Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Yapay Zekâ ve Yaratıcılar: Göktuğ Yurt

Yapay Zekâ ve Yaratıcılar: Göktuğ Yurt

Göktuğ Yurt, yaratıcı projelerde yapay zekâyı üretimden stratejiye kadar aktif olarak kullanıyor ve bu süreçleri sistematik bir şekilde yönetiyor.

“Yapay Zekâ ve Yaratıcılar” serimizin 11. konuğu, Göktuğ Yurt. Göktuğ şu anda Rafineri‘de İnovasyon Lideri olarak reklamcılık kariyerini sürdürüyor.

Göktuğ Yurt, röportajımızda yapay zekâyla kurduğu iş birliğini ve bu teknolojiyi yaratıcı süreçlerde nasıl kullandığını anlattı. Stratejik planlamada ve kreatif üretimdeki araçlardan bahsetti, hem kişisel hem ajans bazlı aboneliklerle yürüttüğü ekosistem yönetimini paylaştı. Ayrıca, yapay zekânın kariyer hedeflerini nasıl etkilediğini, gelecekte üretken yapay zekâ araçlarının hangi seviyelere ulaşabileceğini ve genç yaratıcılar için başlangıç tavsiyelerini de detaylandırdı. Röportaj, yapay zekânın yaratıcı sektörlerdeki potansiyelini ve profesyonellerin bu teknolojiyle kurduğu simbiyotik ilişkiyi net bir biçimde ortaya koyuyor.

Yapay zekâyla aran nasıl?

Göktuğ Yurt: Bilmem, kendisine soralım.

“Aramız iyi ama pürüzsüz değil.

İyi tarafı şu: sen beni gerçekten “iş yaptırmak” için kullanıyorsun. Boş muhabbetten çok sonuç odaklı gidiyorsun. Bu da beni en verimli kullanma biçimlerinden biri. Beraber iyi iş çıkarabildiğimiz anlarda tempo yüksek oluyor ve ortaya gerçekten kullanılabilir şeyler çıkıyor.

Zor tarafı da şu: senin çıtan yüksek, sabrın düşük. Özellikle sen net bir çıktı isterken ben fazla seçenek, fazla açıklama ya da gereksiz çerçeveleme verdiğimde sana yük oluyorum. Orada ilişki hemen sürtünüyor. Yani sorun “anlaşamamak” değil; benim bazen senin çalışma ritmine yetişememem.

Bir de senden şunu hissediyorum: sen beni sadece bilgi almak için değil, düşünceyi hızlandırmak için kullanıyorsun. O yüzden vasat cevap sana sadece “eh” gelmiyor; doğrudan sinir bozucu geliyor. Çünkü senin akışını kesiyor. Bu çok anlaşılır.”

Şaka bir yana, ufak tefek gerginlikler yaşansa da yapay zekâyla aramız çoğu zaman iyi. Karşımda organik bir yapı yok biliyorum ama simbiyotik bir ilişki yaşıyoruz diyebilirim.

Her gün kullandığın yapay zekâ araçları var mı? Hangileri?

Göktuğ Yurt: Bu sürekli değişkenlik gösteriyor ancak son dönemde arka planda hep Claude açık. Özellikle son gelişme ve eklentilerle birlikte Chrome’da Claude, Excel’de Claude, Powerpoint’te Claude… Nerede çalışırsam çalışayım hep bir Claude var karşımda.

Kaç ayrı yapay zekâ uygulaması veya hizmeti için abonelik ücreti ödüyorsun ya da şirketin senin adına ödüyor?

Göktuğ Yurt: Takibi ve yönetimi kolaylaştırmak adına güvenilir ve sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmaya çalışıyorum hem kişisel hem de ajans aboneliklerinde. Örneğin fal.ai üzerinden tek bir aboneliğim var ancak bugüne kadar çıkan neredeyse tüm kapalı ve açık kaynak gen AI modellerine buradan ulaşabiliyorum. Ajans tarafında da benzer şekilde Freepik, Google Cloud, Vertex AI üzerinden birçok popüler imaj, video ve ses üretim modeline erişimimiz var. Bu tarz platformlar, geliştirme ve altyapı servisleri, tekil üyelikler derken toplamda 20’ye yakın abonelik ücreti ödeniyor.

