New York’un Queens bölgesindeki Rockaway Beach’te açılan Between Tides sergisi, alışıldık pinpon masalarını etkileşimli kamusal sanat eserlerine dönüştürüyor. Küratörlüğünü Gabriela López Dena’nın üstlendiği ve Public Art Fund tarafından düzenlenen sergide, Ilana Harris-Babou, Moko Fukuyama, Las Hermanas Iglesias, Amalia Pica, Carlos H. Matos ve yaratıcı kolektif SUPERFLEX‘in tasarladığı altı farklı masa doğrudan kumsala yerleştirildi. Her biri gerçekten masa tenisi oynanabilen bir heykel olarak tasarlanan bu işler, ziyaretçileri yalnızca oyun oynamaya değil, oyunun kurallarını yeniden düşünmeye de davet ediyor.
Rekabet yerini birlikte denemeye, doğaçlamaya ve yeni oyun biçimleri keşfetmeye bırakıyor
Serginin çıkış noktası, herkesin aşina olduğu pinpon kurallarını bilinçli olarak bozmak. Masaların kimisinde topun önüne çıkan dev bir deniz yaratığı, kimisinde topu içine çeken delikler ya da beklenmedik engeller bulunuyor. Böylece deneyimli oyuncuların alışkanlıkları geçici olarak işlevsiz hale gelirken, acemilerle uzmanlar aynı başlangıç noktasında buluşuyor. Rekabet yerini birlikte denemeye, doğaçlamaya ve yeni oyun biçimleri keşfetmeye bırakıyor.

Ilana Harris-Babou, “For those of us who live at the shoreline”
Sergideki işler, pinpon masasını farklı kültürel ve tarihsel referanslarla yeniden yorumluyor. Ilana Harris-Babou’nun çalışması, seramikten üretilmiş plaj nesneleriyle topun hareketini kesintiye uğratırken aynı zamanda oturma alanları oluşturarak sosyal etkileşimi teşvik ediyor. Las Hermanas Iglesias’ın paslanmaz çelikten üretilen DiMeLo adlı masası ise glockenspiel, davul ve zil gibi müzik enstrümanlarını oyun yüzeyine entegre ederek her ralliyi farklı bir ses kompozisyonuna dönüştürüyor.
Las Hermanas Iglesias, “DiMeLo”
Amalia Pica’nın Fair Play adlı işi, sekiz masa yüzeyini zikzak biçiminde birleştirerek aynı anda on kişiye kadar oyuncunun katılabileceği kolektif bir oyun düzeni kuruyor. Carlos H. Matos ise Tlachco adlı eserinde çağdaş pinpon masasını, Mezoamerika’nın kadim top oyunu Ulama’nın eğimli duvarları ve çemberleriyle bir araya getiriyor. SUPERFLEX’in pembe cantera taşından ürettiği Fish Ping-Pong ise deliklerle biçimlendirilmiş yüzeyi sayesinde oyunu sürekli beklenmedik yönlere taşıyor ve plajın doğal akışıyla bütünleşiyor.
Amalia Pica, “Fair Play”
27 Haziran-13 Eylül 2026 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilen Between Tides kapsamında cuma, cumartesi ve pazar günleri ziyaretçilere raket ve top da ödünç veriliyor. Sergi, pinponun Viktorya dönemi İngiltere’sindeki salon oyunundan olimpik bir spora dönüşen tarihini hatırlatırken, bu tanıdık oyunu kamusal alanda yeni karşılaşmalar ve ortak deneyimler üreten sanatsal bir platform olarak yeniden ele alıyor.

Carlos H. Matos, “Tlachco”

SUPERFLEX, “Fish Ping Pong”


Moko Fukuyama, “Old School”

Bu gönderiyi Instagram’da gör
Bu gönderiyi Instagram’da gör
Görsel: Public Art Fund






