, yansımalar, ışık sıçramaları gibi unsurlardan ve alan derinliğinden faydalanmak üzerine. Bu yüzden her şeyin kamerada yakalanacak olması bütün ekibi heyecanlandıran noktalardan olmuş.

Mamoon birçok film festivalinde gösterim şansı yakaladı geçtiğimiz yıl. BAFTA 2018’de En İyi Kısa Animasyon dalı da dahil olmak üzere birçok yerde aday gösterildi.

Kamera arkası: 

Görsel: Vimeo