Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
Kamusal Alanlarda Güneş Enerjili Ücretsiz Serinleme İstasyonları

Kamusal Alanlarda Güneş Enerjili Ücretsiz Serinleme İstasyonları

Los Angeles merkezli mimar ve tasarımcı Michael Jantzen'in, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklara karşı geliştirdiği dört güneş enerjili yapı, kamusal alanlarda ücretsiz serinleme ve dinlenme imkanı sunuyor.

Yoğun yapılaşma nedeniyle güneş battıktan sonra bile sıcaklığı tutan büyük şehirlerde, iklim değişikliği kaynaklı yan etkiler daha ağır şekilde hissediliyor. Dünyanın birçok yerinde klima neredeyse bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ancak milyonlarca insan ya maddi imkansızlıklar nedeniyle ya da sığınıp serinletebileceği bir eve dahi sahip olmadığı için klimadan yararlanamıyor. Üstelik birçok insan da çalışmak ya da ihtiyaçlarını karşılamak için uzun süre dışarıda olmak zorunda kaldığı günlerde sıcaktan olumsuz etkilenebiliyor. Aşırı sıcaklar, herkes için ciddi bir sağlık riski oluşturabiliyor.

Michael Jantzen‘in “Cool Retreats” adlı projesi, bu gerçekliğe doğrudan bir yanıt olarak geliştirilmiş. Güneş enerjisiyle çalışan dört farklı kamusal alan tasarımından oluşan proje, ihtiyaç duyan herkes için ücretsiz serinleme, gölge ve dinlenme alanı sağlamayı amaçlıyor. Özellikle kamusal parklar ve açık alanlar hedeflenirken, en çok ihtiyaç duyanların çoğu zaman en az seçeneğe sahip olduğu kentler öncelik olarak belirleniyor.

Serin günlerde fanlar çalışmadığından, üretilen fazla elektrik yerel şebekeye aktarılıyor

“Solar Ceiling Fan Pavilion”, en sade çözüm olarak öne çıkıyor. Açık çerçeveli yapının çatısına yerleştirilen eğimli güneş panelleri, altındaki tavan vantilatörlerini çalıştırıyor. Güneş panelleri güneş ışığını topluyor, bu enerji fanları besliyor ve altındaki alan serin kalıyor. Serin günlerde fanlar çalışmadığından, üretilen fazla elektrik yerel şebekeye aktarılıyor.

Güneş enerjili prizler sayesinde kullanıcılar açık havada serinlerken bir yandan da cihazlarını şarj edebiliyor

“Solar Breeze Oasis Pavilion” ise daha büyük ölçekli bir çözüm sunuyor. Ön üretimli, modüler ve sekizgen çelik yapı, tek başına kurulabildiği gibi birden fazla birimle birleştirilerek daha geniş alanlar oluşturabiliyor. İç mekanda bulunan beş güneş enerjili tavan vantilatörü, oturma alanları ve çalışma masalarının üzerinde hava dolaşımını sağlıyor. Ayrıca güneş enerjili prizler sayesinde kullanıcılar cihazlarını şarj edebiliyor. Çatıdaki güneş panelleri aynı zamanda yağmur suyunu toplayarak park içinde kullanılmak üzere depolanmasını sağlıyor.

Gerektiğinde yerel elektrik şebekesinden de enerji alabiliyor

“Cool Spots” ise serinin en bağımsız yapıları arasında yer alıyor. Silindirik modüller, dairesel beton zemin üzerine yerleştirilmiş dört büyük bank ve ortadaki bir masa etrafında düzenleniyor. Üstteki güneş enerjili tavan vantilatörü serinlik sağlarken, gece aydınlatmaları ve güç bağlantı noktaları kullanım süresini akşam saatlerine kadar uzatıyor. Bu modüller, kendi güneş panelleriyle şarj edilen bataryalarla çalışabildiği gibi gerektiğinde yerel elektrik şebekesinden de enerji alabiliyor.

“Cooling Cone” ise en dikkat çekici tasarım olarak öne çıkıyor. Üstte koni şeklinde daralan, katmanlı ve panjurlu yapı, tepesindeki güneş paneliyle hemen altındaki tavan vantilatörünü çalıştırıyor. Kavisli ve yarı açık panellerden oluşan dış yüzey, hem gölge hem de doğal havalandırma sağlıyor. Dışarıdan davetkar bir görünüm sunan yapı, içine girildiğinde konforlu bir ortam yaratıyor.

Kamusal alanlarda serinlemek, elektrik faturası, karmaşık altyapı ya da kalıcı inşaat gerektirmez!

Bu dört tasarımı bir araya getiren ortak yaklaşım ise kamusal alanlarda serinlemenin elektrik faturası, karmaşık altyapı ya da kalıcı inşaat gerektirmemesi gerektiği fikri. Tüm yapılar ön üretimli (yapıların veya ürünlerin yapım aşamasının büyük kısmı fabrika veya atölye gibi kontrollü bir ortamda tamamlanıp, sonra kullanıma hazır olarak monte edilmek üzere sahaya taşınabiliyor) geri dönüştürülebilir ve güneş enerjisiyle çalışacak şekilde tasarlandı. İhtiyacın en fazla olduğu yerlere kolayca kurulabilen bu pavyonlar, sürekli bir işletme maliyeti olmadan çalışabiliyor. Proje, kamusal tasarımın hem sosyal sorumluluk hem de sürdürülebilirlik açısından etkili çözümler sunabileceğini ortaya koyuyor.

Görsel: Michael Jantzen