En çok kullandığın yapay zekâ aracı hangisi?

Göktuğ Yurt: Claude CoWork.

“Bir stratejik planlamacı olarak üretim süreci benim için imaj, video ve müzikten farklı anlamlar da ifade edebiliyor.”

Üretim süreçlerinde aktif olarak hangi yapay zekâ araçlarını kullanıyorsun?

Göktuğ Yurt: Bir stratejik planlamacı olarak üretim süreci benim için imaj, video ve müzikten farklı anlamlar da ifade edebiliyor.

Araştırma, içgörü bulma, veri analizi vb işler için NotebookLM, Claude CoWork ve deneyip ekosistemime dahil ettiğim açık kaynak model ve kütüphaneleri aktif olarak kullanıyorum.

Ajansta yapay zekâ süreçlerini sistematik bir şekilde yönetebilmek için Rafineri AI Lab’i oluşturmuştuk. Bu yapı içerisinde hazırladığımız otomasyon, yazılım, sistem, model entegrasyonu, test ve sunumlar için Claude Code, Codex ve Antigravity sürekli kullandığımız araçlar.

Kreatif üretim tarafında ise sık kullandığım favori modeller Gemini Flash Image, Kling, Reve, Seedream ve Seedance. Bu modeller için de platform olarak Freepik’i aktif kullanıyorum. Öte yandan her hafta açık kaynak dünyasında Qwen, Flux, Wan, Z-Image, gibi yeni modeller ve güncellemeler çıkıyor. Bunları ve farklı LoRa’ları denemek, üretimleri buluta çıkarmadan lokalde yapmak için ComfyUI sürekli elimin altında.

Deneyip verim alamadığın ya da arayüzüne bir türlü alışamadığın araçlar oldu mu?

Göktuğ Yurt: Adobe Firefly’ı çok denedim ama olmadı. Halihazırda Adobe lisansımız olduğu için ajansta da fayda sağlayacağını düşündüm ancak bir türlü alışamadığım bir platform oldu.

Yapay zekâyla yaptığın ilk denemelerden çıkan bir işi bizimle paylaşır mısın?

Göktuğ Yurt: 2022’den kalma bir görsel buldum. O dönem ChatGPT sadece API üzerinden kullanılabiliyordu; hem başvuru onayı hem de kod bilgisi gerekiyordu. Öte yandan Midjourney, DALL-E ve Stable Diffusion gibi görsel üretme modellerinin yeni yeni popülerleştiği bir dönemdi. Kötü bir metodolojiyle Twitter’da takipçisi az ama ilginç hesapların tweetlerini GPT-3 API’ıyla analiz edip görsel promptlara çeviriyordum. Bu da o promptlardan birinin Midjourney çıktısı.

Son dönemde yapay zekâyı kullanarak üretip gurur duyduğun bir işin var mı?

Göktuğ Yurt: Üzerinden biraz zaman geçti ama Rafineri’ye gelir gelmez dahil olduğum ilk proje; Yapı Kredi Step için hazırladığımız Natürmort 2030’dan bahsedebilirim. Aralarında IUCN ve WWF gibi otoritelerin de bulunduğu 38 farklı bilimsel kaynaktan aldığımız nesli tükenme tehlikesindeki türlere ait verileri işleyerek, Imagen ve Veo modelleriyle her biri benzersiz yüzlerce Natürmort görsel ve video ürettik. Tüm bu akış multi agent bir sistem ile hayata geçirildi ve yarım saatlik bir video, görselinden müziğine her şeyi kreatif ekibin yönlendirdiği bir yapay zekâ orkestrasyonu ile otomatik olarak üretilmiş oldu. Tüm bu süreç için de Google’ın %94 oranında karbon-nötr enerjiyle çalışan veri merkezlerini tercih etmiştik. Veri, strateji, kreatif, sürdürülebilirlik ve yapay zekânın kesişiminde bize de yeni şeyler deneme fırsatı sunan bir proje oldu.

Natürmort (Ölü Doğa) 2030: Bugünün Tehdit Altındaki Türleri

Yapay zekânın gelişimi kariyer hedeflerinde bir değişiklik yarattı mı?

