Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı
5 Adımda Yapay Zekâ Çağına Dirençli Nesil Nasıl Yetiştirilebilir? [SXSW 2026]

5 Adımda Yapay Zekâ Çağına Dirençli Nesil Nasıl Yetiştirilebilir? [SXSW 2026]

SXSW 2026'da Rebecca Winthrop moderatörlüğünde yapay zekâ ve eğitimin kesişiminde günümüz eğitim ve öğretim pratiklerini çocukları için nasıl iyileştirebileceğimiz tartışıldı.

SXSW 2026’daki “How to Support Resilient Youth in an AI World” oturumunda Brookings Institution’dan Rebecca Winthrop moderatörlüğünde Miriam Schneider (Director of Learning Initiatives, Google DeepMind), Martin McKay (Executive Chair & Founder, Everway), Maureen Polo‘nun (CEO, Hello Sunshine) katılımıyla eğitimcilikte yapay zekânın varlığı ve ağırlığı artarken öğrenciler için bu araçları ihtiyaçlar ve amaçlar doğrutusunda nasıl optimize edilebileceğini tartıştı.

ABD merkezli Brookings Institution ekonomi, yönetim, politika gibi alanlar başta olmak üzere sosyal bilimler üzerine araştırma ve eğitimler düzenleyen bir think tank. Rebecca Winthrop da oturuma “Çocuklarımızı üretken yapay zekâya nasıl hazırlayabilir ve ona karşı koruyabiliriz?” sorusundan yola çıkarak 50 ülkede 500’den fazla öğrenci ve 400’den fazla araştırmayı kapsayarak gerçekleştirdikleri çalışmadan bahsetti. Yapay zekâ çocuk gelişiminde ortaya çıkan ilk teknolojik kırılım değil, bir önceki jenerasyon yetişirken de sosyal medyanın rolünü ve etkisini tartışıyorduk. Sosyal medyanın yerini alan yapay zekâ içgörüsünden de hareketle araştırmalarından ortaya çıkan 5 ana çıktıyı paylaştı Winthrop sahnede.

Üretken yapay zekâ çok kafa karıştırıcı

Üretken yapay zekâ söz konusu olduğunda ne olduğu, nasıl kullanıldığı, ne işe ne kadar yaradığı gibi birçok kavramsal soru ebeveynlerden eğitimcilere herkesin kafasını karıştıracak çeşitlilikte. Bu teknolojinin eğitim, eğlence ve iletişim için ne şekillerde kullanılabileceği tamamen birbirine geçmiş durumda.

Örneğin ABD’deki bir öğrenci ile yapılan görüşmede öğrenci okulunda ChatGPT’nin yasaklandığını ancak buna karşılık öğrenciler olarak sosyal medyaya entegre edilmiş Meta AI, Snap AI gibi platform içerisinde çalışan araçlara erişmeye devam edebildiğini belirtmiş.

Yapay zekâ dar bir perspektifle uygulanırsa öğrenmeyi zenginleştirebilir

Üretken yapay zekâ bu geniş kullanım alanıyla eğitim alanındaki tüm aktörlerin kafasını karıştırırken işlevlerini daha dar bağlamda ayarlanırsa eğitimde büyük faydalar yaratabiliyor. Örneğin;

  • Sanat gerçeklik ile birleştirerek kullanıldığında öğrenmenin yeni kapıları aralanabilir ve alternatif metodlar geliştirilebilir.
  • Aynı zamanda yapay zekâ nöröçeşitli çocukların da öğrenme biçimlerine uyum sağlayacak kişiselleştirilmiş, modüler müfredatlar kurgulamada kullanılabilir.
  • Öğretmenler ise öğrencilerinin takıldıkları yeri tespit etmekte daha hassas analizler gerçekleştirebilir, performanslarını gözlemlemekte kullanabilirler.

Yapay zekâ geniş ölçekte kullanıldığında öğrenmeyi geriletebilir

Yapay zekânın iyi yönlerini gördüğümüz kadar kötü sonuçlarını da görüyoruz ve tartışıyoruz. Eğitimciler tarafından stratejik olarak onaylanmış yapay zekâ araçlarının faydaları listelenebilirken yapay zekânın geniş ve kapsamlı şekilde kullanıldığında öğrenme sürecini olumsuz etkilediği görülmüş. Geniş kullanım alanı bulunan, çocukların kullanımı için özel tasarlanmamış birçok şeyi yapabilen yapay zekâ sohbet botları ile sürekli iletişimde olmak çocukların eğitimini de olumsuz etkiliyor.

