“Yapay Zekâ ve Yaratıcılar” serimizin 8. konuğu, Vehbi Bozdağ. Galatasaray Üniversitesi, matematik bölümü mezunu olan Bozdağ, metin yazarı olarak başladığı kariyerini bugün Rafineri‘de yaratıcı yönetmen olarak sürdürüyor. Ses ve müzik odaklı üretimlerden diğer yaratıcı süreçlere uzanan iş pratiğinde yapay zekâyı aktif bir araç olarak konumlandıran Bozdağ, teknolojiyi “iş yapan robot”tan çok fikri büyüten bir ortak olarak görüyor.
Gündelik üretim akışında farklı yapay zekâ araçlarından yararlanırken, bu dönüşümün kariyerinde bir kırılma değil hızlanma yarattığını söylüyor. Ona göre yapay zekâ, yaratıcılığın yerine geçmiyor; doğru sorularla birleştiğinde onu genişleten ve ivmelendiren bir ortam sunuyor.
“Daha çok ses-müzik konusuyla içli dışlıyım.”
Yapay zekâyla aran nasıl?
Vehbi Bozdağ: Her gün birlikte olduğumuzdan kibarlık dozum günden güne eriyor. “Lütfen” ve “teşekkürler” gibi kelimeler azaldı. Şaka bir yana aramız iyi, bu röportajın bazı cevaplarında da kendisinden birtakım yardımlar istendi.
Her gün kullandığın yapay zekâ araçları var mı? Hangileri?
Vehbi Bozdağ: Daha çok ses-müzik konusuyla içli dışlıyım. O yüzden Minimax, Suno, Elevenlabs diyebilirim. Bunun dışında aklıma bir şey gelince elim hep Gemini’ye gidiyor.
En çok kullandığın yapay zekâ aracı hangisi?
Vehbi Bozdağ: En sık Google’ın ekosistemini (Örneğin NotebookLM, Gemini, Veo) kullanıyorum.
Kaç ayrı yapay zekâ uygulaması veya hizmeti için abonelik ücreti ödüyorsun ya da şirketin senin adına ödüyor?
Vehbi Bozdağ: Kişisel olarak 4-5 uygulamaya aboneliğim var. Ajansın abonelikleriyse arada ekle-çıkar yaparak ortalamada 7-8 uygulamanın altına düşmüyor.

Üretim süreçlerinde aktif olarak hangi yapay zekâ araçlarını kullanıyorsun?
Vehbi Bozdağ: Veo, Suno, Elevenlabs.
“Şimdi ne geliyor?”
Yapay zekânın gelişimi kariyer hedeflerinde bir değişiklik yarattı mı?
Vehbi Bozdağ: Benim de dahil olduğum jenerasyon, başından beri her şeye hızlı uyumlanmak durumunda kaldı. O yüzden yenilikleri görünce elbette heyecanlanıyorum ama fantastik şaşkınlıklar yaşayamıyorum. “Tamam” diyorum, “şimdi ne geliyor?” Bu yüzden sektöre başladığım günkü hevesle devam diyorum. Yapay zekâ da şu an için fiyat-performans olarak elimizin altındaki en verimli tool.
1 yıl sonra sence üretken yapay zekâ araçları hangi seviyede olacak?
Vehbi Bozdağ: 1 yıl önce gördüklerimize bakınca; 1 yıl sonranın, 100 yıl sonra gibi olmasını bekliyorum. Bkz: yapay zekâ Will Smith makarna videosunda ağzının yerini tutturamazken, bugün konu nereden nereye geldi.
“Doğru soruyu sorma aşamasından başla”
Yaratıcı sektörlerde çalışmayı hayal eden ya da bu alana yeni giren bir gence, yapay zekâ konusunda nereden başlamasını önerirsin?
Vehbi Bozdağ: Ona, “Doğru soruyu sorma aşamasından başla.” derdim. “Prompt yazmak sadece teknik bir iş değil, genel kültür ve kurulan hayalin kelimelere dökülmesidir. Oku, izle ve yapay zekâyı ‘iş yapan bir robot’ değil, ‘fikrini büyüten bir araç’ olarak gör.”
“Yapay zekâ” ve “yaratıcılık” kelimeleriyle tek cümlelik bir tespit ya da motto üretir misin?
Vehbi Bozdağ: “Yapay zekâ; yaratıcıya yakın, yaratıcılıktan uzak”. Bunu yapay zekâya ürettirdim mesela.
Yapay zekâ, yeteneksizi yetenekli yapmaz ama yetenekliyi fena hızlandırır.
Türkiye’den ve dünyadan, yapay zekâ ile üretilmiş ve çok beğendiğin birer iş paylaşır mısın?
Vehbi Bozdağ: Nike’tan “Athlete Imagined Revolution”, hayalin gerçeğe dönüşmesi açısından müthişti.
Vehbi Bozdağ’ın çalışmalarını Instagram’ı üzerinden takip edebilirsiniz.
Görsel: Vehbi Bozdağ






