Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Kartpostal Geleneğini Yaşatan Abonelik Sistemi ve Dijital Arşiv

Kartpostal Geleneğini Yaşatan Abonelik Sistemi ve Dijital Arşiv

Tasarımcı ve sanatçı Gabriella Marcella'nın kurduğu Riso Club, dünyanın dört bir yanından sanatçıların tasarladığı kartpostalları, yine dünyanın dört bir yanındaki abonelerine postalıyor.

Z kuşağının, internet öncesi dönemin yavaş yaşam biçimine ve analog medyaya ilgisi son zamanlarda yükselişe geçti. DVD’ler, basılı dergiler ve mektuplaşma gibi dijital olmayan alışkanlıklar, algoritmaların ve yapay zekânın şekillendirmediği alanlara yönelen insanlar sayesinde yeniden popülerlik kazanıyor.

Bu eğilim son dönemde açıkça gündeme gelmiş olsa da İskoçya merkezli tasarımcı Gabriella Marcella, dijital yorgunluğa karşı mücadele etmeye yıllar önce başladı. Marcella, üniversiteden mezun olduktan kısa süre sonra, 2012 yılında risograf baskıya duyduğu ilgiden yola çıkarak Risotto Studio‘yu  kurdu. İlk baskı makinesini ikinci el olarak satın alan Marcella, çalışmaya yatak odasında başladı. Daha sonra stüdyo, bugün hala birçok yaratıcı profesyonelle birlikte faaliyet gösterdiği eski bir depo binası olan Glue Factory’ye taşındı.

RISOTTO is print and design specialist run by designer <font color="white">Gabriella Marcella.</font> The studio embodies her love of colour and appetite for making.

Posta yoluyla ilerleyen yavaş sistem, yaratıcı içerik tüketimini farklı bir ritme taşıyor

Marcella, 2017 yılında yalnızca kendi işlerini değil, başka sanatçıların üretimlerini de paylaşmak istediğine karar vererek Riso Club’ı başlattı. Kulüp, abonelerine her ay dört farklı sanatçının hazırladığı dört kartpostal gönderiyor. Marcella baskı tutkunu biri olarak dolapta duran çok fazla baskıya sahip olmaktan suçluluk duyuyormuş. Bu yüzden onların kullanılabilir bir nesne haline gelmesinin önemli olduğunu düşünüyor.

Zaman içinde büyüyen proje, şu sıralar 100. gönderimini kutluyor. Risotto, bu dönüm noktasını, şimdiye kadar gönderilen 400 kartpostal işinin ilk kez bir araya getirildiği geniş kapsamlı bir retrospektif sergiyle kutluyor. 11-19 Nisan tarihleri arasında Glue Factory’de ziyaret edilebilen sergi, risograf baskıya aktarılan farklı tarzları, estetik anlayışları ve mesajları bir araya getiriyor.

Şimdiye kadar postalanan 400 kartpostal, dijital bir arşivde bir araya geldi

Bogota, Şam, Philadelphia, Melbourne gibi dünyanın farklı noktalarında yaşayan sanatçıların işleri, yine dünyanın dört bir yanındaki abonelere gönderiliyor. Böylece sanatçılar, bulundukları yerden bağımsız olarak yeni izleyicilere ulaşabiliyor. Marcella, posta yoluyla ilerleyen bu yavaş sistemin yaratıcı içerik tüketimini farklı bir ritme taşıdığını belirtiyor. Fiziksel bir nesneyle etkileşime geçmenin, izleyicilerin sanatçının kim olduğunu öğrenmesini, kartın arkasındaki açıklamaları okumasını ve işle daha güçlü bir bağ kurmasını sağladığını söylüyor.

Kulübün, “Dünyanın dört bir yanından yeni sanatçıları tanıtmak” gibi bir misyonu var ama sanatçıların nasıl seçildiğine ya da herkese açık bir başvuru süreci olduğuna dair bilgiye yer verilmemiş. Ayrıca kulübün çalışma modelinde sanatçıların işlerini ücretsiz katkı olarak sunduğu, üretim ve emeğin Risotto tarafından karşılandığı belirtiliyor. Bu da katılımın açık çağrıdan çok, stüdyo tarafından davet edilen ya da seçilen sanatçılar üzerinden yürüdüğünü düşündürüyor. Özetle, Riso Club aslında sanatçıların katıldığı bir topluluktan ziyade, sanatseverlerin abone olduğu bir baskı abonelik sistemi olarak işliyor.

Kulübe yeni katılanlar ya da sergiyi yerinde göremeyenler için Risotto, 400 işin tamamını içeren ve arama yapılabilen Riso Club Atlas adlı dijital bir arşiv yayımladı.

Görsel: Risotto Studio