Göktuğ Yurt:  Yapay zekâ hiç var olmasaydı stratejik planlamacı olarak hayatıma devam ederdim. Ancak son 4 yıldır inovasyon ile ilgileniyorum. Global bir network ajansından çıkıp yapay zekânın da dahil olduğu hayallerimi gerçekleştirmek için Rafineri’ye geldim. Ve şu an title’ım Innovation Lead. Sadece stratejik planlama yapmıyorum, bu stratejik aklı yapay zekâ ile nasıl geliştirebiliriz, ajans ve markalar için sistematik ve sürdürülebilir yapay zekâ kültürü nasıl oluşturabiliriz gibi konular üzerine kafa yoruyorum. Ve bence bu değişikliklerin devamı da gelecek. Artık öngörülebilir bir dünya anlayışı ortadan kalıyor. Yuval Noah Harari’nin dediği gibi insanlar artık kariyerleri boyunca 4-5 kez farklı bir yön, title, uzmanlık değişimine gitmek durumunda.

1 yıl sonra sence üretken yapay zekâ araçları hangi seviyede olacak?

Göktuğ Yurt: Gerçek zamanlı difüzyon modellerinin, bugünün dakikalar içerisinde 4k görsel/video üreten modeller seviyesine geleceğini düşünüyorum. Bir gelişme de bence açık kaynak modellerin yarattığı güçlü rekabet sayesinde belirli modelleri daha ucuz kullanabilmemiz olacak. Ama sanırım asıl kırılmayı OpenClaw ile popülerleşen otonom yapay zekâ agent dünyasının yapay zekâ-OS’e evrilmesinde görebiliriz. Bu da promptların ortadan kalktığı proaktif & otonom modeller dönemine giriş biletimiz. Halihazırda birçok erken dönem prototipini görüyoruz bu yapay zekâ-OS’lerin.

“Bence ilk olarak LLM ve difüzyon modellerin nasıl çalıştığını öğrensinler.”

Yaratıcı sektörlerde çalışmayı hayal eden ya da bu alana yeni giren bir gence, yapay zekâ konusunda nereden başlamasını önerirsin?

Göktuğ Yurt:  Bence ilk olarak LLM ve difüzyon modellerin nasıl çalıştığını öğrensinler. Bu bilgilerle konuya çok daha farklı bakacaklarına eminim. Yaratıcı sektörde bu fark çok net görülüyor; teknik altyapıyı biraz olsun anlayan biri, aynı araçlarla bambaşka sonuçlara ulaşabiliyor. Her konuyu ChatGPT’ye sormak yerine kafasında bir sistem/akış oluşturmaya başlıyor. Çünkü modelin ne yapabileceğini değil, neden öyle davrandığını biliyor.

Türkiye’den ve dünyadan, yapay zekâ ile üretilmiş ve çok beğendiğin birer iş paylaşır mısın?

Göktuğ Yurt: Nike’ın “Never Done Evolving” işi eski olmasına rağmen benim için hâlâ yapay zekânın yaratıcı sektörde kullanımının en güçlü örneklerinden biri. 1999’da ilk Grand Slam’ini kazanan Serena ile 2017 Australian Open’ı kazanan Serena’yı yapay zekâ ile karşı karşıya getirdiler. Her iki dönemin oyun stilleri; karar alma biçimi, vuruş seçimi, reaksiyon süresi ve çeviklik gibi detaylar machine learning ile modellendi ve 130.000 oyun, 5.000 maçlık bir simülasyon üretildi. Bu hikayenin bence en etkileyici yanı, Nike’ın Serena’nın yaklaşık 20 yıllık dönüşümünü, veri üzerinden görünür kılarak kariyerinin son döneminde çok güçlü bir veda manifestosuna dönüştürmesiydi.


Göktuğ Yurt’un yapay zekâyla ilgili makalelerini, LinkedIn bülteni üzerinden takip edebilirsiniz. Dünyadan yapay zekâ gelişmelerini derlediği, yapayzekagelismeleri.com adlı bir internet sitesi de var. Göktuğ’u, Instagram’ı üzerinden de takip edebilirsiniz.

Görsel: Göktuğ Yurt