Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
VAEMI Synterra ile Bitkilerin Melodilerini Keşfetmek

VAEMI Synterra ile Bitkilerin Melodilerini Keşfetmek

VAEMI’nin yeni synthesizer’ı Synterra; bitkilerden, insan dokunuşundan, ışık ve gölgelerden aldığı verileri melodilere, ritimlere ve çok sesli müzikal dokulara dönüştürüyor.

Türkiye’de elektronik müzik enstrümanları tasarlayıp üreten VAEMI, yeni enstrümanı Synterra’yı satışa sundu. Fiziksel çevreyle etkileşim içinde müzik üreten taşınabilir cihaz; bitkilere dokunmak, ışığın yönünü değiştirmek veya farklı yüzeylerle etkileşime geçmek gibi eylemleri müzikal üretimin bir parçası hâline getiriyor. Kendi ses üretim sistemine sahip olan Synterra, bilgisayara ihtiyaç duymadan çalışabiliyor.

Ağustos 2026’da duyurularak ön siparişe açılan Synterra, farklı ülkelerden yoğun ilgi gördü. Eylül ayı için ayrılan stokların tamamı, satış döneminden bir ay önce tükendi. Enstrümanı satın alanlar arasında uluslararası müzik dünyasından tanınmış sanatçılar ve müzisyenler de yer aldı. Ön sipariş sürecinin ardından düzenli satışa geçen ürün, VAEMI’nin kendi tasarlayıp ürettiği enstrümanları dünya çapındaki müzisyenlere ve yaratıcı çalışma ortamlarına ulaştırma hedefinin yeni bir örneği olarak öne çıkıyor.

İlk olarak fiziksel dünyadan gelen değişken verileri üretken müziğe dönüştüren bir enstrüman olarak tanıtılan Synterra, geliştirme sürecinin son aşamalarında yeni özellikler kazandı. Üretim yazılımı (firmware); dahili efekt sistemini, MIDI uygulamalarını, MIDI Clock senkronizasyonunu ve performans kontrollerini genişleterek cihazın kullanım olanaklarını artırdı.

Çevresindeki dünyayı müziğe dönüştürüyor

Biyolojik ve fiziksel etkileşimlerle üretken müzik oluşturan Synterra, bitkilerden, iletken materyallerden ve insan dokunuşundan kaynaklanan elektriksel direnç değişimlerini algılıyor. Dahili ışık sensörü, ışık ve gölge değişimlerini ayrı bir veri kaynağı olarak kullanıyor. Cihaz ayrıca açılış sırasında kendi içindeki bir bobin aracılığıyla çevrenin elektromanyetik alanını okuyarak başlangıçtaki müzikal üretim sürecini etkileyen bir referans oluşturuyor.

Synterra, topladığı verileri hem ritim ve zamanlama hem de ses yüksekliği ve nota seçimi bakımından değerlendirerek müzikal yapılara dönüştürüyor. Böylece çevredeki değişimlerle birlikte şekillenen melodiler, ritmik örüntüler ve çok sesli dokular ortaya çıkıyor.

Enstrüman, beş voice’lu polyphonic synthesis engine ve dokuz dahili synth patch içeriyor. Bu yapı; wavetable, FM ve Karplus–Strong synthesis yöntemlerini resonant, drone, percussive, noise ve glitch tabanlı yapılarla bir araya getiriyor. Böylece Synterra, bir bilgisayara veya harici bir ses kaynağına ihtiyaç duymadan tamamen standalone bir synthesizer olarak çalışabiliyor.

Synterra’nın üretim yazılımına eklenen 10 dahili performans efekti arasında çeyrek, sekizlik ve onaltılık nota değerlerine dayalı kısa tekrarlar (stutter), rastgele tekrarlar (Random Stutter), gecikme efektini belirli anlarda öne çıkaran Delay Throw, Bit Crusher, yukarı ve aşağı perde kaydırma, Controlled Chaos ve Filter Sweep yer alıyor. Bazı efektler geçici performans işlevleri olarak çalışırken bazıları açık bırakılabiliyor; aynı anda iki açma-kapama tipi efekt kullanılabiliyor.

Tempo tabanlı efektler USB MIDI Clock üzerinden otomatik olarak senkronize edilebiliyor. Sistem, harici tempo değişikliklerinin yanı sıra MIDI Start ve Stop mesajlarına da tepki veriyor. Genişletilen MIDI sistemi ise üretken müzik sürecinde oluşturulan notaları USB MIDI ve DIN MIDI OUT üzerinden aktarabiliyor. Değişen sensör verileri, ayrı ayrı polifonik nota değerleri ve ses birimlerinin etkinlikleri de MIDI CC bilgisi olarak dışarı gönderilebiliyor. Bu özellikler, Synterra’nın yalnızca bir synthesizer değil; yazılım enstrümanları, efektler, modüler sistemler, görsel ortamlar ve etkileşimli enstalasyonlar için üretken bir kontrol kaynağı olarak da kullanılmasına olanak tanıyor.

