Yapay Zekâ ve Yaratıcılar” serimizin 7. konuğu, disiplinler arası sanatçı Ecem Dilan Köse. Ecem’i “Yeni Yaratıcılar” serimizde de ağırlamıştık. Sanatçı, görsel-işitsel performanslardan dijital yerleştirmelere, heykelden sanal gerçekliğe kadar çok çeşitli üretimler yapıyor. 2013’te Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümünden mezun olan sanatçı dans ve tasarım alanlarında da edindiği deneyimler sayesinde eserlerini disiplinler üstü bir bakışla kuruyor. Sanatçının biyografisi hakkında detaylı bilgiye Yeni Yaratıcılar serimizde yer vermiştik.
Ecem sorularımızı yanıtlayarak, yapay zekâ araçlarını yaratıcı sektördeki pratiğine nasıl entegre ettiğini, yapay zekâyla ilgili deneyimlerini ve tespitlerini paylaştı. ID.exe / the human patch gibi yapay zekâ temelli işler, onun teknoloji ile kurduğu diyaloğu ve bu diyalog üzerinden insan, bilinç ve yaratıcılık kavramlarını nasıl sorguladığını gözler önüne seriyor.

“Yapay zekâyla aşk ve nefret ilişkisi yaşıyorum”
Yapay zekâyla aran nasıl?
Ecem Dilan Köse: Yapay zekâyla aşk ve nefret ilişkisi yaşıyorum 🙂 Bu yüzden cevaplarım ikili olacaktır. Sanatçı Ecem’in üretimlerinde yapay zekâ yok ama konularında insanlığı nasıl etkilediği var. Yaratıcı endüstriye çalışan Ecem’in ise önemli bir ekip arkadaşı.
Her gün kullandığın yapay zekâ araçları var mı? Hangileri?
Ecem Dilan Köse: Gemini, Deepseek, ComfyUi, Higgsfield. Üretim yaptığım bir gün değilse bile sosyal amaçlarla bunları açtığım oluyor.
En çok kullandığın yapay zekâ aracı hangisi?
Ecem Dilan Köse: Gemini
Kaç ayrı yapay zekâ uygulaması veya hizmeti için abonelik ücreti ödüyorsun ya da şirketin senin adına ödüyor?
Ecem Dilan Köse: Şu anda her ay düzenli ödeme yapılan 8 ayrı yapay zekâ uygulaması kullanıyorum. Özellikle 2 tanesinde tekrar tekrar kredi aldığım oluyor.

“Toplumsal etkilerini takip etmeyi görev belledim; bu yüzden yapay zekâ şirketlerinin politikalarını ve devletlerin düzenlemelerini izliyorum.”
Üretim süreçlerinde aktif olarak hangi yapay zekâ araçlarını kullanıyorsun?
Ecem Dilan Köse: Sanatçı olarak üretimlerimde şu ara yapay zekâ kullanmıyorum çünkü kendimce geliştirdiğim methodlarımla özgün bir dil peşindeyim. Üstelik bunları yapmaktan keyif alıyorum. O yüzden kendi akışımı çok değiştirmek istemiyorum. Derinleştiğim araç ve yöntemlerimle daha iyiye taşıdığım sonuçları görmek keyif veriyor. Ama sanatsal üretimlerimin konusunu oluşturduğu için toplumsal etkilerini takip etmeyi görev belledim. Bu yüzden yapay zekâ şirketlerinin politikalarını ve devletlerin yapay zekâyı ele alış şekillerini, düzenlemelerini takip ediyorum.
Deneyip verim alamadığın ya da arayüzüne bir türlü alışamadığın araçlar oldu mu?
Ecem Dilan Köse: Arayüzler çok kullanıcı dostu. Rahat bir üretim alanı.
Yapay zekâ ile yaptığın ilk denemelerden çıkan bir işi bizimle paylaşır mısın?
Ecem Dilan Köse: 2019 yılında kendi imaj datasetimle birkaç video işi yapmıştım. Kendi datasetimi oluşturma kısmı heyecan vericiydi, tahmin edersiniz ki hiç de birkaç dakikada sonuç almamıştım 🙂
Son dönemde yapay zekâ kullanarak üretip gurur duyduğun bir işin var mı?
Ecem Dilan Köse: Kasım ayında ID.exe/the_human_patch isimli bir sergim oldu. Sergide yapay zekâ ile üretilmiş tek iş olan Biome.log isimli bir “sınırlandırılmış yapay zekâ” vardı. LLM dil modelleriyle Rilke, Murakami, Jules Verne, Donna Haraway, Mevlana gibi şair, yazar ve filozofların açık kaynaklı datalarıyla oluşturulmuş web üzerinde çalışan canlı bir tepki üreticisiydi. Saat başı ona gelen inputlara bir tepki veriyor ve tepkisini oluşturan “reasoning” / muhakemeyi paylaşıyor ve her seferinde sisteme katıyordu. Aylarca cümlelerini bir canlıymış gibi izledim, inceledim. Kendimi primatolog Jane Goodall gibi hissediyordum.

Yapay zekânın gelişimi kariyer hedeflerinde bir değişiklik yarattı mı?
Ecem Dilan Köse: Teknoloji-insan-doğa üçgeninde çalışan biri olduğum için hedeflerimde değişiklik yaratmadı ama söylemlerimde teknoloji sempatizanlığımın yüzdesini doğaya kaydırdı.

1 yıl sonra sence üretken yapay zekâ araçları hangi seviyede olacak?
Ecem Dilan Köse: Çok hızlı bir değişim var. Yaptığımız testlerin tutarlılığının değişmesi beni rahatsız ediyor. Her gün yeni bir araç çıkıyor ve tekrar test yapmak gerekiyor. Daha gelişkin olmasından ziyade daha tutarlı olmasını umuyorum. Her işte workflow değiştirmek yorucu oluyor. Yeni araçlara değil stabil çalışan programlara dönüşmesi beni mutlu ederdi 🙂
“Yapay zekâ” ve “yaratıcılık” kelimeleriyle tek cümlelik bir tespit ya da motto üretir misin?
Ecem Dilan Köse: Yapay zekâ çağında yaratıcılık artık yalnızca yeni fikirler üretmek değil, insanın hangi hikâyelerin insan kalmasına değer olduğunu seçme yetisidir.
Yapay zekâ bir araçtan fazlası, insanı değiştirecek yeni bir tür olma potansiyeli var.
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Görsel: Ecem Dilan Köse







