Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Yapay Zekâ ve Yaratıcılar: Gümrah Şengün

Yapay Zekâ ve Yaratıcılar: Gümrah Şengün

Gümrah Şengün'e göre yapay zekâ, tasarım süreçlerinde fikirleri hızla şekillendirmeye ve üretim temposunu artırmaya olanak sağlıyor.

“Yapay Zekâ ve Yaratıcılar” serimizin 9. konuğu, sanat yönetmeni/yaratıcı yönetmen Gümrah Şengün.

Gümrah, üretken yapay zekâyı aktif olarak kullanıyor. Röportajımızda, yapay zekâyla ilgili kendi deneyimlerini, yapay zekânın yaratıcılık ve özgünlük üzerindeki etkilerini ve yaratıcı disiplinlerde sağladığı dönüşümleri anlattı.

“Yapay zekâ yıllardır aradığımız gramer seksapalitesini geri getirdi. Şapkalı â’lar yerli yerine oturdu ama içi boşaldı.”

Yapay zekâyla aran nasıl?

Gümrah Şengün: Bu röportajı cevaplamakta o kadar geciktim ki… Aslında yapay zekâ ile ilişkim buna izin vermeyecek kadar iyi. Ama merak etmeyin, burada okuyacağınız her şeyi bizzat ellerimle yazdım.

Bu ara bu meseleye biraz takığım. Bazen bir mail geliyor, cümlelerin arasından şapkalı “â”lar çarpıyor gözüme. Sanki herkesin aklı fikri tutuldu, meydan yapay zekâya kaldı, bir mail dahi yazılamıyor. Biraz özen kayboldu gibi. Böyle bir dönemde en çok eksikliğini hissettiğim şey bu: özen.

Önünü göremediğim bir şapkalı “â” devrimi yaşanıyor. Yapay zekâ yıllardır aradığımız gramer seksapalitesini geri getirdi. Şapkalı â’lar yerli yerine oturdu ama içi boşaldı.

Neyse, bunun dışında yapay zekâ ile aram iyi çok şükür 🙂

Kendimi bu konuda büyük laflar edecek biri olarak görmüyorum. Daha çok iyi bir kullanıcıyım. Etrafımda yapay zekânın felsefesi üzerine gerçekten derinleşmiş dostlarım var ve onları ilgiyle takip ediyorum. Keşke kreatifler üretim süreçlerini daha çok paylaşsa. Farklı disiplinlerin yapay zekâyı nasıl kullandığını görmek hem ilham verici hem faydalı. Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz.

Her gün kullandığın yapay zekâ araçları var mı? Hangileri?

Gümrah Şengün: ChatGPT’yi en başından beri kullanıyorum. Eğittim, büyüttüm, bugünlere getirdim. Son dönemde OpenAI ile hükümet arasında yaşananlar bu düzeni alt üst etti. Şaşırtıcı değil ama yorucu. Bazen bu değişimlerin temposuna ayak uydurmak gerçekten yoruyor. Ama her jenerasyon başka bir teknoloji ile boğuşmuş, bizimki de bu.

Claude’dan her zaman akıl alıyorum ve Gemini ile basit görsel işleri halledebiliyorum. Sonsuz bir çapraz kontrol dünyasında ilerliyoruz işte, artık bu bir alışkanlık.

Bu aralar ofiste sunum hazırlarken Pitch.ai kullanıyoruz. Bu konuda çok titiz, geleneksel ve Keynote bağımlısı bir ekip olarak hiç kolay bir geçiş değil ama sanırım başarıyoruz.

Bir de son dönemde yapay zekâ tabanlı görsel arama motoru SOOT ilgimi çekti. SOOT ekibi ile calling’in 12 yıllık görsel arşivi ile bu görsel database içerisinde yer almak üzerine konuşuyoruz.

Anthropic’in eğitim materyalleri gerçekten etkileyici. İnsan ister istemez gaza geliyor. Sanki herkes kendi küçük yapay zekâ ajansını kurabilirmiş gibi. Ama ne kendimi ne de yapay zekâ varyasyonlarımı bu kadar çoğaltmak ve çalıştırmak istediğimden henüz emin değilim.

“Akılda uçuşan fikirleri ete kemiğe büründürebilmek, tasarım süreçlerine ciddi bir tempo katıyor.”

Üretim süreçlerinde aktif olarak hangi yapay zekâ araçlarını kullanıyorsun?