Enstrümanın Hold ve Trigger sistemi, müzikal olayların ne zaman üretileceğini kontrol etmek için farklı seçenekler sunuyor. Üretken olaylar kesintisiz biçimde ilerleyebiliyor veya manuel olarak, MIDI üzerinden, harici bir saat ya da gate sinyaliyle tetiklenebiliyor. Uygun seviyedeki ses ve piezo sinyalleri de tetikleme amacıyla kullanılabiliyor. Böylece Synterra’nın müzikal üretimi bir davul performansını, sıralayıcıyı (sequencer), dijital ses iş istasyonunu (DAW) veya modüler sistemlerdeki saat sinyalini takip edebiliyor.

Üretim yazılımı sekiz farklı müzikal dizi (scale), bir ile beş ses arasında polifoni, bir ile beş oktav arasında nota aralığı ve artı ya da eksi 12 yarım seslik perde aktarımı (transposition) seçenekleri de sunuyor. Bu ayarlar, üretken müziğin az sayıda notayla ilerleyen seyrek melodilerden daha kapsamlı, çok sesli yapılara kadar farklı biçimlerde şekillendirilmesini sağlıyor.

Enstrümanın içinde saklı bir beste

Synterra’nın dikkat çeken özelliklerinden biri de gizli bir beste içermesi. VAEMI’nin kurucu ortağı ve Synterra’nın ortak tasarımcılarından Tunç Çakır’ın daha önce yayımlanmamış Under Pale Light adlı parçası, her enstrümanın içine yerleştirilmiş durumda.

Özel olarak Synterra için bestelenen eser, cihazın içine programlanan bir sıralayıcı sistemiyle çalışıyor. Geleneksel bir ses kaydı olarak saklanmak yerine parçanın bas, polifonik synthesizer ve ana melodi bölümleri sıralayıcı verileri biçiminde tutuluyor. Bu veriler, Synterra’nın dahili ses sentezi motorlarını gerçek zamanlı olarak çalıştırıyor. Dolayısıyla cihazın içinde parçaya ait bir WAV veya MP3 dosyası bulunmuyor; gizli özellik etkinleştirildiğinde beste doğrudan enstrüman tarafından çalınıp sentezleniyor.

Özel bir tuş kombinasyonuyla etkinleştirilen oynatma modu, normal üretken müzik sistemini geçici olarak devre dışı bırakıyor ve yalnızca bu eser için oluşturulan sıralayıcı ile ses sentezi düzenini çalıştırıyor. Enstrümanın LED ışıkları da performansa eşlik ediyor; müzikal hareketi takip ederek beste boyunca değişiyor.

VAEMI’nin Under Pale Lightı geleneksel bir single, albüm parçası veya dijital müzik platformlarında yayımlama planı bulunmuyor. Eser, yalnızca Synterra üzerinden erişilebilecek biçimde tasarlanmış. Böylece albümlerin sonuna gizli bir parça ekleme geleneği, bir enstrümanın içine taşınıyor. Dinleyici, bir albümün sonunda saklanan şarkıyı keşfetmek yerine, parçayı çalabilen cihazın donanımı ve yazılımı üzerinden müzikle karşılaşıyor. Bu yaklaşım, gizli besteyi bir yazılım özelliği, müzik eseri ve fiziksel nesne arasında konumlandırıyor.

Synterra, USB bağlantısıyla veya üç adet AA pille çalışabiliyor ve dahili stereo ses çıkışı sunuyor. Bağımsız bir üretken synthesizer olarak kullanılabildiği gibi harici donanım ve yazılımlar için MIDI kaynağı olarak da görev yapabiliyor. Canlı performanslara, etkileşimli yerleştirmelere ve modüler müzik sistemlerine dahil edilebilen enstrüman için Ableton Live kullanıcılarına yönelik bir Max for Live eklentisi de bulunuyor.

Türkiye’nin ilk analog synthesizer üreticisi olarak tanımlanan VAEMI (Volt.Age Electronic Musical Instruments), kendi tasarladığı elektronik müzik enstrümanlarını geliştirip üretiyor ve uluslararası kullanıcılara ulaştırıyor. Analog enstrüman tasarımının yanı sıra 2026 yılında dijital ses sentezi ve yazılım çalışmalarını da genişleten marka, analog ve dijital teknolojileri donanım ve yazılım tasarımıyla bir araya getiren müzikal araçlar geliştiriyor. Synterra da bu yaklaşımın örneklerinden birini oluşturuyor.

VAEMI Synterra satışta. Ürünün özellikleri, tanıtım videoları, ses örnekleri ve eksiksiz kullanım kılavuzu VAEMI’nin internet sitesinde incelenebiliyor.

Görsel: VAEMI


Bigumigu Yazarı
| GENEL