Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Bir CP+B sunumu: Do Something [Kristal Elma 2014]

Bir CP+B sunumu: Do Something [Kristal Elma 2014]

Crispin Porter & Bogusky CEO'su Andrew Keller hikaye anlatımını değil, hikaye yaratıcılığını gösteriyor.

Crispin Porter & Bogusky felsefesinin 45 dakikaya sığdırılmış halini izledik. Yaşadık daha doğrusu. Oturumun tam adı şuydu: 

“Do something: Why actions speak louder than words and what that means for you and your client”.

Bir kere sunum “dünya değişiyor” slaydıyla başlamadı. Şöyle açıldı: “Storytelling is dead” Hikaye anlatımını bırakalım. Markalar bir algıyı değiştirmek için konuşup duruyorlar ama asıl mesele: 

Hikaye yaratmak.

– Bugün markanız ne yaptı?

+ Birtakım reklamlar falan.

O reklamlarda ne söylediğinizin bir önemi yok. Ne yaptığınızı görelim. Türkçe meali:

Aksiyona dönüştürmeniz gerek. Harvey Nichols’ın “Sorry, i spent it to myself” koleksiyonunda samimi bir içgörüyü davranışa dönüştürdüğü gibi. Yılbaşı hediyesine para vermek istemeyenler, kürdan, tıpaç gibi “saçma sapan ama janjanlı paketli” hediyeler seçebiliyordu.

İşte bunu seviyoruz. “Mini o kadar Mini ki başka bir araçla taşınabilir” demek yerine taşınabildiğini göstermeyi seviyoruz.

“Bu meyve suyu enerji verir” demenize gerek yok; gerçekten enerji verebiliyorsanız: 

En basitinden; “Restoranımıza gelin” demenin etkileşimli bir yolu olmalı. “Ofiste yemek istemiyorsanız sizin yerinize şişme adam gönderelim? Böylece yemeğinizi Applebee’s’de yiyebilin.” Bu da bir aksiyon.

https://www.youtube.com/watch?v=QPLmSgEbbq4
Ortada bir hikaye tasarımı yoksa tüm kurumsal kaygılarınızla para döktüğünüz mecralar arasındaki mesafeyi de açmış oluyorsunuz. Halbuki yaptığımız şey iletişim. Yakınlaştırma.

Dominos’un global stratejisinde bu samimiyeti görebiliyoruz:

Başka bir “hareket yaratma” şekli:

Türkiye’de yıllık izin 14 günken, Amerika’da aynı kıdemde çalışanların ücretli izni yokmuş. Sıfır gün. Hotels.com markası için çözüm: İş kanunu değiştirmek üzere başlatılan kolaboratif bir kampanya. 

Marka aksiyon alırsa, karşılığını da alıyor. “Konuşulmaya” başlıyor.

Redbull’un yaptığı tam olarak bu.

Gerekirse yeni ürün yaratabilirsiniz. Tüm teknolojik evrimimiz, bu sosyal mecralar, hepsi fayda sunmak için. Ve fakat maalesef buralar hep çok konuşan markalarla dolu.

O zaman sosyallik bunun neresinde? Cevap olarak buraya mecra bağımsız, sosyal bir aksiyon yaratan “Small Business Saturday” örneği geliyor:

https://www.youtube.com/watch?v=4hAyaRr9zZY
Dünyayı kasıp kavuran #icebucketchallenge’ı hatırlattıktan sonra kendi aralarında başlattıkları #getwellsoonal #faceslapchallenge akımına geliyor konu. Bunun için birine meydan okuyup tokat yemeniz gerekiyor. 

“Hadi yapalım, sahneye biri gelsin” diyor ve [olaylar]: 

Sunumun son slaydı diye bir şey yoktu. Son slayt biz olduk.