Gümrah Şengün: Sadece araştırma, strateji ve görsel mood süreçlerine dahil ediyorum. Moodboard, prototip ve mock-up ve fikir sunumlarında Midjourney, Gemini ve Adobe Firefly kullanıyorum. Yaratıcı sektörde ve özellikle Türkiye’de herkesin moodboard’unda aynı Pinterest görsellerinin döndüğü bir düzen vardı. Bu araçlarla birlikte artık çok daha özgün bir beyin fırtınası alanı açıldığını ve standartın yükseleceğini düşünüyorum.

Akılda uçuşan fikirleri tartışmak üzere böyle bir hızda ete kemiğe büründürebilmek, tasarım süreçlerinin ilk karar aşamalarına ciddi bir tempo katıyor. Ve aslında daha fazlasını yapabilmemiz için bize, günümüzün kaotik detaylarında kaybedilen o zamanı geri veriyor. Ve bu sürecin sonunda da bana göre en kıymetli kısmı başlıyor. Duygunun ve ustalığın devreye girdiği, fikrin gerçek bir deneyime dönüştüğü bir hayata geçirme süreci.

Bir yandan da daha fazlasını derken derin düşüncelere dalıyorum tabii ki. Bu bakış açısının ne kadar romantik kaldığının farkındayım. Geri kazandığımı düşünerek kutsallaştırdığım o zaman, katlanarak yeni beklentilerle geri geliyor. Sektörde kaybedilen işler, sınırsız üretim ve varyasyonlar üzerinden ilerleyen kontrolsüz bir üretim düzenine doğru gidiyoruz. Üretim hızlandıkça beklentiler de aynı ölçüde artıyor ama biz hala aynıyız.

“Binlerce zihnin birikiminden beslenerek oyun oynayan, sayısız olasılık üreten bir evren var karşımızda.”

Türkiye’den ve dünyadan, yapay zekâ ile üretilmiş ve çok beğendiğin birer iş paylaşır mısın?

Gümrah Şengün: Üretken yapay zekâ ilk çıktığında, görsel kültüre ve estetik standarda sahip kişilerin kullandığı o ilk dönemde ortaya çıkan işler çok ilginçti. Sofia Crespo, Hexor Cismos ve Memo Akten hala favorilerim. Bu tür işlerin Transmoderna’nın yaptığı gibi canlı bir performansa ve bu fikre özel tasarlanmış mekanlarda immersive deneyimlere dönüşmesine ayrıca heyecanlanıyorum.

Dada’nın rastlantısal ve oyuncu üretim pratiğinden ilham alan biri olarak üretken yapay zekâ üretimlerini de o geleneğe yakın buluyorum. Dada sanatçılarının kolaj ve rastlantı yöntemleriyle yaptığı şeyi bugün algoritmalar veri ve olasılık üzerinden yapıyor gibi geliyor bana. Ama bu defa binlerce zihnin birikiminden beslenerek oyun oynayan, sayısız olasılık üreten ve keşfedilmeyi bekleyen bir evren var karşımızda. İş biraz daha sanat tarafına kaydığında kendime bu romantikleşme hakkını tanıyorum. Sanırım yapay zekâ sanatı benim için doğaüstü bir evrende hikaye anlattığında ilgi çekici bir hale geliyor.

1 yıl sonra sence üretken yapay zekâ araçları hangi seviyede olacak?

Gümrah Şengün: Yakın zamanda bir arkadaşım Figma’nın satın aldığı Weavy’yi gösterdi. Farklı uygulamalar arasında gidip gelmek yerine her şeyi tek bir düzlemde, birden fazla yapay zekâ modeliyle yapabiliyorsun.

Adobe’nin buna nasıl cevap vereceğini hem heyecanla hem de endişeyle bekliyorum. Ama asıl merak ettiğim araçlar değil. 1 yıl sonra biz kreatifler nasıl bir halde olacağız?!

Calling bünyesinde, Gümrah Şengün’ün yaratıcı yönetmenliğinde Afterwork ile beraber Ford’un sanal influencer’ı Alin için gerçekleştirilen çekim ve etkinlik:

Sudi Etuz için Koray Birand ile gerçekleştirilen koleksiyon filmi:

Calling – Apple Lidar iş birliği, kapak çekimi:

Görsel: Gümrah Şengün