Yaratıcı bünyeler için günlük besin kaynağı

Almanya'nın 2030 Sıfır Emisyon Hedefi

2030 yılına kadar yeni kaydedilecek tüm araçlar sıfır emisyon değerine sahip olmak zorunda.

Ay başında gelen Norveç'in 2025 yılında akaryakıtlı araç satışını ve kullanımını sıfırlama haberi, egzozlardan salınan gazdan kaynaklanan kirliliği azaltarak çevreyi korumaya dair önemli bir girişim olarak dikkat çekmişti. Benzer bir haber Almanya'dan da geldi ve 2030'dan itibaren benzinli araçlarının satılmayacağı açıklandı. Daha önce Hindistan 2030 yılına kadar ülkedeki bütün araçların elektrikli olmasına dair bir planın varlığını, Hollanda hükümeti ise ülkede 2025'ten itibaren akaryakıtlı araçların yasaklanmasının konuşulduğunu açıklamıştı. Ancak konuyla ilgili bu denli net bir girişim ilk defa gerçekleşti. Üstelik bunun otomotiv devlerinin vatanı Almanya'dan gelmesi daha da dikkat çekici. Bu girişimin, Almanya'nın 2050'ye kadar karbondioksit üretimini %80 ila %95 oranında azaltma planının bir parçası olacağı ifade ediliyor.

Araçlarına yerleştirdiği yazılımla dizel araçların sebep olduğu nitrojen oksit kloroflorokarbon gazının salınım oranının belirli bir seviyenin üzerine çıkmamasını sağlayan Volkswagen, geçtiğimiz yıl kamuoyunda "emisyon skandalı" olarak hatırlanan büyük bir skandala imza atmıştı. Bunun da etkisiyle bu yıl Almanya hükümeti elektrik araçların satışını artırmak için destek taahhüdü verdi. Almanya'da şimdilik 130.000 hibrit ve 25.000 elektrikli araç var. Bu sayılar 30 milyon benzinli ve 14.5 milyon dizel aracın yanında ufak görünse de arabaların sıfır emisyon değerine sahip olmasına yasal bir zorunluluk getirilmesinin hiç fena bir başlangıç olmadığını belirtmek lazım. Üstelik otomotiv sektörü de artık buraya yönelmesi gerektiğinin farkına varmış görünüyor. Birkaç hafta önce Volkswagen multi milyar dolarlık bir batarya fabrikası kuracağını açıklarken, geçtiğimiz gün Daimler çevre dostu bir teknolojiye geçmek için 'elektrik hareketlilik' adında kapsamlı bir plan sundu.

Düzeltme - 16 Haziran saat 14.34: Bertell Schmitt'in Forbes'da yayımlanan yazısına göre konuyla ilgili Bloomberg'in yaptığı bir hatadan kaynaklanan bir karışıklık söz konusu. Schmitt ilk açıklamayı yapan kişi olarak geçen Rainer Baake'nin haberde belirtildiği gibi Ekonomi Bakanı Yardımcısı olmadığını ve otomotiv sektörüne kısıtlamalar getirecek bir yetkisinin bulunmadığını vurgularken onun yalnızca Tagesspiegel Gazetesi'nin düzenlediği bir konferansta konuşmacı olarak 2050 yılındaki hedefe ulaşmak için benzinli ve dizel arabalardan vazgeçilmesi gerektiğine dair kişisel fikrini belirttiğine değiniyor. Rainer Baake Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'na bağlı Genel Müdürlüklerden sorumlu olan üç kamu çalışanından biri. Dolayısıyla her ne kadar Baake "Mister Energiewende" (Bay Enerjidönüşü) lakaplı saygın bir çevreci teknokrat da olsa, onun sözlerinin bu konuda herhangi bir yasal sonuç doğurmayacağını belirtelim.

Görsel: Juan Cabanillas

| TEKNOLOJİ


Konuk Yazar
Yorum yaz

Bunlar da ilginizi çekebilir
REKLAM