Bilişsel sersemleme: Üretken yapay zekânın çıktılarına bakıp geçmişte hesap makinelerine benzer tepki geldiği argümanını sunmak adil olmayan bir kıyaslamaya yol açıyor. Çünkü hesap makinesiyle bir miktar cebir yaparken yapay zekâ bir hesap makinesi olsaydı matematiğin yanında fizik, kimya, biyoloji, tarih, sosyal bilimler, müzik, sanat tarihi ve daha nice farklı derste kullanılan bir araç olurdu. Eğer çocuklar bilişsel gelişimleri için zihinlerine öğrendikleriyle yeni bağlantılar kurmak yerine sohbet botlarına bu işi aktarıyorsa öğrenmenin tekrardan ve bir miktar güçlükten geldiği de göz ardı edilmiş oluyor.

Daralan fikirler: Kolej başvuruları sırasında binlerce lise öğrencilerinin yazdıkları makalelere bakarak kurdukları bilişsel çeşitlilik ve zenginlik görselleştirilmiş. Buna paralel ise yapay zekâ kullanımının da fikirleri daha dar bir öbeğin içinde tuttuğu görülmüş.

Sosyal becelerilerin gelişimini küçümseme: ABD’deki her üç gençten birisi yapay zekâ botu veya “arkadaşı” ile konuşmanıyı insan ile konuşmaya eş veya daha değerli görüyor. Ancak yapay zekâ modelleri her zaman kullanıcısıyla hemfikir olmaya koşullandı. “Eğer çocuklar her zaman onlarla hemfikir olan ve onaylayan ilişkiler kurarsa karşılarına bir zorluk veya çatışma çıktığında bunun üstesinden gelecek becerileri nasıl geliştirecekler?” sorusunu sordu Winthrop.

Önyargıları pekiştirme: Araştırma kullanıcıların yazdıkları makaleler hakkında yapay zekâdan yorum ve değerlendirme isterken yazılan konuların içeriğine bağlı olarak çıktının detay ve niteliğinde farklılıklar olduğunu ortaya koymuş.

Güven duygusunu azaltıyor: Öğrenci, öğretmen ve ebeveynler ve ders içerikleri hakkındaki ilişkiyi göz önüne aldığımızda bu ilişkinin arasındaki güven duygusunu zedeleyerek toplumsal ilişkileri zedeleyebiliyor.

Şu anda riskleri faydalarını gölgede bırakıyor

Yapay zekânın şu anki haliyle hayatımızda ve sınıflarımızda birden ortaya çıkarak tüm düzene dahil oluşunun getirdiği riskler sunduğu faydaları da gölgeliyor. Özellikle yapay zekânın eğitim alanındaki geniş ve yaygın kullanımının sunduğu en büyük risklerden birisinin ise motivasyon kaybı olduğunu belirtiyor Winthrop.

Birçok çocuk yapay zekâ botları her şeyi yapabildiğinden ve bu nedenle eğitimin ve hiçbir şeyin anlamı kalmadığını savunuyor. Orta okuldan liseye kadar uzanan eğitimin birçok kademesinde yapay zekânın bu kadar baskın ve meziyetli görünmesi çocukları derslerine ve eğitime karşı dirençli, gözlemci ve pasif bir konuma da sürükleyebiliyor.

Hiçbir şey için geç değil, yolun başındayız

Çocukları bu kadar demoralize eden ve hayallerini etkileyen bir araç ile eğitimlerine devam etmeye çalışırken yapay zekânın henüz çok yeni olduğunu ve istikametin değişebileceği umudunu koruyarak sunumunun kapanışına geçiyor Rebecca Winthrop. Çocukların eğitimde daha istekli ve şevkli olmasnı sağlamak içinse yapılabilecekleri üç maddede özetledi:

    • Merak duygularının peşinden gitmeye yardımcı olmak. Winthrop, eğer bir ödev yapay zekâ ile yapılabiliyorsa o ödevi en başta hiç vermemeyi önerdi.
    • Çocukları dijital dünyaya ve dinamiklerine hazırlamak. Çocukları internet etiği ve ahlakı konusunda bilgilendirmek ve kendilerini nasıl güvende tutabileceklerini anlatmak.
    • Ticari sohbet botları ve yapay zekâ arkadaşları çevresinde düzenlemeler ve kısıtlarla çocukların korunacağı ortamı sağlamak.

Görsel: SXSW